Hasan CEMAL
İster içerim, ister içmem... İster başımı örterim, ister örtmem... İster çarşaf giyerim, ister giymem... İster bıyık bırakırım, ister bırakmam... İster sakal uzatırım, ister uzatmam... İster mayo giyerim, ister giymem... İster çocuk yaparım, ister yapmam... Sana ne?..
Fikrimle zikrimle... Yememle içmemle... Kılığımla kıyafetimle...
Bıyığımla sakalımla...
Sakın ha uğraşma!
İster içerim, ister içmem...
İster başımı örterim, ister örtmem...
İster çarşaf giyerim, ister giymem...
İster bıyık bırakırım, ister bırakmam...
İster sakal uzatırım, ister uzatmam...
İster mayo giyerim, ister giymem...
İster çocuk yaparım, ister yapmam...
Sana ne?..
İster inanırım, ister inanmam...
İster dindar olurum, ister olmam...
İster ateist olurum, ister olmam...
İster laikliğe inanırım, ister inanmam...
İster muhafazakar olurum, ister olmam...
İster liberal olurum, ister olmam...
İster kitaba inanırım, ister inanmam...
İster putperest olurum, ister olmam...
Ne hakla karışıyorsun?...
İnsanoğlunun fikrine zikrine karışma!
İnançlarıyla oynama!
İnançsızlıklarıyla oynama!
İnsanları köklerinden, dillerinden koparmaya kalkışma!
İnsanoğluna inancından dolayı, inançsızlığından dolayı, renginden dolayı, dilinden dininden dolayı, kimliğinden dolayı sakın ola farklı muamele yapma.
Zinhar cezalandırma!
İnsanları fikirlerinden dolayı hapse atma!
Özgürlüklerinden yoksun kılma!
Sakın ha yapma!
Şarap içer, içmez!
Alkol kullanır, kullanmaz!
Açık saçık dolaşır, dolaşmaz!
Örtünür, örtünmez!
İster böyle yazar, ister şöyle!
İster şu müzikle rahat eder, ister bu müzikle!
Karışmaya hakkın yok!
Karışmaya başladın mı, arkası çorap söküğü gibi gelir.
Yasakçı zihniyet koyulaşır.
İnsanları torna tezgahından çıkarırcasına tektipleştirmeye kalkışmak, demokrasi ve özgürlükler düzeniyle bağdaşmaz.
Unutma:
Yeni insan yaratmak için yola çıkan totaliter rejimler, diktalar her seferinde özgürlükler ve insan haklarıyla farklılıkları hiçe saydıkları için çöküşle, hüsranla, korkunç acılarla sonlanmıştır.
İnsanlar bir elin parmakları gibidir.
Hiçbiri birbirine benzemez.
Farklılığı göremeyenler, farklılığa saygı ve tahammülle yaklaşamayanlar, yazın bir kenara, toplumsal barış ve huzuru eninde sonunda torpillerler.
Bir gerçeği hiç unutmayın.
Hayat tarzları kutsaldır!
Herkes kendi hayat tarzını önemser.
Demokrasilerde, gerçek hukuk devletlerinde öncelikle insanların hayat tarzları korunur.
Kimse kimsenin zikrine fikrine dokunmaz. Giyime kuşamına karışmaz. Yemesiyle içmesiyle uğraşmaz. Örtüsüyle örtüsüzlüğünü mesele etmez.
Demokrasilerin bir hayat tarzı olarak benimsendiği devlet ve toplum düzenlerinin özü budur.
Evet öyledir.
Bütün bunlar bir toplumda ne kadar başarılırsa, hayat tarzları ne kadar dokunulmaz hale gelirse, o toplum o kadar barış ve huzur içinde yaşar.
Farkındayım.
‘İdeal olan’dan söz ediyorum. Yazımın başından beri altını çizdiklerimin hiçbiri tam olarak gerçekleşmiş değil.
Biliyorum çok güç bu.
Onun için de sürekli hayal kırıklıkları içinde yaşayıp gidiyoruz.
Bu kadar lafı neden mi ettim?
THY ile TRT’de biraz daha uç veren, iyice dışa vurmaya başlayan yasakçı anlayış ve güçlenen muhafazakarlaşma eğilimleri bana bu satırları yazdırdı diyebilirim.
Temennim odur ki, bir yerde frene basılır, hayat tarzlarıyla daha fazla oynanmaz.
THY gibi gerçekten çok başarılı bir kuruluşta alkol yasakları savunulamaz, gerekçelenemez. Giyim kuşamdaki o mahcup örtünme gayretlerine dönük tasavvurlar da bir başka ayıbın altını çizer.
TRT’ye gelince...
Giyim kuşam ve sözcük yasakları konusunda, her ne kadar yeni olmasalar da abartılı bir durum var, ölçü kaçmış durumda TRT’de de...
Yinelemekte yarar olabilir:
Hayat tarzlarıyla oynanmasın!
Tehlikelidir
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Terörsüz Türkiye! İyi güzel, peki ya demokratik Türkiye?..
14.04.2025 - Ankara-İmralı-Kandil üçgeninde hava olumlu
3.03.2025 - Silahlara veda zamanı... Hoş geldin barış!
28.02.2025 - Erdoğan "eyy TÜSİAD" diye bağırdı, polis anında başkanları topladı!
20.02.2025 - Yine CHP'nin önemi üzerine..
13.02.2025 - Dostluklar insanı ayakta tutar!
28.11.2024 - CHP'nin önemi
12.11.2024 - Terör ve şiddete lanet olsun!
24.10.2024 - Açık mektup!
27.08.2024 - Ortadoğu cehennemine Gazze'ye BARIŞ gelecek mi?
20.04.2024
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları

















































Hrac Madooglu
Taziye, taziye deyip duruyorsun. Taziye coktan sifirlandi. Utanmaz adam 24 Nisani kutlama gunu ilan edip Ermenistan Cumhurbaskanini da davet etmek saygisizligini gostererek, dunyadaki 6 milyon Ermeni ile alay etti. Ermenilerin buyuk cogunlugu icin kutsal olan bir gune hakaret etti. Kemalist iktidarlar doneminde bile boyle bir vicdansizlik yapilmamisti. Bundan sonra ne olacagi bellidir. Ermenilerle TC Devleti arasindaki ucurum gittikce derinlesecek ve daha cok uzun bir zaman Ermenilerin yarasi kanayacak. Batinin Osmanli ile rekabetinden dolayi guclendigi safsatasi ise tamamiyla hayal urunu. Osmanli 150 senelik bir yukselme doneminden sonra Bati ile rekabet edemedi. O yukselme donemi de ordusunun guclu olmasindan ve komsu ulkelere saldirip isgal edip gasp ettigi toprak ve ganimetle kisitliydi. Bati ise ronesans ve reformlarla dinin kiskacindan kurtulup bilim, teknoloji, sanat ve ozgur dusuncede Osmanliya fark atti. 1700lere gelindiginde Osmanlinin Bati ile boy olcusecek, rekabet edecek hali kalmamisti. Ataturk bu gercegi gordugunden ulkeyi din batagindan kurtarmaya calisti. Ne var ki, dinin etkisini azaltmak icin irkciligi kullandi. Bu buyuk bir hataydi. Bugun Turkiye buyuk cogunlugunun hem irkci hem yobaz oldugu bir ulke. Bu yuzden de demokrasiye ve insan haklarina saygili bir devleti yok, yakin gelecekte olacagi da yok bunun. Din referansli bir siyasi partinin iktidar oldugu bir ulkede demokrasi ve insan haklari olmaz. Dunyanin en zengin ulkesi bile olsa karanliktan kurtulamaz. Bugun Osmanli Osmanli diyerek 500 sene oncesinin dunyasini yaratmak mumkun degil. Bilimin, teknolojinin, iletisimin, ozgur dusuncenin, kadin-erkek esitliginin, dinden cok daha onemli ve gecerli oldugu bir cag bu. Dinin dogmasina takilip kalan ulkeler ve milletler Bati ile boy olcusemez.