Hasan CEMAL

Yer soframızda kahvaltımızı ederken odada ses patlıyor. Dışarıdan, kamyonetin üstündeki hoparlörlerden gelen bir haykırış. Avazı çıktı kadar bağırıyor: “Bugün eylem sırası Derik’te. Hendeğe gitmek üzere toplanacağız.”
Rojava Devrimi'nde adı öne çıkan Demokratik Halk Hareketi nasıl örgütleniyor? Rojava Kürtleri açısından PKK'nın önemi ne? Barzani ve KDP'sinin Rojava'daki varlığı için ne söylenebilir? Rojava'dan cevaplar aşağıda...

DERİK, Rojava Cizre Kantonu
Misafir edildiğimiz evdeki yer yatağımdan horoz sesleriyle sabah erken uyandım.
Etrafı yüksek duvarla çevrili küçük bahçeye kendimi atıp plastik sandalyelerden birine oturdum.
Sakin, sessiz bir yapayalnızlık...
Hurma ağacı...
Limon, portakal ağaçları...
Sarı, kırmızı, mor güller...
Gülleri seyre dalarken annemi, Ayşe Cemal’i hatırladım, mor güllerden ne güzel reçeller yapardı.
Rojava’dan Norveç’e kadar dağılan bir aile
Karşımda, Bave Tarık.
Asıl adı Behzat.
Ama Rojava Kürtlerinin bir geleneği var. Ailenin en büyük oğlunun - veya küçük de olsa ailenin tek oğlunun - adıyla çağrılırmış baba...
Behzat dersen kimse bilmezmiş, ille de Bave Tarık diyeceksin ki bilsinler.
Küçük kızı Ronahi’yebakıyorum:
- Bu duruma kızlar isyan etmiyor mu, diye soruyorum.
Gülüyor:
- Evet evet, isyan çoktan başladı bile...
Üç erkek, üç kız çocuğu var Bave Tarık’ın.
Küçük oğlu 16 yaşında dağa çıkmış, PKK saflarında, şimdi Zap tarafındaymış. Arada bir telefonla aradığını söylüyor.
Ortanca oğlu hayırsız çıkmış, İstanbul’daymış...
Bir kızı evlenmiş, kocası ve dört çocuğuyla birlikte Norveç’e göç etmişler. Bave Tarık, “Karı koca çalışmıyorlar, çocuklar da okulda... İşte böyle memleketler de var dünyada” diyor.
Yanındaki iki kızından biri ziraat mühendisliğini bitirmiş. Küçük kızı hukuk okuyormuş...
Duvardaki fotoğraflarda savaşın izleri
Duvarda, küçük oğlunun dağdan gerilla kıyafetiyle gönderdiği fotoğrafı gösteriyor.
Yan yana asılı başka fotoğraflar da var duvarda.
Biri, genç ve sarışın bir kız. Yeğeniymiş, adıHeyat. “Asayiş gücündendi, 8 Ekim 2013’te Derik’in kurtuluşunda şehit düştü” diyor Bave Tarık.
Duvardaki bir başka fotoğrafı gösteriyor:
“Bu da erkek yeğenim. O da geçen ay Kobani’de çetelerle, IŞİD ile savaşırken şehit oldu. Bir de amcam, Kuzey’de (Türkiye Kürdistanı) Botan’da şehit düştü 1989’da...”
‘Sosyoloji okudum ama rejim iş vermedi’
Bave Tarık 52 yaşında.
Türkçe bilmiyor.
Çevirmen aracılığıyla anlaşıyoruz.
Duvardaki bir başka fotoğraf, Öcalan’la kendisini gösteriyor. Hikâyesini anlatırken gurur duyan bir hâli, üslubu var:
“27 Kasım 1990’dı, PKK’nin kuruluş yıldönümü, o gün Şam’da Apo’yu ziyaret ettim. 1983’ten itibaren PKK saflarına katılmıştım. Çünkü halk için çalışıyordu. Sosyoloji okumuştum Şam’da. Ama rejim bana hiç iş vermedi. Derik’te Muhaberat tarafından kaç kere tutuklandım, işkence gördüm. Şimdi Derik’te akaryakıt dağıtım işinde çalışıyorum.”
Yer sofrasında kahvaltıya oturuyoruz.
Sac ekmeğini önce geniz yakan zeytinyağına batıracaksın, sonra çeşitli baharat ve susamla karıştırılmış kahve renkli ‘zahter’e banıp, koca lokmayı kopkoyu çay eşliğinde yiyeceksin.
Bir tabak da makdus var.
Zeytinyağına yatırılmış küçük salamura patlıcanların içi çeviz, kırmızı pul biber, sarımsak, susam, bademle doldurulmuş, değişik bir tat kahvaltı için...
Ayrıca katı yumurta, zeytin, yoğurt, yeşil zeytin, helva ve de hurma pekmezi...
Hoparlörden eylem çağrısı
Yer soframızda kahvaltımızı ederken, odada ses patlıyor. Dışarıdan, kamyonetin üstündeki hoparlörlerden gelen bir haykırış.
Avazı çıktığı kadar bağırıyor:
“Bugün eylem sırası Derik’te. Hendeğe gitmek üzere saat ikide Azadi (Özgürlük) Meydanı’nda toplanacağız.”
Kapıda, ayakta duran Bave Tarık’ın beyaz yemenili karısı bana el işareti yapıyor, ben de gideceğim eyleme diye...
Bave Tarık’a soruyorum:
“El Nusra, IŞİD...”
O da duraksamadan benim sözümü kesiyor:
“Tayyip Erdoğan!”
Şu sözleri anımsıyorum:
“Sınırın iki yanında Kürtler yaşıyor. İkisinin arasına hendekti, duvardı, tel örgüydü. Sınırın iki yanında Arap köyleri var. Onların arasına hiçbir şey dikilmiyor. Tehlike Kürtler öyle mi?..”
Erdoğan ve Barzani’nin bölgedeki itibarı
Erdoğan’ın adıyla - IŞİD’di, el Nusra’ydı - radikal İslami örgütler arasındaki çağrışım hiç değişmiyor.
İki gündür Rojava’nın Cizre kantonunda (diğer iki kanton ise Hatay’la Gaziantep’e bitişikAfrin’le, Urfa’yla sınırdaş Kobani) dolaşıyoruz.
Mesut Barzani’yle birlikte Tayyip Erdoğan’ın da itibarının çok kötü olduğu görülüyor Rojava Kürtlerinin arasında.
Ben “Neredeyse sıfırlanmış” deyince, “Sıfırın altında, altında!” diye yanıtlıyor muhatabım...
Biri şunu da ekliyor:
“Stratejik bir yere sahip, üstelik petrolü de olan Derik’e Barzani hep özel bir önem verdi. PKK kadar olmasa da KDP’nin de belli bir gücü var Derik’te. Ama KDP’li Kürtleri de huzursuz ediyor bu hendek, Rojava’ya karşı uygulanan kuşatma, ambargo... Siyasi bilinci olmayanlar, Barzani öl dese ölür ama diğerleri öyle değil. Kürdistan’ın parçalara ayrılmasını tarihten gelenemperyalizmin oyunu olarak görüyorlar.”
Eleştirilerin temel sebebi ne?

Ortadoğu’nun tarihinde Türkiye, İran, Irak ve Suriye arasında dört parçaya bölünmüşlük, Kürtlerin bu coğrafyadakistratejik şanssızlığıolarak görülür.
Emperyalist devletlerin özellikle Birinci Dünya Savaşı’yla birlikte Kürdistan’ı bölmeye başlayıp bugünlere kadar Kürtleri birbirlerine düşürmüş olmaları,hendek bağlamında yeniden gündeme getiriliyor.
İşte Barzani’yle Erdoğan da bu çerçevede eleştiriliyor, neredeyse Rojava’daki her adımda.
Devrim nasıl örgütleniyor?
Ve Rojava Devrimi’yle birlikte bir örgütün adı ön plana çıkıyor:
TEV-DEM.
Türkçesiyle:
Demokratik Halk Hareketi.
Bu bir çatı örgütü.
Devrimi örgütleyen bir hareket.
İçinde PYD dahil altı siyasal parti, birçok sivil toplum örgütü, kadın ve gençlik kuruluşları yer alıyor.
Eş başkanlığını Salih Müslim’in (Kendisiyle Rojava’ya gelmeden Süleymaniye’de yaptığım söyleşiyi daha sonra yazacağım) yaptığı PYD’nin TEV-DEM içindeki ağırlığını soruyorum. Bu partinin öyle kesin, belirleyici bir ağırlığa sahip olmadığı izlenimini ediniyorum.
TEV-DEM her şehirde, her kasaba ve köyde, mahallelerde örgütlenmiş durumda. Hepsinin kendi halk meclisleri, komünleri, halk evleri var.
Tabandan bir örgütlenme söz konusu.
Tabanda alınan kararlar uygulanmak üzere yukarı, belediyelere doğru geliyor.
Nedir bu örgütlenme deyince, yanıt hazır:
“Önder Apo’nun demokratik özerklik modeli...”
PKK ile Rojavalı Kürtlerin organik ilişkisi
PKK bunu neresindediye sorunca da, özet yanıt şöyle geliyor:
“Esas örgütleyici güç PKK... Ama daha çok arka planda... Kendi bilgisini, birikimini, deneyimini Rojava’da aktarıyor.”
Biri de PKK ile Rojava Kürtlerinin iç içeliğine işaret ediyor:
“Kuzey’de savaşırken, PKK saflarında şehit düşen 5 bin Rojavalı Kürdü unutmayın. Fehman Hüseyin (kod adı Bahoz Erdal) gibi en önde gelen askeri liderler gibi, ismi kamuoyunda fazla bilinmeyen komutanlar da vardır PKK’de, Rojava Kürtleri’nden...”
Bölgede Barzani damgalı örgütlenmeler
Rojava’da bir de Barzani’nin hakim olduğu Suriye Kürt Halk Meclisi ve bunun içinde genellikle tabela partilerinden oluşan 16 parti yer alıyor.
KDP’nin uzantısı olarak kurulmuş El Parti, bu ‘tabela partileri’nin içinde en etkili olanı. Barzani’nin bu meclisi Suriye Halk Muhalefeti’yle birlikte hareket ediyor, üç yıldır sürmekte olan iç savaşta...
Barzani’nin Kürt Halk Meclisi Rojava’da etkili değil.
2012 yılı Kasım ayında Celal Talabani ve Mesut Barzani’yle son kez görüştüğümde, özellikle Barzani tarafının Rojava’da birden bire tabandan patlayan PKK etkisinden biraz şaşkınlığa kapıldıkları izlenimini edinmiştim.
Rojava’dan 3. yazı - inşallah - yarına.
İnşallah diyorum, çünkü sık elektrik kesintileri ve internet yavaşlığı iletişimi zorlaştırıyor.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024