Hasan CEMAL
Erdoğan’ı dinliyorum televizyonda.
Diyor ki:
“Yatıp kalkıp Kürt sorunu diyorlar. Sanki bu ülkede Kürt sorunundan başka bir sorun yok. Türkiye'de artık Kürt sorunu yoktur.”
Diyor ki:
“Kürtlerle aynı sofraya oturduk, kız aldık, kız verdik. Bin yıldır aynı toprağı değil, aynı kaderi paylaştık.”
Diyor ki:
“Biz emredildiği gibi birbirimizi kardeş görsek, Allah’ın ipine sımsıkı sarılsak, inanın dışarıdan hiçkimse gelip de bizim ağzımızın tadını bozamaz.”
Ne diyor Tayyip Erdoğan?
Kürt meselesi yok…
Bin yıl kız alıp verdik…
Aynı sofraya oturduk…
Çanakkale’de savaştık…
Ve çare:
Allah’ın ipine sarılalım!
Güneydoğu’da, ‘Kürt sokağı’nda herhangi birini çevirsen, “Bak Cumhurbaşkanı neler diyor?” diye sorsan, emin olun, boşver gibisinden güler, yoluna gider.
Çünkü yılların bayat, sıradan klişelerine Kürtlerin karnı tok.
Kürt sorunu yok demenin de, bugün hâlâ kız alıp verdik sakızını çiğnemenin de, “Allah’ın ipi”ni çare görmeninin de bugün herhangi bir inandırıcılığı kalmış değildir.
Bu bakımdan Erdoğan ‘eskiler’e benzedi.
‘Eskiler’in 1980’lerdeki, 1990’lardaki cılkı çıkmış söylemi bugün artık Erdoğan’ın ağzından düşmüyor.
“Allah’ın ipine sarılmak” da bunlardan biri...
‘Hukuk’un ipine sarılacağız
Çare, Allah’ın ipine sarılmak değildir.
Çözüm, Allah’ın ipine sarılmaktan geçmiyor.
Allah’ın ipine değil, ‘demokrasinin ipi’ne sarılacağız.
‘Hukuk’un ipine sarılacağız.
‘İnsan hakları’nın ipine sarılacağız.
‘Özgürlükler’in ipine sarılacağız.
Asıl çare budur.
İşin içine ‘Allah’ı sokarsan olmaz.
İşin içine ‘din’i sokarsan olmaz.
Sorun derinleşir.
Farklılıklar, ayrılıklar derinleşir.
Ayrıca, Kürt sorunu yoktur demekle, Kürt sorunu yok olmuyor.
Bunca yıldır yok olmadı.
Yıllar yılı “Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır” dediler.
“Kürt sorunu yoktur, Güneydoğu sorunu vardır” dediler.
“Aş ve iş sorunu vardır” dediler.
Değişen birşey olmadı.
Kürt sorunu yerli yerinde kaldı.
Türkiye’yi kanatmaya devam etti.
Arada bir çaresiz kalınca da, Allah’ın ipi söylemine sarıldılar.
Bütün bunları yaşadık.
Ve bütün bu yaşadıklarımız, ne yazık ki, yıllar yılı kan ve gözyaşını durdurmadı.
Kalıcı ve gerçek barış için…
Evet, iki yıl önce durum değişti.
Kan ve gözyaşının durması, iki yıl önceki ‘ateşkes’le mümkün oldu.
Ankara-İmralı-Kandil arasında kurulan diyalog üçgeniyle mümkün oldu.
Erdoğan’ın Öcalan’ı muhatap almasıyla mümkün oldu.
Erdoğan’la Öcalan’ın irade ve kararlılıkları sayesinde oldu.
Ama Erdoğan şimdi yeniden ipe un sermeye yöneldi.
Demin belirttiğim gibi Erdoğan‘eskiler’e benzemeye, belki daha doğru deyişle ‘Demirelleşme’ye başladı.
Kız alıp verme edebiyatı…
Çanakkale edebiyatı…
Kürt değil terör sorunu edebiyatı…
Allah’ın ipi edebiyatı…
Asker edebiyatı…
Asimilasyon bitti edebiyatı…
Bir kenara yazın:
Kürtleri bugün artık bu cılkı çıkmış ‘edebiyat’a yatırmak çok uzak ihtimal.
Bu bayat ‘edebiyat’la İmralı olsun, Kandil olsun, HDP olsun, bir bütün olarak Kürt siyasal hareketi olsun, hiç biriyle herhangi birdiyalog kuramazsınız.
Kürt sorunu nedir, özünde ne yatar?
Asker-siyaset ilişkisi ne olmalıdır?
Eşit vatandaşlık ne anlama gelir?
Anadilde eğitim niye önemlidir?
Yeni bir demokratik anayasayla yeni bir vatandaşlık tarifi niçin yaşamsaldır?
‘Güçlü yerinden yönetim’ -ya da özerliklik- nedir ne değildir?
Kürt sorununu bu topraklarda yaratan, kimlikleri torna tezgahına sokabileceğini sanan üniter-devlet anlayışı ve ulus-devlet milliyetçiliği demokrasi içinde nasıl aşılır?
Bu konulara -ya da sorunlara- kafa yormadan kalıcı ve gerçek barış bu toprakların kapısını çalmaz.
Erdoğan kafası…
Şunu iyi bilin.
Erdoğan kafası bu konulardan uzak.
Erdoğan kafası demokrasi kültüründen yoksun.
Erdoğan kafası Türkiye’yi adım adım ‘barış suları’ndan uzaklaştırıyor.
Unutulmasın:
Türkiye, Allah’ın ipine, dinin ipine değil, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ipine sarılarak gerçek ve kalıcı barışa kavuşur.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Terörsüz Türkiye! İyi güzel, peki ya demokratik Türkiye?..
14.04.2025 - Ankara-İmralı-Kandil üçgeninde hava olumlu
3.03.2025 - Silahlara veda zamanı... Hoş geldin barış!
28.02.2025 - Erdoğan "eyy TÜSİAD" diye bağırdı, polis anında başkanları topladı!
20.02.2025 - Yine CHP'nin önemi üzerine..
13.02.2025 - Dostluklar insanı ayakta tutar!
28.11.2024 - CHP'nin önemi
12.11.2024 - Terör ve şiddete lanet olsun!
24.10.2024 - Açık mektup!
27.08.2024 - Ortadoğu cehennemine Gazze'ye BARIŞ gelecek mi?
20.04.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































hamdi şahin
Her tepkiyi "linç" olarak yorumlamak ta bir başka tahammülsüzlük. Ne yani, hem korkunç bir cinayeti hafife alan söz söyleyeceksiniz, hem de bu densizliğinizi toplumdan hiç tepki görmeden geçiştirmeyi umacaksınız. Bir kadın yazar olarak sizden Özgecan cinayetinde daha duyarlı bir tavır beklemek de bizim hanemize yazılmış bir hüsnü zan olsun bari...Sizi kınıyorum...Size hiç bir tepki göstermeden hala kanaat önderi muamelesi yapan Düzce Yerel Haberi de kınıyorum. Bir Acun Ilıcalı kadar olamadınız!