Hasan CEMAL
Önce Abdülkadir Selvi’nin dün Yeni Şafak’ta çıkan yazısınınaşağıdaki bölümünü köşeme alıyorum.
Suriye krizinin başlarındaydı.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Türkiye'ye gelmişti.
Suriye'nin geleceğinin konuşulurken, “Esed gittikten sonra kim gelecek?” diye sordu.
“Suriye halkı kimi seçerse o gelecek” cevabı üzerine, “Seçim olduğu takdirde Müslüman Kardeşler gelir. Oysa Suriye'de Nusayriler, Hristiyan Araplar, Dürziler var” demişti.
Yine aynı tarihlerde.
Esed'in akıbetinin tartışıldığı bir dönemde MİT ve MOSSADyöneticileri Mısır'da bir araya geldi.
MOSSAD Başkanı Pardo, MİT yöneticilerine dönerek, “Esed gittikten sonra kim gelecek? Bana bir isim verin” dedi.
MİT yöneticileri, Suriye halkı kimi ister ve seçerse onun geleceğini söylediler.
MOSSAD Başkanı Tamir Pardo, “Esed giderse, Müslüman Kardeşler gelir. Biz bunu istemeyiz” karşılığını verdi.
Suriye'de iç savaşın uzaması ABD ve İsrail projesiydi.
ABD, başından beri Esed'in gitmesi konusunda samimi olmadı.
Yetmedi bir de Rusya'yı Suriye'ye soktu.
Suriye'yi bir ateş topuna çevirip, Türkiye'nin kucağına bıraktılar.
Yıl 1990.
Saddam, Kuveyt’i işgal eder.
1991 başında Körfez Savaşı patlar, Saddam kuvvetleri bozguna uğrar.
ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri Bağdat kapılarına dayanır.
Saddam’ın devrilmesine bir adım kalmıştır.
Ama Türkiye’yle Suudi Arabistan Saddam’ın devrilmesine karşı çıkar.
Gerekçe şudur:
Saddam devrilirse, Irak bölünür; güneyde bir Şii devleti, kuzeydeKürt devleti kurulur; biz buna karşıyız.
Amerika, Suudi Arabistan ve Türkiye’yi dinler, Saddam da paçayı kurtarır.
Türkiye, 1991’den 2003’e kadar geçen 12 yıl boyunca kendi Kürtleriyle kalıcı bir barış yapamaz, meseleyi silahla baskıyla çözeceğini sanır.
2003’te Irak Savaşı patlar.
Saddam devrilir.
Suudilerle Türkiye’nin korktuğu başına gelir:
Irak fiilen bölünür.
Bu sefer de Türkiye, Irak’ın ‘toprak bütünlüğü’nü savunmaya başlar.
Irak’ta federasyon da olmaz diye ter ter tepinmeye başlar.
Ama bu defa Türkiye’nin sesine kimsecikler kulak vermez.
Sonra yine yıllar geçer.
Türkiye bu sekiz yıl zarfında mecburen Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile ilişkilerini normalleştirir.
Kırmızı çizgileri buharlaşır.
2011’de bu kez Suriye iç savaşı patlar.
Bununla birlikte, Türkiye Kürtleriyle içiçe olan Suriye Kürtlerisahne almaya başlar.
Suriye Kürtlerine daha çok PKK ile bağlantılı PYD-YPG’nin hakim olduğu dikkati çeker.
Türkiye bir yandan Barzani’nin KDP’si, diğer yandan -başlangıçtaIŞİD dahil- radikal İslamcı örgütlerle birlikte PYD’nin üzerine yürür.
Böylece, Kuzey Irak’tan sonra Kuzey Suriye sorunu suyun yüzüne vurur.
Türkiye yine hazırlıksız yakalanmıştır.
Doğru dürüst bir oyun planı yoktur.
Ve Erdoğan bağırmaya başlar:
“Kuzey Irak hatasını Kuzey Suriye’de tekrarlamam, gerekirse askeri müdahale yaparım.”
Şimdi geldiğimiz eşik işte bu:
Askeri müdahale, savaş...
Soğukkanlı düşünelim.
1991’den 2003’e, sonra 2011’e kadar geçen tam 20 yılda Kürtlerle kalıcı bir barışın temellerini atsaydık, daha akıllıca olmaz mıydı?
Soru 2
Kuzey Irak tecrübesinden gerekli dersleri alarak Kuzey Suriye’yi bir sorun olmaktan çıkarsaydık, daha akıllıca olmaz mıydı?
Soru 3
Türkiye Kürtleriyle demokrasi, özgürlük ve eşitlik temeli üstüne yeni bir birliktelik inşa etseydik, daha akıllıca olmaz mıydı?
Soru 4
Madem Amerika, madem Rusya, madem İran, madem İsrail, madem AB’nin önde gelen ülkeleri Esad’ın gitmesine şimdilik ı-ıhdiyor, o zaman sen hangi akla hizmet kendi başına buyruk davrandın, yeldeğirmenlerine karşı savaşan Don Kişot gibi kendini meydanlara atmasaydın, daha akıllıca olmaz mıydı?
Soru 5
Yedi düvele eyy eyy diye efelenmek yerine, dış politikanın ince ayar dengelerine itina etsen, züccaciye dükkanına girmiş fil gibi hareket etmesen, daha akıllıca olmaz mıydı?
Ama akıllıca davranmadın.
Davranmadığın için de, bir ‘ateş topu’nu kucağına bıraktılar.
Evet, ateş topu ama kimin hatası?..
Bu vahim hatanın sahibi Erdoğan’la Davutoğlu’dur. Bu ikiliyi sorgulamadan yapılan ya da yapılacak Suriye tahlilleri havada kalır.
Ve dış güçler edebiyatı durumu kurtarmaz, hatalar zincirine yeni halkalar ekler, o kadar.
Allah kurtarsın demek dilimin ucuna geliyor ama diyemiyorum.
Allah göstermesin, bir yanlış adım daha atılırsa, bölgeyle birlikte bütün memleket yangın yerine dönecek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024