Hasan CEMAL
Farkındayım, yazı yazmakla bu memleketin cinnet hallerine yetişmek olanaksız.
Ama yine de yazıyorum.
İnternet gazeteciliği de buna müsait. Duygu ve düşüncelerin, yazını noktaladıktan en çok yarım saat sonra T24’de...
Perşembe günü de böyle oldu.
Öğleden sonra CHP lideri Kılıçdaroğlu’na yönelik suikast girişiminin ilk görüntüleri haber kanallarına düşünce hemen oturup yazdım.
Bu sabah da farklı olmadı.
Uyanır uyanmaz hep yaptığım gibi ilk önce Twitter’a girdim:
Cizre’de terör saldırısı:
8 polis şehit!
Önce bir tweet attım:
PKK'nın Cizre'de polise dönük terör saldırısını lanetliyorum!
Barış çok uzaklarda...
Şehit sayısı 11’ e yükselirken bu tweet’ime cevap gecikmedi:
Barış bu sabah uzaklaşmadı Hasan efendi!
Barış, Cizre’de diri diri insanlar yakılırken,"Su heval Su!" diye haykırırken uzaklaşmıştı.
Şiddet şiddeti doğurmaya devam ediyor.
Herkes kendi meşru acılarına sarılıyor.
Herkes kendi şiddetini haklı görüyor.
Bu bir kısır döngü.
Son derece kanlı olan bu kısır döngü, Türkiye’yi adım adım bir cehennem kuyusuna çekiyor, adım adım bir ‘iç savaş’ın kıyısına getiriyor.
Sınırın bir tarafında, Cerablus’ta teröre karşı zafer havaları çalınırken, sınırın bu tarafında, Cizre’de terör korkunç yüzünü gösteriyor.
Yeni değil, yıllardır böyle.
Daha geçenlerde yine bu köşede yazdım, Diyarbakır’da bir aile PKK’nın terör saldırısında yok olup gittiği zaman.
Şu satırlarımın altını bir kez daha çiziyorum:
Bu bir kıyımdır.
PKK’nın ‘terör eylemi’dir.
Lanetlenmesi gereken korkunç bir ‘şiddet eylemi’dir.
Nasıl ki Sur’da, Cizre’de, Nusaybin’de, Şırnak’ta ve Kürt coğrafyasının başka illerinde yaşanan ‘devlet terörü’nü lanetlediysem, bunu da lanetliyorum.
Nasıl ki, devletin tuttuğu bu kanlı yolun barışa değil, ‘iç savaş’a açıldığının altını çizdiysem, PKK’nın terör ve şiddet eylemlerinin de aynı değirmene su taşıdığını vurguluyorum.
15 Temmuz sonrası Türkiye’sinde, artık silahların susması, bombalı saldırıların durması gerektiğini, eğer Türkiye’de normalleşme ve barış yolu açılacaksa başka bir çare olmadığını düşünüyorum
Bin defa tekrar etmekte yarar var:
Silah ve şiddetin kullanım tarihi çoktan doldu.
Parmakları tetikten çekip masaya oturmaktır doğru olan.
Bunu kim bilir kaç kez yazdım.
Barış namlunun ucunda değil!
2015 yazında silahların tekrar patlamasından dolayı, evet, devlet tarafını suçladım.
Bugün de aynı kanıdayım.
Ancak bugün gelinen noktada, özellikle 15 Temmuz sonrası Türkiye’sinde, artık silahların susması, bombalı saldırıların durması gerektiğini, eğer Türkiye’de normalleşme ve barış yolu açılacaksa başka bir çare olmadığını düşünüyorum.
Bir yanda 15 Temmuz darbe girişimi...
Diğer yanda devlet ve toplumu her geçen gün altüst etmeye başlayan Fethullahçı operasyonlar ve akıl almaz bir cadı avı...
Orada burada su yüzüne vurmakta olan istikrarsızlık belirtileri...
Bütün bunlara ek olarak Güneydoğu’da yeniden kabarmaya başlayan kan ve gözyaşı dalgası...
Bir memleket bu kadarını kaldıramaz.
Bunun sonu, tekrarlıyorum, ‘iç savaş’tır. Bunun sonu ‘cehennem kuyusu’na yuvarlanmaktır.
Çıkış yoluna gelince...
1- Kandil’in tek taraflı ateşkes ilan etmesidir.
2- Ankara ve Kandil’in, İmralı’yı da devreye sokarak yeniden masaya giden yolu açmalarıdır.
3- CHP ve HDP’nin ‘müzakere masası’na açılan yolda etkili rol oynamalarıdır.
Kandil’e dönük çağrımı tekrar ediyorum:
PKK’nın tuttuğu yol barışa değil, iç savaşa açılıyor, bu akadr acı yeter artık!
Evet, şimdi yine yazdım.
Yazı yazmakla bu memleketin cinnet hallerine yetişmenin mümkün olmadığını çok iyi biliyorum.
Ayrıca, hep aynı şeyleri yazıyorum.
Galiba buz üstüne yazıyorum.
Belki de çok daha kanlı altüst oluşlar yaşanmadan durulmayacak bu memleket.
Şimdi ne yazsak boş.
Ama bilin:
Barış çok uzaklarda!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024