Hasan CEMAL
Vatan haini!
Casus!
Ajan!
Hain!
Komplocu!
Erdoğan’ı eleştirdin mi ‘darbeci’sin.
Hain de olabilirsin.
Ucu Saray’a dokunan gazetecilik, habercilik yaptın mı vatan hainisin.
Casus da olabilirsin, ajan da.
Ne âlâ memleket değil mi?
Gazetecilik yapmak artık suç.
Saray’ın çizgisinden sapmayacaksın.
Erdoğan’ı rahatsız edecek sorular sormayacaksın.
Saray’ın hoşuna gitmeyecek konuları kurcalamayacaksın.
Ölçüyü hep Saray koyacak.
Erdoğan, daha çok yatırım için daha çok hukuk devleti diyen TÜSİAD Başkanı’nı hain ilan etti mi, akan sular duracak.
Erdoğan, sosyal medyaya ilişkin yasakçı düzenlemeyi iptal eden Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı hain ilan etti mi, akan sular duracak.
Ne âlâ memleket değil mi?
Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymayacağını alenen söyleyecek, ses etmeyeceksin.
Erdoğan, mahkemelere Anayasa Mahkemesi kararına direnmeleri için çağrı yapacak, yine ses etmeyeceksin.
Ne âlâ memleket değil mi?
Erdoğan Kürt meselesinde, PKK konusunda, FETÖ meselesinde, Suriye politikalarında, PYD-YPG’de kırmızı çizgileri çizecek, ses etmeyeceksin.
Hiç çatlak ses çıkmayacak.

Moody’s not kıracak, Saray’la birlikte hep bir ağızdan bağıracaksın, komplocu diye, Amerikan oyunu diye.
Yoksa...
Biraz mırın kırın ettin mi, vatan haini damgasını yedin gitti.
‘Reis’in kırmızı çizgilerini çiğnedin mi, darbeci oldun gitti.
Saray’ın tetikçileri tarafından derhal cehennem ateşi açılır.
Utanmazca hedef gösterilirsin.
Yine susmadın, sinmedin diyelim.
Doğru bildiğini söylemeye, hukuku, özgürlükleri savunmaya devam ettin diyelim.
O zaman ne mi olur?
Bir sabah vakti erken kapın çalınır.
Çelik yelekli, eli silahlı polisler seni alıp hapse atarlar.
Sonra da, Saray’ın yargıçları ‘darbeci’ diye mahkûm eder seni...
Bunun en son örneği sevgili Ahmet Altan’la Mehmet Altan’ın başına gelenlerdir.
Ya da Dilek Dündar örneğinde olduğu gibi eşinin de pasaportuna el koyarlar, rehin alırlar seni.
Veyahut sevgili Joost Lagendijk gibi sınır dışı ederler.
Ne âlâ memleket değil mi?
Susmanı istiyorlar.
Sinmeni istiyorlar. Korkmanı, boyun eğmeni bekliyorlar.
Sevgili Can Dündar’ın dediği gibi:
Alman siyaset bilimci Elisabeth Noelle-Naumann, “Suskunluk sarmalı” teorisini 1970’lerin başında geliştirdi.
Söylediği özetle şuydu:
Eğer savunduğunuz fikir, toplumun genelinde kabul görmüyorsa, onu söylemekten vazgeçersiniz.
Çünkü herkes, içinde yaşadığı toplumdan dışlanmaktan, genel geçer görüş sahiplerince damgalanmaktan korkar.
Susmak, bu korkuya karşı alınan bir tedbirdir.
Farklı fikir sahibi, dışlanmayı göze almaktansa kabuğuna çekilir, sessizliğe gömülür.
Korkusu büyüdükçe, genel geçer görüşe uyum gösterme teslimiyetçiliği nükseder.
Gördüğü haksızlıkları görmezden gelmeye, görüyorsa da ses etmemeye başlar.
Dahası, toplumsal onay alabilmek, kendini koruyabilmek için yaygın görüşün yanında saf tutar, onu yüksek sesle dillendirmeye başlar.
Bu sarmal, hakim görüşü güçlendirir.
Nazilerin, suskun çoğunluğun desteğiyle iktidara gelişini ve dünyayı felakete sürükleyişini izah eden bu teori, ne kadar da uyuyor günümüz Türkiye’sine...
Suskunluk sarmalı nasıl da büyüyor günden güne...
Ülkenin duvarlarında, bir hemşirenin dudaklarına yapıştırdığı kocaman bir parmak fotoğrafı asılı sanki...
“Sakın ha” diye sesleniyor sessizce...
“Ya bir duyan olursa”, “Ya beni de onlardan sanırlarsa”, “Ya hapse atarlarsa” diye büyüyen korkular, mühürlüyor dudakları; diller tutuluyor, göz önündeki haksızlıklarda kafalar utançla öbür yöne çevriliyor.
Vicdanları sağır edecek kadar gürültülü bir sessizlik var havada... Korkuyla sinmiş büyük bir kitle, olup biteni susarak alkışlıyor.
Can Dündar, Cumhuriyet’teki yazısını Einstein’ın bir sözüyle noktalamış:
“Dünya yaşamak için tehlikeli bir yerse, kötüler yüzünden değil, kötülüğe ses etmeyenler yüzündendir.”
Yazın kafanıza:
Farklı sesleri, eleştirel sesleri, muhalif sesleri tümüyle yok edemezsiniz.
Hukuk ve özgürlük bayrağı yere düşmez!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024