Hasan CEMAL
Not edin bir kenara:
Gazeteci milleti pek öyle sevilmez.
Yüzüne gülünür ama o kadar.
Üstü örtülü bir mesafe konur gazeteciye karşı.
Gazeteciyle dostluğun kendine özgü sınırları vardır.
Çünkü gazeteci kurcalamayı sever.
Orayı burayı karıştırır.
Olmadık yerlere burnunu sokar.
Kendisine söylenenle yetinmez.
Söylenmeyeni araştırır gazeteci.
Kafanın arkasında ne var, onu merak eder.
Devletin gizli kasaları, iktidar sırları ilgi alanıdır gerçek gazetecinin.
Devleti yönetenlerin halka attığı yalanların peşine düşer.
Devletin halka attığı kazıkların peşine düşer.
Özgürlüğü savunur gerçek gazeteci.
Hukuku savunur.
Yazdığından çizdiğinden dolayı hapse düşenin hakkını hukukunu savunur gerçek gazeteci.
İnsan haklarını çiğneyenleri haberleriyle, yorumlarıyla sergiler.
İşkenceye karşı çıkar.
İşkence yapanları haberleriyle, yorumlarıyla teşhir eder.
"Söz konusu vatansa, gerisi teferuattır" zihniyetine her zaman itirazı vardır.
Bu anlayışın arkasına gizlenip özgürlük ve hukuku, insan haklarını çiğneyenlere karşıdır gerçek gazeteci.
"Söz konusu vatansa, gerisi teferuattır" zihniyetinin ürünü olan faili meçhul cinayetleri aydınlatmak için koşturur haber peşinde.
'Derin devlet'e itirazı vardır.
Devlette hukuku savunur.
Devlette demokrasiyi savunur.
Bütün bu değerleri savunduğu için de, haberciliğini ve yorumculuğunu böylesine bir raya oturttuğu için de, not edin, sevilmez gerçek gazeteci.

Bütün bu açılardan kendi geçmişinde epeyce zikzaklar çizmiş olsa da, Cemal Kaşıkçı sonunda gazeteci milletinin sularında demir attı.
Geldiği bu çizgiden dolayı da Suudi Arabistan'daki yeni muktedirler kendisini hiç sevmedi.
Çünkü o, radikal İslam'ı eleştirdi.
"Mutlak monarşi bitti, tek yol demokrasi" dedi.
Tek yol değişim dedi.
Tarihin özgürlük ve demokrasi yönünde aktığını, artık bu akışın engellenemeyeceğini söyledi.
Suudi Arabistan'a eleştirel baktı.
Ülkesinde geçerli dine bakışın, din eğitiminin değiştirilmesi istedi.
Radikal İslam'la ve bundan kaynaklanan terörle yüzleşmenin şart olduğunu savundu.
Bu yüzden sonu acı oldu.Cemal Kaşıkçı 2 Ekim 2018 günü İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na girdi, bir daha çıkmadı.
Büyük ihtimal, öldürüldü, cesedi de yok edildi.
Lanet olsun!
Ülkesinde demokrasiyi, hukuku, özgürlüğü savunduğu için, ülkesindeki devlet ve toplum düzenini eleştirdiği için, Suudi devletine olan itirazını yüksek sesle dile getirdiği için, yazdığı için yok edildi Cemal Kaşıkçı.
Evet, lanet olsun!
O bir gazeteciydi.
Yok edildi.
Hiç unutmayın.
Türkiye'de de birçok gerçek gazeteci yok edildi, derin devletmarifetiyle faili meçhul cinayetlere kurban gitti.
Faili meçhuller bugün ortalıkta yok ama zindanlarımız gazeteci milletiyle dolu.
Faili meçhuller bugün ortalıkta yok ama ajan, casus, terörist, terör yardakçısı ilan edilen gazeteciler sürgün diyarlarında, mahkeme kapılarında, cezaevlerinde süründürülüyor bu memleketin devleti tarafından...
Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz de, bugün New York Times için kaleme aldığı yazıyı şöyle noktalıyor:
Cemal zulme karşı sesini yükseltti ama Suudi Arabistan halkının özgürlük talebini kendi hayatı ile ödedi. Eğer öldüyse ki öyle olmadığını umuyorum, bugün, onun doğum gününde binlerce Cemal doğacaktır. Sesi ve görüşleri Türkiye'den Suudi Arabistan'a ve dünyanın her yerine ulaşacaktır. Zulüm sonsuza dek sürmez. Zorba diktatörler önünde sonunda günahlarını öder. Sevdikleriniz bu dünyadan ayrıldığında, öbür dünya artık o kadar da korkutucu ya da uzak gelmez. Burada onlarsız, yapayalnız kalmak en acı verenidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024