Hasan CEMAL
Amerikan seçmeni "Dur bakalım" demiş olsa da, Başkan Trump bela olmaya devam edecek!
8.01.2018
1121
Amerikan seçmeni 6 Kasım'daki kritik ara seçimlerde "Dur bakalım!" demiş olsa da, Başkan Trump bela olmaya devam edecek.
Çünkü Trump demokrasiyle, özgürlük ve hukukla, insan haklarıyla barışık bir siyasetçi değil.
Çünkü Trump, hem ülkesinde hem dünyada demokrasi ve hukukun içini boşaltmak isteyen, yabancı düşmanı, ırkçı, barıştan hiç hazzetmeyen, özgürlük düşmanı ve aşırı milliyetçilik bayrağı sallayan siyasal akımların değirmenine su taşıyor.
Çünkü Trump, seçim meydanlarında "Ben milliyetçiyim" diye bağıran ilk Amerikan Başkanı:
Benim ne olduğumu biliyorsunuz değil mi? Ben bir nilliyetçiyim, OK. Neyim ben? Milliyetçiyim. Bu kelimeyi kullanın! Kullanın bu kelimeyi!
Çünkü Trump, "Ben milliyetçiyim milliyetçi" diye seçim kampanyası yürüten ilk Amerikan Başkanı olarak ülkesini cepheleştiriyor, felaket kutuplaştırıyor.
Çünkü Trump, ülkesini biz ve onlar diye siyah beyaz bölüyor.
Çünkü Trump, kendisi gibi düşünmeyenlere hain damgası vuruyor.
Çünkü Trump kendisi eleştiren, hoşlanmadığı haberleri yayan, yazan medyaya, gazeteci milletine halk düşmanı muamelesi yapıyor.
Çünkü Trump, kendi taraftarlarını şiddet kullanmaya teşvik ediyor.
Çünkü Trump, seçim meydanlarında kendisini protesto edenleri dövmeleri için kendi taraflarını alenen kışkırtıyor.
Çünkü Trump, siyahların zeka seviyesi diye dalgasını geçebiliyor.
Çünkü Trump, göçmenler hakkında hayvan imaları yapabiliyor.
Çünkü Trump, Amerika'da Yahudi düşmanlığını, siyah düşmanlığını besliyor.
Çünkü Trump bağnazlığı körüklüyor.
Çünkü Trump, dünyayı geçen yüzyılın iki korkunç dünya savaşı arasındaki döneme benzeyen son derece tehlikeli sulara çekiyor.
Onun içindir ki:
Başkan Trump Beyaz Saray'da oturduğu sürece yalnız Amerika'nın değil, yalnız Avrupa'nın değil, bütün dünyanın, belki daha doğru deyişle insanlığın başı belada sayılır.
6 Kasım bu açılardan hiç kuşkusuz olumlu bir gelişmenin altını çiziyor.
Amerika'nın 6 Kasım'la birlikte şöyle bir rahat nefes aldığı söylenebilir.
Bu arada, "Amerika uçurumun kenarından döndü" diyen yorumcular da var.
Trump, Senato'daki çoğunluğunu kıl payı korudu. Temsilciler Meclisi'ni ise kaybetti, çoğunluk Demokratlara geçti.
Bu da Trump'ın Kongre'de artık başına buyruk davranamayacağı, her istediğini yapamayacağı anlamına geliyor.
Evet, Demokratların 6 Kasım öncesi beklediği o büyük seçim zaferi, tsunami gerçekleşmedi.
Ama yine de Trump'ın 'otoriter gücü'ne yeni bir sınırlama getirilmiş oldu.
Bir başka deyişle:
Trump artık Kongre'de istediği gibi at koşturamayacak. İki yıllık saltanatı 6 Kasım'da sona erdi.
Nobel İktisat Ödülü'nün sahibi Joseph E. Stiglitz'in Project Syndicate'deki 6 Kasım 2018 tarihli yazısının başlığı şöyle:
Amerikan demokrasisi geri gelebilir mi?
Şu satırların altını çiziyorum:
Amerika'nın özgürlük, demokrasi ve adalet gibi bugüne kadar herkes için tümüyle gerçekleşmemiş idealleri, şimdi her yandan saldırı altında. Bu sadece Amerika'nın bir sorunu değil tabii. Bütün dünyada demokrasiyi umursamayan güçlü adamlar iktidarı ele geçirmiş durumdalar:
Türkiye'de Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan'da Viktor Orban, Polonya'da Jaroslaw Kaczynski ve son olarak Brezilya'da Jair Bolsonaro.
Kimileri geçmişe bakıyor, bugünler de geçer gider diyor. 1930'ların diktatörlerini hatırla, Portekiz'in Salazar'ını, İspanya'nın Franko'sunu. Bunlar İkinci Dünya Savaşı sonrasını da görmüşlerdi. Ama bunları hatırlarken, bütün bu diktatörlerin insanlığa getirdiği yıkımları da unutma.
Bu arada Amerikalıların gözardı etmemeleri gereken bir gerçek de, başkanları Donald Trump'ın bugün bütün bu saydığım despotlara el vermesi, destek olmasıdır.
Kısacası:
Dünyanın başında böyle bir Donald Trump belası var. Ama 6 Kasım'da, Amerikan ara seçimlerinde bir yenilgi almış olması yine de hiç yoktan iyidir demokrasi adına...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024