Hidayet Şefkatli TUKSAL
Dört gündür yazı yazamıyorum, tanık olduklarım dilimi, dimağımı kilitliyor sanki…
Her iki tarafın da Allah’ı kendi saflarındaymış gibi göstermeye çalıştıkları, iktidar mücadelelerinde Allah’ın adını istismar ettikleri, insanları dinden/ imandan ve dindarlardan soğuttukları için, üzgün ve kızgınım.
Bir Müslüman olarak iki tarafa da “Allah’ın yakasından düşün, kozunuzu kendi üzerinizden paylaşın! O birbirinizi tehdit ettiğiniz ‘gayretullah’ zaten tecelli etmiş durumda, inanmıyorsanız hal-i perişanınıza bir bakın!” demek istiyorum.
Bu toz duman arasında kafamızı toplayıp önümüzdeki resme baktığımızda, tarafların çizdikleri çerçeveler üzerinden inanmamız istenen iki tablo görüyoruz önümüzde… Bu taraflardan biri olan Hizmet Hareketi mensuplarına göre durum şöyle: AK Parti’nin iktidara gelmesinde desteği olan, iktidarı sırasında hazırlanan darbe teşebbüslerinin engellenmesinde emniyet, istihbarat ve yargıdaki yapılanması sayesinde büyük rol oynayan, referandum sırasında dünyanın hangi köşesinde olursa olsun bütün Hizmet mensuplarının Türkiye’ye gelip oy kullanmasını sağlayan Hizmet hareketi, AK Parti tarafından tasfiye edilmek istendi. Önce emniyet, yargı kadroları tasfiye edildi, sonra bürokrasinin diğer alanlarında tespit edilebilen kadrolar tasfiye edildi ancak Hizmet hareketi bunlara “idari tasarruf” diyerek sesini çıkarmadı, kabullendi (Ya da, varlığını zaten inkâr ettiği için, içi yansa da bu kadroları sahiplenemedi diyelim).
Ancak iş dershanelerin kapatılmasına gelince, “boğazımıza sarılan ele engel olmayalım mı?” tarzında bir savunmayla; hukuk, demokrasi, hür teşebbüs gibi kavramlar üzerinden, AK Parti döneminden önce Türkiye’nin hiçbir sorunlu döneminde çıkarmadıkları seslerini, neredeyse arşı âlâya kadar yükselterek muhalefete başladılar. Benim gibi dershanelerin bu şekilde kapatılmasını, tam da cemaatin iddia ettiği gibi hukuk, demokrasi ve hür teşebbüs özgürlüğü bakımından doğru bulmayıp karşı çıkanlar bile, dershane mücadelesinde kullanılan keskin dilin, dini argümanların, araya sokuşturulan tehditlerin ağırlığı karşısında, bunun sadece bir dershane meselesi olmadığına ikna oldular.
Cemaat tarafından çizilen ve hukuk üzerinden temellendirilen bu çerçeveyi biraz daha genişlettiğimizde, filmi biraz daha geriden aldığımızda; mesela Nedim Şener, Ahmet Şık ve Hanefi Avcı’nın başına gelenler, daha sonra KCK tutuklamaları ve nihayetinde Hakan Fidan’a yönelik operasyonların henüz tasfiye edilememiş cemaat kadrolarınca gerçekleştirildiğine dair iddialar giriyor görüntüye… Hele hele “elde birçok bakana ait yolsuzluk dosyaları olduğu, cemaate herhangi bir zarar verilmesi durumunda bunların açıklanacağı”na dair dedikoduların aşağı yukarı iki yıldır cemaat içinde dolaşımda olması, tabanın buna hazırlandığı yönünde güçlü bir argüman sayılabilir. Ayrıca yine tabana şırınga edilen “PKK’lı Kürt” düşmanlığı, “bizi her zaman sırtımızdan vuran İran” düşmanlığı, “Mossad’ın ajan listesini İran’a veren Hakan Fidan” düşmanlığı gibi kampanyaların, hükümetin en hassas konularda geliştirmeye çalıştığı politikalara karşı cemaat üyeleri üzerinde “teyakkuz dozunda bir düşmanlık” hali yaratma amacına matuf olduğu düşünülebilir.
Bu düşmanlık kampanyalarının, İsrail aşırı sağı ve Neo-conların politikaları ile uyum içinde olması da bu günkü komplo/ işbirliği iddialarının temelini oluşturmaktadır. Cemaatin komplo iddialarını reddederken kullandığı argümanlar, hükümete geçmişte verdikleri destek üzerinden temellendirilmektedir ancak bu nostaljik destek söz konusu uyumu açıklamaya yetmemektedir.
Benim kanaatim, sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada etkili bir güç haline gelmek isteyen cemaatin, oyununu Erdoğan’dan daha güçlü olduğunu düşündüğü politik güç odaklarına göre kurguladığı yönündedir. Gezi olayları sırasında ortaya çıkan etkili iç muhalefet ve bu muhalefete can simidi gibi sarılan TÜSİAD camiası ve biraz gecikmeyle de olsa sahne alan “bir kısım medya” desteği, kanımca cemaati, bu oyunu hem iç hem de dış muhalefete entegre bir düzeye taşıması ve gizlilikten çıkarıp, Today’s Zaman gibi yayın organları vasıtasıyla açık etmesi yönünde büyük ölçüde cesaretlendirmiştir.
Geldiğimiz noktada, hükümetin itibarıyla birlikte ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarını da sallayan yolsuzluk operasyonları, cemaatin resmen üstlenmediği ancak yayın organları aracılığıyla bu operasyonların arkasında oldukları imajının verildiği, “devirici muhalefet” ajandasının “beddua”yla güçlendirilmiş yeni bir perdesidir. Hizmet hareketi, muradına ererse şayet, devirdiği iktidarın altında kalacağını hiç aklına getirmese de, camiadaki dost ve akrabaların hatırına hürmeten kendilerine hatırlatmamız boynumuzun borcudur. “Ene ukiltu yavme ukile essevru’l ebyad” diyen meşhur Arap meselinde olduğu gibi, siyah ve sarı öküzler, aslanla işbirliği yapıp beyaz öküzü ona yedirdikleri gün kendi idam fermanlarını da imzalamıştırlar aslında. Cemaatin bunu göremeyecek kadar kör olmasının sebebi, eleştirirken iktidara atfettikleri ancak bence kendilerinin daha şiddetli bir şekilde mustarib oldukları “güç zehirlenmesi” dir.
Hak şerleri hayr eyler, inşallah!
Not: Bu yazıda iki taraftan biri olarak zikrettiğim iktidarın eleştirisi öbür yazıya kaldı artık!
http://serbestiyet.com/allahin-yakasindan-dusun-kozunuzu-kendi-uzerinizden-paylasin/
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.04.2021
28.03.2021
12.12.2020
23.11.2020
2.01.2020
13.10.2020
29.09.2020
21.09.2020
13.09.2020
5.09.2020