İbrahim Kahveci
Mesela bağımsız ekonomi kurumları olmalı. Merkez Bankası, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Rekabet Kurumu... Bağımsız olması gereken kurumlardır. Ama bu kurumların ‘sorumluluk’ noktasındaki işlevini ve üstlenimlerini nasıl belirledik?
Bugün ve/veya dün... MB bağımsızken işlevini hakkıyla yerine getirdi mi? Ya BDDK veya SPK... Örneğin sermaye piyasalarına bakın. Sorumluluk nerede?
Bakınız bugün ekonomi kurumları bağımsız karar alamıyor diyoruz ama bağımsız olduklarında da aldıkları kararların nasıl olduğunu biliyoruz. Bağımsız yargıyı herkes biliyor zaten...
***
Sorunu tespit etmek ve sorumluluk üstlenmek toplumsal yaşantımızın kalitesi açısından hayati önem arz ediyor. Bir vatandaşın dahi canının incinmesi hepimizi üzmelidir. İşte bu açıdan aslında toplumda her bir birey de sorumluluk üstlenmelidir.
En azından vicdani sorumluluk taşımalıyız.
İntihar eden, aç kalan, işsiz kalanlar için de sorumluluğumuz olmalıdır. Tabii ki en başta siyasilerin sorumluluğu vardır.
İşte bu noktada devreye ekonomi girmektedir.
Ekonomide öncelik toplam değeri oluşturmaktır. Sonraki adım ise toplam değerin paylaşımıdır.
***
Dün ülkemizin 2021 yılı ilk üç aylık ekonomik değeri olan GSYH tutarı açıklandı. Geçen yılın ilk üç ayında 1 trilyon 074 milyar lira olan ekonomik gelirimiz, bu yılın aynı döneminde 1 trilyon 386 milyar liraya yükselmiş.
Enflasyondan arındırılmamış gelir artışımız %29,14 iken enflasyondan arındırılmış gelir artışımız %7,01 oldu.
Görüntüde gayet memnun edici bir büyüme.
Ama maalesef gerçek bu değil.
Bakın 2018 yılından sonra enflasyon verileri üzerinde sürekli tartışma yaşıyoruz.
Gerçek enflasyon nedir?
Gerçek enflasyonu bulamadığımızda gerçek gelir artışını da bulamayız. O yüzden gerçek enflasyonu ısrarla sormalıyız.
Mesela 2018/1.çeyrekten 2021/1.çeyreğe genel fiyat artışı yüzde 55,4 olarak görülüyor. Ama GSYH ise yüzde 74,0 artışla 796,6 milyar liradan 1 trilyon 386,3 milyar liraya yükselmiş. TÜİK buradaki nominal (fiyat artışı) değerden reel değere geçerken büyümenin yüzde 8,92 olduğunu söylüyor.
Eğer nominal fiyat artışı açıklananın (%55,4) daha üzerinde olması durumunda reel GSYH daha düşük çıkacaktı.
Biz de bunu tersten işleyerek şimdi yeniden çözmeye çalışalım:
2018/1.çeyrekte çalışan sayısı 28.139 bin kişi iken 2021/1.çeyrekte çalışan sayısı -748 bin kişi azalarak 27.391 bin kişiye düşüyor. Daha az çalışan ile daha çok gelir elde etmiş durumdayız.
Çalışan sayısında yüzde -2,66 azalış görülüyor ama bu durum çalışma başındaki ve çalışan saatteki düşüşle daha da derinleşiyor.
Mesela işbaşında olanların sayısı 27.158 binden 25.839 bine, yani 1 milyon 319 bin kişi azalıyor. İşbaşında olanların sayısında yüzde -4,86 azalış var ama GSYH reel olarak yüzde 8,92 artabiliyor. Hatta çalışılan saat çok daha fazla geriliyor. Haftalık çalışma saati 1 milyon 218,6 binden 1 milyon 081,3 bine düşüyor.
Kısaca çalışma saatinin yüzde -11,27 azaldığı bir yerde acaba GSYH nasıl reel olarak yüzde 8,92 artış gösterebiliyor?
Eğer bu veriler doğru ise, saat başına verimlilik 2018’den 2021 ilk çeyrekte yüzde 22,76 artmış olmalıdır.
Hadi bunu da kabul edelim ve teknolojik bir üretime geçmiş olduk diyelim. O zaman enerji kullanımı artmış olmaz mıydı? 2018 ilk çeyreğe göre 2021 ilk çeyrekte elektrik tüketimi sadece yüzde 7,5 artmış durumda (TEİAŞ).
Hem çalışan sayısı düşecek hem elektrik tüketimi saat başına gelir artışının 1/3’ünden daha az artacak ama GSYH artışı gerçek olacak!
Aslında sadece çalışılan saat ve enerji karşılaştırması da yeterli olmuyor.
Mesela tüketim artışı (2020/2021-1.çeyrek) yüzde 7,4 büyümenin üzerinde ama ithalat yüzde 1,1 azalırken ihracat yüzde 3,3 artıyor. Bunlar mucize veriler olmalı. Hem daha çok tüketiyoruz ama aynı zamanda çok daha fazlasını da ihraç ediyoruz.
Kısacası mesele şudur: GSYH verileri gerçekliği sorgulanması gereken sonuçlar içeriyor. Biz sadece büyümeye bakarak “sorun yok-sorumluluk yok” anlayışına kapılırız. Ve çözüm arayışı diye bir derdimiz de olmaz. İşte o zaman bize yazık olur.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026