İhsan DAĞI
Suriye meselesi tam bir çıkmaz. Türkiye açmazda. Suriye'de yaşananlar kabul edilebilir, katlanılabilir değil.
Ama bunun nasıl değiştirilebileceği konusunda kimsenin net, uygulanabilir bir fikri de yok. BM Güvenlik Konseyi'nden Esed rejimine karşı yeni yaptırım kararları gelmeyecek. Uluslararası bir askerî müdahaleye yeşil ışık yakan karar çıkması da imkânsız. Rusya ve Çin'in hem BM'de hem de ikili ilişkilerinde Suriye'ye destekleri devam ediyor.
Geriye NATO çerçevesinde bir operasyon ihtimali kalıyor. Türkiye'nin doğrudan bir NATO operasyonuna sıcak bakacağını sanmıyorum. Libya'da bu modele karşı çıkmıştı ilk önce, sonra operasyona katılmış da olsa. Türkiye, bölgeye NATO güçlerini getiren ülke olmak istemeyecektir.
Ancak oldu-bittiler de ihtimal dışı değil. Türkiye'ye yönelik Suriye'den gelen bir saldırı hem NATO'nun hem de Türkiye'nin bu konudaki tereddütlerini kırabilir. Ancak Suriye hükümetinin böyle bir yanlışa düşmesi beklenmez. Ahmakça olur bu... Tabii Suriye'den böylesi bir açık saldırı gelmeden de 'Suriye saldırdı' havası oluşabilir. Sınırda bazı karışıklıklar ve hatta bazı PKK eylemlerinin Suriye'den geçişlerle gerçekleştiği gibi iddialar da Suriye'ye karşı bir askerî hareketlenmeyi başlatmaya yetebilir. Dahası, Esed yönetiminin son günlerde iyice artırdığı şiddet dalgasının Türkiye'ye yönelik kitlesel göçlerle sonuçlanması da müdahale fikrini haklılaştırabilir.
Peki bütün bu operasyonel senaryoları kim yürütecek? Türkiye'nin NATO'yu arkasına alıp bu işe kalkışacağını sanmıyorum; ama NATO'suz da hem sonuç almak imkânsız hem de Rusya baskısını durdurmak. Kanımca ara formül; Arap Birliği'nin müdahale kararı aldığı, Türkiye'nin bu kararı yürütecek koalisyon güçlerine katıldığı, peşinden de NATO'nun operasyonel destek verdiği bir model gelişebilir.
Bu tür senaryoların konuşulduğuna, değerlendirildiğine kuşku yok. Gerçekleştirildiğini varsayalım. Sonuç ne olacak?
İlkesel düzeyde 'insanî müdahale'yi desteklerim. İnsanların tek başına kendi devletlerinin zulmüne karşı koyamayacakları noktada uluslararası toplumun destek çıkması gerekir. Temelde, ahlakî sorumluluklarımızın ulusal sınırlarla sınırlandırılmasını 'ahlakî' bulmam. Mazlumları tiranlarıyla baş başa bırakmak, zulme seyirci kalmak, zalimden yana taraf olmaktır. Mazlumun yardımına dışarıdan, uluslararası desteğin gelme, yani insanî müdahale ihtimali caydırıcı bir faktör olabilir.
Suriye'de durumun insanî müdahaleyi meşrulaştıran bir noktaya geldiği kanısındayım. Bir yıldan az bir zamanda on bine yakın insanın öldüğü, Esed'in ordusunun tanklarla şehirlere saldırdığı biliniyor. Kendi halkına karşı böylesine kitlesel imha politikası yürüten bir yönetimin meşruiyeti kalmaz. O halk kendini savunamıyorsa dışarıdan destek moral bir yükümlülük haline gelir. Ancak sorun, 'insanî müdahale'nin daha fazla insanî trajediye sebep olup olmayacağıdır. Herhangi bir dış müdahalenin ardından Suriye'nin içinde yaşanabilecekleri öngörmek zor değil; bir yandan Esed ordusunun girişeceği toplu katliamlar öte yandan da mezhep ve din savaşları...
Ayrıca Türkiye'nin de katlanması gereken ağır bir maliyet olacak. Ekonomik yük sorun değil, bunu konuşmak etik de değil. Benim kaygım, Suriye ile girişilecek bir savaş ve Suriye'nin yaşayacağı iç savaşın Türkiye'nin dengesini, kimyasını bozabilecek olması.
Etrafına düzen veren bir Türkiye, içerideki yeniden kuruluş sürecini aksatacaktır. Yeni anayasayı da Kürt meselesine çözüm ihtimalini de unutmak zorunda kalabiliriz. Müdahaleye taraf olmuşsanız bunun operasyonel başarısı ve başarının pekiştirilmesi temel öncelik olur. Başaramazsanız çünkü, artık bölgede kimse sizi ciddiye almaz. Güç kullandığınızda bu riski göze almışşsınız demektir. Oysa Türkiye bölgede yıllarca çok etkin biçimde 'yumuşak gücü'nü kullandı. Bu gücü kullandığınızda kaybetmezsiniz. Sizi dışlamayacakları gibi, korkmazlar, size karşı bloklar oluşturmaya kalkmazlar. Çünkü yumuşak güç modelinde herkes kazançlı çıkar, ama en fazla bir çekim merkezi olmayı başaran yumuşak güç sahibi. Suriye macerası demokrasiyi zedeleyerek, ekonomiyi zayıflatarak, orduyu merkezî bir güç olarak yeniden tahkim ederek yumuşak güç özelliklerimizi hırpalayabilir. Ama Suriye halkını Esed'in insafına terk etmek de insanlığımızı azaltabilir... Açmaz sadece Türkiye'nin değil, teker teker hepimizin açmazı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023