İlhami IŞIK
Umudun sadece iyi bir geleceği beklemekten ibaret olmadığı, beklentiden çok esasen ona ulaşma çabasını içerdiği, gerçek anlamının bu olduğu yolunda çok ciddi ifadelere rastlamak artık pek şaşırtıcı değil. Çünkü belli bir geleceğe güven duymanın o geleceğin gerçekleşmesine yardımcı olmayı koşulladığı, onu bir beklenti olmaktan çıkarıp, onu uğruna yürütülen bir faaliyete dönüştürdüğünü kendi pratiğimizden de biliyoruz. 15 Temmuz’da demokrasi umudumuzun bizi sokağa dökmesi gibi. Umut etmek ile umudu gerçekleştirmek bir bakıma et ve tırnak gibi iç içe geçmiştir artık.
Eğer bu doğruysa o zaman umut etmek hem bir seçimdir, hem de pratik bir faaliyettir. Tıpkı cana yakın bakışlarla etrafına bakınan birinin arkadaş edinme ihtimalinin, nadan ve huysuz birine göre çok daha fazla olması gibi. Sevimli, enerjik ve empati dolu bakışlarla etrafında dost ve arkadaş arayan biri, yüzündeki bu belirgin ifadelerden ötürü umut etmekten daha fazlasını yapmaktadır. Bir tür gerçekleşmesi olası niyetinin faaliyetini yürütmektedir.
Hatta bir adım daha ileriye giderek şöyle de diyebiliriz: Kişi gerçekleşeceğinden emin olduğu şeyi artık umut etmez. Gerçekleşeceğinden emin olduğu şeyin inşasında aktif rol alır. Artık "umuyorum" demez; çünkü umuyorum sözcüğü bir belirsizliği de ima eder. Umuyorum ifadesi "biliyorum" kadar empati belirtmeyen, "Ben de öyle düşünüyorum"a göre de daha zayıf bir ifade olur.
Bu anlamıyla umut, sağlam ve kesin inançlar taşıdığı için sahneye artık güveni de davet eder. Güven, inanç, bağlılık, arzu ve umut arasında artık gözle görülür bir bağ oluşmuştur. Bu üçgen bizi daha sağlam bir zemine taşır; bilgi edinme sürecine. Bilgi edinme sürecinin zihinsel faaliyetin gelişimi bakımından umut içerdiği tartışılmazdır. O halde bu durumu şöyle ifade etmemizin önünde artık hiç engel kalmamıştır: Umut mantığın vazgeçilmez gereklerinden biridir.
Artık umudu daha belirgin olarak tarif etmek için elimizde yeterince veri var ve gönül rahatlığıyla şöyle diyebiliriz; umut bir hüsnü kuruntu değil. Daha iyi bir gelecek için, sürdürülmesi en zor olan koşullarda bile, hayranlık verici neşeli bir beklentidir.
Kuşkusuz umut, amacımızı sadece arzu ederek gerçekleştirmemizi sağlayan, kerameti kendinden menkul bir kehanet değildir. Eğer böyle düşünürsek, umudun bizden beklediği çabayı hiçe saymış olacağız. Yeterince umut ettiğimiz takdirde istediğimizi elde edebileceğimizi vazeden popüler Amerikan öğretisi, boş bir balondan başka bir şey değildir.
Peki ne yapmalıyız? Umudumuzun, inancımızın ve güvenimizin sağlamlığı kadar, en az onlar kadar sağlam bir vicdan ve eleştirel bir bakış da edinmek gerekiyor. İçinde ve bir parçası olduğumuz geleceğin inşasında aktif rol alırken, ihtiyaç duyduğumuz inanç ve güvenin yanına bir de vicdan gözümüzden oluşan bir eleştirel bakışa da yer vermeliyiz.
Geleceğe duyduğumuz neşeli güvenin hiç şüphesiz eleştiri filtrelerine de ihtiyacı var. Hem inanacağız, hem bağlı kalacağız, hem güven duyacağız hem de gerektiğinde gözümüzü kırpmadan eleştireceğiz. Bu bir tür matematik dersinde toplama yaparken, rakamları aşağıdan yukarıya doğru da hesaplayarak sağlama yapma kuralı gibi gerekli ve zorunlu bir şeydir.
Bu ülkenin bize ihtiyacı var. Tersi de doğrudur, bizim de bu ülkeye ihtiyacımız var. Toplumsal hayatımızı inşa ederken bir taraftan katılımcıyız öte taraftan da her şeyin daha iyi olması için eleştirel düşünmekten vazgeçemeyiz. Hem yapacağız, hem de eleştireceğiz. Yapılan iyi işleri övgümüz ve takdirimizle ödüllendireceğiz ama varsa yanlış yapılan şeyleri de eleştirimizde makul hale getireceğiz.
Nedeni ne olursa olsun, son tahlilde “umudunu yitirmenin ne olduğu” sorusu, “umut etmenin ne olduğu” sorusu kadar çetin bir sorudur. Umudunu yitirmek, umutsuz hissetmekle aynı şey değil, aynı anlama gelmez.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
1.12.2025
25.10.2025
28.09.2025
14.09.2025
9.09.2025
1.09.2025
23.08.2025
10.08.2025
23.07.2025