İlker DEMİR
Kaftancıoğlu'na verilen hapis cezası onandı.
Kamuoyunda sık sık yargı siyasallaşmasın deniyor, oysa yargı sadece Türkiye'de değil, dünyada siyasal.
Yargı hep egemen sınıfın, zümrenin ya da iktidarın çıkar ittifaklarına göre davranıyor.
Sınıflardan, sistemden, çatışmalardan soyut bir yargı yok.
Yargı kararları egemen sistemin sürdürülebilirliği üzerinde yürüyor, Türkiye’de o kulaklardan “beka” olarak duyuluyor.
Sömürü ve zulme dayalı kapitalist sistem zaten kökten adaletsiz, doğayı tüm yaşamı kazancının bir aracı olarak kullanıyor.
Ne ki bu duruma karşı halkın ve halk aydınlarının adalet mücadelesi sürüyor.
Mesela Batıda adalet var deniyor ya, o nasıl ortaya çıkıyor görmek anlamak gerekiyor.
Demokratik ve adil kabul edilen Batıdaki yargı kararları, kriterler egemen sınıfla ve rekabetçi dönemde kalan sistem içi rekabetin sonucu, olan varılan uzlaşılardan ibaret.
O mücadelelerin yüzü suyu hürmetine oralarda nisbi bir adalet yaşanıyor.
Türkiye maalesef o nisbi adaleti yaşayamıyor; belki bundan da ötürü Batının da bir parçası olamıyor.
“Taşıma suyla değirmen dönmüyor.”
Çünkü Türkiye’de hak hukuk mücadelesi halkın haklarını değil devletin çıkarlarını, hatta sık sık, Kaftancıoğlu cezasında olduğu gibi hükümetin çıkarlarına geriliyor.
Yargı, devletin bekası, devletin milleti, devletin dili, devletin dini vb korumak için bulunuyor.
Bu geri kriterlere devlet içi muhalifler de onay verince halklar köle durumuna düşüyor.
E, halk da yeterince kendi haklarına omuz vermeyip devlet partilerine kuyruk olunca yargı devlet yargısından öte gidemiyor.
Ve böylelikle Türkiye’de hak hukuk mücadelesi bir türlü halk düzeyine yükselemiyor.
Çünkü devletçi bakış egemen, devlet engelliyor.
Eğer adalet isteniyorsa devleti kutsamadan, bir araç olduğunu kabul ederek ona bilimsel tanımında davranmak gerekiyor.
Aksi halde devlet içi yargı devlet içine bir ceza verince veya devletin bekasına tedbir olarak yapınca apışıp kalınıyor.
Sessizlikle ses, çok standarta varıyor.
Bazen diz dövmenin halkın anlamasına faydalı:
“Sarı öküz verilmeyecekti!”
Devlet içi çatışmalarda halktan yana mücadelelerde devlet içi siyasetlerin muhalif, iktidarda olmayan kanadı seyirci kalınca yargı adeta denetimsiz absürt kararlar verebiliyor:
Twit atmaktan 9 yıl ceza!
Kavala, Demirtaş ve birlerce hdpli hukuk ihlal edilerek içeride tutuluyor.
Bunlar ya hiç kadar hapis yattılar ya da ömrün kaç yıl olduğunu bilmiyorlar!
Bilimsel/hukuki bir yargılama için davalara kavramlarla yaklaşılması şart.
Kavramları bilimsel karşılıklarıyla uygulamak gerekiyor.
İçi devletin tanımıyla doldurulan sözcükler kavram olmaktan çıkıyor, bir sopaya dönüşüyor.
O kavram değil sopa denilemediği, devletin çıkarları için içe konuşulan süreçlerle daha adil bir yargıya doğru yol almak mümkün görünmüyor.
Kaftancıoğlu'nun attığı twitler ifade hakkıdır, suç olan hiçbir fiile doğrudan davet etmiyor; dolayısıyla bu kararın ivedilikle gözden geçirilip onayın bozulması gerekiyor.
İfade hakkını kullanana ceza vermek suçtur!
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025
28.08.2025
10.08.2025
28.07.2025
17.07.2025
6.07.2025
23.06.2025