İlker DEMİR
Görünen o ki, dominant Akşener'e baskın geri tepti.
Kimse boşuna akvaryum içinde politik manevra yapmasın.
Hele komplocu yorumlar bıktırıcı, her kalem tutan bir küçük devlet adamı, niyet okuyor, karşıtı olduğuna hakaret ediyor, repliklerle senaryo yazıyor.
Kılıçdaroğlu'na özeleştiri yaptıran da var, bayrağı burcun en tepesine diktiren de.
Belki Akşener'le Kılıçdaroğlu oturup çay içiyorlar ama bunlara ne oluyorsa, boyuna kavga ediyor.
Sosyal medyayı izleyip köşe yazarlarını okuyunca insan, "Tayyip size çok bile" diyesi geliyor.
İyi ki bunlar taraftar, halk değil, onlar dahil olmuyor sadece izliyor.
Kavgacılardan bir tek ilkeli bir şeyler öneren, ilkelerden hareket ederek analiz eden yok veya görünür yerde yayınlanmadığı için belki de herkes göremiyor.
Neyse, sonuç ne?
Millet İttifakı aday seçme konusunda bir yöntem mutabakatına varamadığı için anket önerisi kabüllenilmeyen İYİP kendini askıya alıyor.
Yöntem askıya mı neden oldu, askı için yöntem bahane mi, o net belli olmuyor ama o onları ilgilendiriyor, yöntem konusunda bir mutabakatın zor olmadığını sosyal medya çömezleri bile biliyor.
Yöntem dedikleri ne ki?
Bu kadar devlet/sermaye bekası için her evrensel ilkeyi çiğneyebilecek bir ittifakın halka hayırlı olmazsa olmazı pek olmaz, her dönemde egemenin işine yarayan suçlu da olsa terfi ediyor düzeni yıllardır yürüyorken.
Müttefik partiler, üyelerinden aday havuzu mu istiyor ve onlardan seçilenleri mi öneriyor?
Hayır tabi ki!
Partilerin ağababaları ve az da olsa hanımağaları seçecek, onlardan biri de mutabakatla seçilecek, hepsi bu.
Ama burada emre tam itaatli bir mutemet lazım.
Mutabakatı kolay değil.
Mutabakatı sözle kuramayacaklarını anlayınca anket önerisine başvuruyorlar, ama bu kez de dışarıda sürekli dillenen mutabık isim, e tabi ki en bi demokrasi, yani oy çokluğu veya parmak diktası, bir öneriyi, çok doğru/yanlış önemsiz, resmen siliyor, isim zikrediyor, birliği bozmama adına imza bile atılıyor.
Al sana demokrasi kültürü.
"Yalan mı söylüyoruz deseler karınları ağrımaz." ama yapılanı kurtarmıyor.
Mutabakat anahtarı atılmış oluyor.
Ondan sonra, hep bir ağızdan solo ve korolar veryansın; yıktı, umutları yoketti, emeği çiğnedi, Tayyip'in ittifaktaki elemanı vs.
Hele CHP'lilerden çok dışındakiler Chp'nin vekil verişini başına kakıyor, "yüzünüze dizinize dursun!" diyor.
Bunlar, bu muhalefet, Türkiye'nin modernist burjuva temsilcileri oluyor, maalesef bizim "sol" da bunlardan bu seçimde medet umuyor.
Yazık, bu ülkede yaşayan insanlarına doğasına, canlılarına ve komşularına yazık.
Belki söylenenler kısmi olarak doğruluk içeriyor ama böyle torba yasayla geçirir gibi bütün hıncı bir olayda kusmak demokratik eleştiri adabına uymuyor.
Hiç kuşku duymayın, başka bir gün özneler değişir; burada demokrasi işleri böyle yürüyor.
İlkeli olunmayınca her pratik bu tür dedikodu, edişme üretimlerine sahne oluyor.
Dolayısıyla önce aday için ilkeler saptamak gerekiyor.
Nasıl bir aday isteniyor?
"Seçilecek bir aday" kabul ama her seçilecek aday iyi aday demek değil ve tek başına pazarda satılacak mal imajı yaratıyor, o yüzden genel geçer aday kriterleriyle ele almak gerekiyor.
Mesela aday ırkçı olmamalı.
Başka?
Cinsiyet suçu işlememiş olmalı.
İnsan hakları ihlali emri vermemiş ve işlememiş olmalı.
Savaşa evet oyu vermemiş olmalı.
Yüz kızartıcı suç işlememiş olmalı.
Ve hukuki engelli olmamalı; yani siyasi hükümlüler hariç.
Daha eklenebilir.
Var mı böyle kantarlar?
E öyleyse önce önce aday kriterleri.
6'lı masanın ilkesel problemi bulunmuyor, projeksiyonları varsa, yukarıda yazılı kriterde bir aday bulabilmeleri bile yeterli.
Ama kazanmak kriterli adayla da bitmiyor.
Çünkü amacı doğru belirlemeden doğru sonuç çıkmıyor.
6'lı masa ittifakının amacı, tek adam rejimi yerine parlamenter rejimi getirmek değil mi?
O halde bunun için tüm tek adam rejimi karşıtlarının bir seçim ittifakı/masası kurmasına omuz vermesi, herkese çağrı yapması, çağrı yapan varsa kulak vermesi gerekiyor.
Yapılacak olan sadece "seçimde aday için çalışmak, sandık güvenliğini sağlamak".
İttifaklar ve partiler kendi asgari/azami proğramları kendilerini ilgilendirir, serbestler.
Bu bağlamda HDP'nin Kürd haklarını istiyor olması, Anayasanın dibacesi, Akşener'in 17 bin faili meçhulde parmağının olması, Kılıçdaoğlu'nun dokunulmazlıklarda Anayasaya aykırı, savaş tezkeresine karşıyım ama diyerek evet oyu vermesi, seçilmiş Kürd yöneticileri yıllarca hapis yatmasına neden olması, sınır ötesi canlıların bombalanması vb seçim ittifakını ilgilendirmiyor.
Bunlar halkı ve demokrasiyi ilgilendiriyor.
E o zaman ne duruyorsunuz?
Emek ve Özgürlük, Sosyalist Güçbirliği, Millet ve tüm parlamenter yanlısı partiler SEÇİM MASASI'nı kurun artık!
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- ROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR!
23.01.2026 - SURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ
19.01.2026 - HALEP KATLİAMININ DAYATTIĞI!
14.01.2026 - TRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM
9.01.2026 - TRUMP TUTUKLANMALIDIR!
5.01.2026 - POLEMİK SENDROMDA
4.12.2025 - LİDER APO MU DEMİRTAŞ MI?
26.11.2025 - SÜREÇ VE "DİLİN KEMİĞİ"!
31.10.2025 - DEMOKRATİK TOPLUM VE "YILIŞIK" FOTOĞRAF
4.10.2025 - YANARDAĞ ÖZÜR DİLEMELİ
17.09.2025
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları




























veysel saka
kılıcdaroğlu secim sofrasını kurmuş zahir