İlker DEMİR
Aslında bayramların en hası, zira 1800'lü yıllardaki vahşi kapitalizme 8 saatlik iş gününü kabul ettirmek kolay değildi,1889, ama bayramın baş çelişkisi baskın sistem içinde yaşarken bayram etmeyi beklemek bayram edilecek günleri geciktirmekten öte bir işlev vaad etmediği yıllardır acılarla yaşandı da statükocu sol bir türlü akıllanmadı.
Hayal kurmak güzel şey tabi, evvela bedava sirkenin baldan tatlı olması gibi hayal beleş.
Bu 1 Mayıs da çok hayal kuruldu.
İhtiyaç vardı belki, Ak Parti seçimde yenildi, umutlara bir vesile olur mu hülyası üretilen politik iklimde hayaller de hayal aleminde kaldı; olmayacaklar kuruldu da kuruldu.
DİSK, "Taksim bir hafızadır" diyen Anayasa Mahkemesi kararıyla yürüyeceğiz dedi.
Disk'in siyasal kılavuzu da "Taksim'e yürüyeceğiz" diye haykırdıktan sonra boş hayal kurmaya ne kaldı?
Kuruldu da kuruldu.
Günlerce emek cephesine umut pompalandı, emekli maaşları bile zamlandı,.
Ve bu yalan rüzgarından etkilenen emeğin umutları Saraçhane ve Beşiktaş'ta toplandı.
Taksim'e çıkan yollarda devletin hukuksuz engelleri vardı; demir barikatlar ve polisten duvar.
Devletin icraatı devletin diğer kanadına bir propaganda şansı vermedi; o nimeti sadece ben yerim dedi.
O noktada hayal kırıklığı yoktu.
Oradaki kırıklık devletin bir kanadının gölgesinde pankart açan ve bir beklenti içine giren halk örgütlenmeleriydi.
Yazık beklenti kursakta kaldı; kılavuz da temsilci de bir basın açıklamasıyla toplanılan alandan siyasal doğaları gereği ayrıldı.
Halk güçleri kendi kendilerine kalakaldı.
Bu ders oldu mu, olmadı zira bu boş, ilkesiz devletin bir kanadına sığınma "sol"un asırlık kronik duruşuydu.
Doğrusu, tıpkı seçimdeki CHP kuyrukçulukları gibi ittifaksız orada olmamalıydılar.
Proğramsız orada olmamalıydılar.
Olasılıklar üzerine a b c planları kurup davranmayı önceden protoköle dökmeleri gerekirdi.
Mesela Taksim'e yürüyüp tutuklanacağız, orada miting yapacağız, Eminönü'ne yürüyeceğiz vs.
Proğrama uyan uymayan ortaya çıkacaktı.
Bağımsız sınıf ve emek politikası böyle ilkeli ittifak ve güçbirlikleriyle büyürdü.
Bu nokta da keşke denebilseydi ama hayal kırıklığı yaşanmadı.
Her şey "aynı hamam aynı tas"tı.
Bari şu çok önemli hukuk maddeleri Anayasa 24 ve emre uyma TCK 24 dile getirilseydi de hafızanın paslanmış ruhu en azından burjuva anlamda silinseydi, ama o bile olmadı.
Velhasılı 1 Mayıs zaten bayram olamazdı da mücadele de zaafa uğradı.
Anayasa Madde 34
Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir
Kanunun Hükmü ve Amirin Emri
TCK Madde 24
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.
Yazarlar
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025