İlker DEMİR
ABD’li din adamı Andrew Craig Brunson’un bugün duruşması var.
Duruşmayı Brunson’un eşi Norine Lyn Brunson, ABD’li senatör Tom Tillis ve ABD İnanç Özgürlüğü Elçisi Sam Brounbeck de izliyor.
Brunson Evanjelik Presberiteryan Kilisesi’ne bağlı bir rahip, misyoner bir anne babanın oğlu, yaşamını dinine adamış eğitimli bir din adamı, İzmir Protestan Yeniden Doğuş Kilisesi pastörü.
Evanjelist, Hıristiyanlığı yayan kişi demek ve Protestanlığın Lutherci, en tutucu kesimini oluşturuyor; ABD’de hakim inanç.
Hıristiyanlıkta pastörlük dini bilginin yanı sıra lider özelliği de ifade ediyor, yani Brunson lider bir papaz.
93’ten beri Türkiye’de yaşıyor.
Dışarı geliyor gidiyor ama karısı ve en büyüğü 18 yaşında, Türkiye doğumlu 3 çocuğuyla İzmir’de ikamet ediyor.
Harcamalarını bağlı olduğu Orta-Atlantik Papaz Yönetim Evi sağlıyor.
Yaşamının amacı misyonerlik, Türkiye’de onu yapıyor.
Brunson da diğer din insanlarının yaptığı gibi insanın olduğu her yere koşuyor, konuşuyor, yardım ediyor ve dinini yayıyor.
Türkiye’de suikastların en yoğun olduğu dönemde gelen rahip 2011’deki bir saldırı hariç devletle Kasım 2016’ya kadar önemli hiçbir problem yaşamıyor.
Andrew Craig Brunson 11 Nisan 2011’de kilise avlusunda sohbet ederken, Manisalı Mehmet Ali Eren adlı bir şahsın silahlı saldırısına maruz kalıyor ve saldırgan, o esnada “Vatan hainleri, Manisa’daki kiliseyi bombalayacağız. Bunun hesabını El Kaide soracak!” diye bağırıyor.
Bu olay 2016’ya bir işaret fişeği mi, kim bilir, polisiye muhakeme devlette, bu tür konuları devlet daha ayrıntılı biliyor.
Kamuoyu papazı, papazın İzmir Göç İdaresi’ne geçici oturma izni talebi ve devletin talebe yaklaşımı ile tanıyor.
Devletin ilgili birimi rahibin dilekçesine bir hafiye muhakemesiyle, neden devamlı oturma hakkı varken o hakkı kullanmıyor da geçici izin alıyor diye “ niyetin sorgulanmasına” hükmediyor.
Niyet sorgulanıyor, rahip sınır dışı edilecekken içeri atılıyor.
18 ay sonra yazılan iddianame dillere destan bir dedikodu ve şüphe belgesi olarak ortaya çıkıyor.
Çünkü iddianamede, yaşanan problemsiz 23 yıl göz ardı edilerek kimi telefon sinyalleri ve gizli tanıkların belgesiz iddiaları kanıt diye sunuluyor.
Ama isnat çok büyük, şimdiye değin böyle bir suç işlenmedi, papaz Andrew Craig Brunson savcının iddiasına göre inanılmaz bir fail:
“FETÖ ve PKK ile aynı paralelde ve koordineli bir şekilde hareket ettiği, Türkiye’nin birkaç parçaya bölünmesini, bir kısmının PKK idaresine, bir kısmının ise FETÖ idaresine verilmesini, uzun vadede belli etnik kökene sahip olanların Hıristiyanlaştırılmasını araç kılmak suretiyle bölmeyi ve ayrıştırmayı amaçlayan bir yapılanma içinde faaliyet gösterdiği..”
Hani iddialara göre Türkiye’yi bölen, sınıf esasına göre devleti yıkan oldu da üçe bölüp ‘FETÖ’ye de al bu da senin olsun diyen olmadı.
Sayın savcı inançlı bir din adamına bunları yaptırıyor.
Bunlar rahibin ne gücüne, ne de inancına sığıyor!
Delil yok.
Şüphe var.
Mesihi Kürdi Kilisesi, Maklube yemeğine katılmak, FETÖ’cü hükümlü veya sanıklarla olan telefon görüşmeleri vb ilişkilerden doğan şüphe.
Niyetten öte kanıt yok; maklube bir yemek adı, musakka gibi, ilişkili dedikleri sonradan sanık olan avukatlar.
Peki, şüphe bir kanıt mıdır?
Değildir ama o hukuka göre.
“Misyonerlik görüntüsü altında ülkemizi birkaç parçaya bölmek ve kalacak küçük bir kısmı FETÖ/PDY’nin yönetimine vermek” iddiasıyla suçlanan papaz, o dediğiniz örgütleri tutuklandıktan sonra duydum diyor.
Peki, hukuk ne diyor?
Kararlar hukuka göre mi veriliyor?
Öyle olması gerekiyor.
Hangi mini muhakeme 'FETÖ' ile takas için insan harcıyor, havsala almıyor!
Göz göre göre Türkiye dünyayla “papaz” oluyor.
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025