İlker DEMİR
2007'de İstanbul'da planlı şekilde öldürülen Hrant Dink'in kızı Delal'in Agos'ta yazdığı şu cümleler yürek yaktı:
'Bundan yıllar önce Ermenistan Diaspora Bakanı’yla tanıştığımda bana “Ermeni olmakla gurur duyuyor musun?” diye sormuştu.
“Hayır” dedim, “insanın doğduğu ırkla, milletle ilgili gurur duymasını anlamıyorum.
Ben çocukluğumdan beri Türk olduğu için gurur duyan insanlarla yaşıyorum, ve ne büyük bir hastalık olduğunu biliyorum.”
Cevabımın çok hoşuna gittiğini sanmıyorum.'
Cümlelerin dış yansıması ilkin belki yürek yakıcı bulunmayabilir.
Ama o dış.
Delal'in sözleri içten, hem de rahmetli babasının dediği gibi "güvencin tedirginliğinde" yaşayan bir yüreğin titrek ve tedirgin bir bakışından çıkma.
Bu, şu tartışmaya zıddından benziyor.
Türkiye'nin beyaz Türk'ü, pek "devrimci laik"ler dindarlara ettikleri zulümlerin üstüne sünger çekerek girdikleri türban tartışmalarına kaba bir kafa kolla başlardı:
"Benim babaanem de başörtülüydü."
Beyaz Türk zaten çok sıfırlı yenikti ama "Benim babaanem de başörtülüydü." diye başlayınca giyme özgürlüğü de başta bir sıfır yenik duruma düşerdi.
Delal'in cevabındaki "Ermeni olmakla gurur duymuyorum." farkı, beyaz Türk egemen, Delal egemene karşı.
Gerçi Delal ilerde gerekçesini doğru temellere oturtuyor ama egemen anlayışın kesip biçen psikolojisi acaba onu nasıl etkiliyor, hesap etmek gerekiyor.
Ermenistan Azerbaycan savaşının Ermeni düşmanlığı estiren devlet rüzgarı olmasa böyle mi derdi acaba?
Ermenistan devleti veya Azeri devleti demek Ermeni ve Azeri halkı mı demek oluyor?
Tabi ki hayır, hiç egemenle halk bir olur mu?
Delal, "gurur duymuyorum" diyor.
Bir ulusa ait olmaktan hakkaten gurur mu duyuluyor?
Bir ulusa ait olmak bir kan bağı mıdır, ırk, nesil, mülk takibi midir, irredantizm* midir?
Tabi Delal yazının ilerleyen satırlarında gurur duyduğu şeyleri açıklıyor, bir nevi telafi ediyor:
"Ama ben halkımın ürettiğiyle, sanatıyla, bilimiyle, filmiyle, yemekleriyle, mimarisiyle, taş ustalığıyla, zanaatkârlığıyla gurur duyuyorum."
Bir ulusa ait olmak bundan başka nedir ki Delal can?
Devam eden cümlelerinde düşüncesini daha yalın ifadelerle belirtiyor:
"Kültürünü yaşatabilsin, üretebilmeye, dünya medeniyetlerine katkı sunmaya devam edebilsin istiyorum.
Maalesef henüz ulus devlet dışında, kültürü yaşatmanın güçlü bir formülünü bulamadı insanlık."
Mevcutla yetiniyor.
Delal, "Özgür ve bağımsız bir Ermenistan istiyorum. Aynı zamanda, özgür ve bağımsız bir Azerbaycan istiyorum." diyor.
Ulus devletlerin eşitliğini savunuyor.
Devlet eşitliğiyle halkların eşitliği mümkün olamıyor ama olsa da o tüm hakları sağlamıyor.
Delal, kültürünü, yaşam biçimini, anadilini savunmakla devletçi olmanın aynı şey olmadığını sanki bilmiyor.
Delal ulus devletlerin diğer ulusun kültürü ve emekçi sınıf ve tabakaların baskı altında tutulduğu bir halklar hapishanesi olduğunu da bilmiyor.
O da maalesef mazlum ve mağdur bir ulusçu.
Demek ki Delal, Diaspora Bakanına Türkiye'de yaşamanın "güvercin tedirginliğiyle" cevap veriyor.
Demek ki o cevabı verdiren Türkiye'nin psikolojik ve anti demokratik koşulları.
Cevabı sanki tüm insani değerleri, katledilen babasını ve tüm canları ve yaşamı zindan eden kritersizliği yüzümüze vuruyor.
Demek ki barışı, dostluğu, hakları savunanların yani özgür insanların serbestliğinin korku içinde olmadığı Türkiye'yi kurmak gerekiyor.
*irredantizm(Vikipedi): dil, din, soy ve kültür birlikteliği olduğu halde herhangi bir devletin sınırları dışında yer alan halk ile söz konusu devletin birleşmesi fikri; "yabancı ülke topraklarındaki soydaşları gerekçe ederek yayılma siyaseti".
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025