İlker DEMİR
Tarih profesörü Taner Akçam bir söyleşisinde “Kürt ağaları, evlenen Ermeni kadınların ilk gece hakkına sahiplerdi.” dedi, ortalık birbirine girdi.
Diyenler bölündü; ya tam gaz destekledi ya da “Bu ne cüret?” dedi!
Oysa iddia, ölümlü vakaların ahlaki meşruiyet ayarlar bir normuydu, duyanlar allak bullak oldu, iddiaya sunulan kanıtlar da iknaya yetmedi.
'Bazı ağalar' demediği söylendi de, sayın Akçam bir söyleşide düzeltti, ‘elbette “bazı” ifadesini kullanabilirdim’ dedi.
Ama iddia doğruysa, Orta Doğu coğrafyasında o ilk gece gaspçısı ağa Kürd de olmayabilir, aynı tutumu bir Türk, Arap, Acem ağası da gösterebilir, zira hepsi de benzer kültürel normlara sahipti, suçlu normlardı, Kürdlük, Türklük veya Araplık değildi.
Kastı, soykırımı kolaylayan kültürel yapıya bir örnek göstermekti, etnik tanım yanlış anlam ve sonuçlar üretti.
Ancak bu iddianın da belgeli olması, yabancı dil bilmeyenin de anlayacağı şekilde alıntılanması, belge diye sunulanın, “saygın bir Kürdolog demiş”, “Avrupalı bir gezgin bir kitaptan okumuş” gibi savlardan öte, kanıtsal olması gerekirdi, bu çok zayıf kaldı.
Akçam’a itirazların bel kemiği, pek tabi ki Kürdlük duruşuydu.
Bunlardan en çok ses toplayan Kürd yoğunluklu bir grup aydının yüze kadar bile saymadan, acil duyarla ve alelacele yazdığı bir (urgent alert)uyarıydı:
“İki halkın da uğradığı devasa sorunlar duruyorken, 'ilk gece hakkı' gibi absürd bir iddianın sansasyonel bir tarzda ortaya atılması her iki halka da hakarettir. ..kınıyor ve iki halktan da özüre davet ediyoruz.”
Yazar dikkat etmeliydi, Kürdlerin kimlikleri üstünde asırlardır sallanan tehdit, tepkinin de çözümün de bir unsuruydu.
Tepki, sosyal medyada fiili bir linç gibi göründü, oysa olan, kabaran ulusal damarın farklı renkleriydi ve esasında linç değil, sadece Türkiye tarzı bir eleştiriydi.
Burası Türkiye, burada topluluklar birlerden oluşmaz, toplulukların birleri olur, birler hurra, cemaat biçiminde çullanırdı.
Burada kültür, inanç farklılıkları üniter ayarlanır, kültürel ve inançsal bağımsızlık, gurur ve ayrı tutum tali kalırdı.
Taliye çalakalem, hakkaniyet pek aranmazdı.
Mesela ortaya, “Akçam, ‘ilk gece’nin infial yaratacağını öngöremedi mi? Soykırımın gölgelenmesine neden izin verdi? Soykırım yıllarında Hristiyan kadınların yaşadığı zulüm, ayrı bir başlık altında işlense daha iyi olmaz mıydı?” diye sorduğunda, “özgürlükçü ‘cemaatçiler’” koro halinde cevap verirdi:
“Bilim, iddiasında kim ne der diye bakmaz!” der “puan” alırdı.
Bu özgürlükçüler, kendilerince “gericilik” olduğunda buldozer olur, bilimsel kanıtlara gerek duymaz, içindeki üniter tortuya karşı koyamazdı.
Oysa bu, o yüzyılda olmayacak bir iddia değildi, kanıtlı gelse kültürel bir ur da neşterlenir, ama bu tür kanıtsız iddialar pürüz yaratır, yüzleşmeyi geciktirirdi.
Ayrıca hukuken devletin hesap vermesi yetmez, halk içinde yaşanan her acıyla hakiki yüzleşme, yaralara merhem olurdu.
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025