Lale KEMAL
Balyoz sanığı bir generalin, savunması sırasında sarfettiği sözler, aslında hepimizin bildiği ama mensubu olduğu kurum içinden biri olarak dile getirmiş olması açısından hem TSK’nın hem de iktidardaki ve muhalefetteki seçilmişlerin önemle üzerinde durup, çözüm bulması gereken ciddi bir sorun olarak karşımızda duruyor.
Balyoz davasının tutuklu sanığı emekli Tümgeneral Ahmet Nogaylaroğlu, önceki gün İstanbul’da görülmekte olan duruşmada, ‘‘Buradaki arkadaşlarımdan bazıları bana tepki gösterecek biliyorum ama Türkiye’nin bugünkü resminde asker ve sivil arasında bir koordinasyon var. Keşke büyüklerimiz bu koordinasyonu 10 sene önce sağlasaydı, o zaman biz de burada, içeride olamazdık. Sekiz aydır tutukluyum ve bunun sebebi ben değilim,” diyordu.
Nogaylaroğlu, bu savunmasında, aslında “Asker üstlerine; ‘Emirleri verdiniz, biz de uyguladık şimdi de bize sahip çıkmıyorsunuz,’” şeklinde isyan ediyor. Emekli General, “Şimdiki gibi asker ve sivil arasında bir koordinasyon olsaydı, içeride olmazdık,” diyerek de, kendisinin de dâhil olduğu iddia edilen darbeye teşebbüs eylemlerine, katılmamış olacaklarını ima ederek bir itirafla bulunuyor.
Nogaylaroğlu’nun, tutuklu olmasının sebebinin kendisi olmadığı şeklindeki sözlerine katılmam mümkün değil zira TSK’da hiç kimse generalin taleplerine “Hayır,” diyemezken generallerin, yasadışı olduğundan şüphelendikleri işlere itiraz etme güçleri vardır. Ama bu noktada da, özdeğerlerini kaybetme pahasına generallik rütbesine yükselen bazı kişilerin, TSK’nın, siyasete müdahale etme şeklinde tezahür eden kurumsal kimliğine artık karşı çıkmadıkları bir mevkie geldikleri gibi paradoksal bir durum da ortaya çıkıyor. TSK’daki kurumsal kimlik içinde hareket etmenin maddi ve manevi bir yaptırımı da bulunmuyor. O zaman siyaset kurumunun, generallik makamının bir fırsat olmaktan çıkartılmasını sağlaması gerekiyor.
Malum, Nogaylaroğlu, Amerikan Hudson Enstitüsü’nün, 2007 yılında Washington’da düzenlediği ve Türkiye’de olası darbe senaryolarının altyapısının hazırlandığı iddia edilen toplantısına katılan asker kişilerden.
TSK’nın, her darbe sonrası özerklik alanını genişletip, pekiştirdiği, siyasilerin bu durumu kabullendikleri bir ortamda Nogaylaroğlu ve diğer bazı generallerin, bir gün, Anayasal düzeni ortadan kaldırma gibi ağır bir eyleme teşebbüs ettikleri iddiasıyla sanık durumuna düşeceklerini akıllarından bile geçirmedikleri ortada.
İşin kötü yanı, ideolojik bakış açısı öylesine yer etmiş, toplumdan kendilerini öylesine tecrit etmişler ki, ne TSK komutası ne de generaller, son on yıldır Türkiye’nin değiştiğini gerçekten görememiş, okuyamamışlar. Ve ısrarla, “Plan semineri, senaryo” gibi muğlak isimler altında yanlış işler yapıldığı anlaşılıyor.
Emekli General Nogaylaroğlu’nun, “Türkiye’nin bugünkü resminde asker ve sivil arasında bir koordinasyon,” bulunduğuna işaret ettiği sözleri, kendisi açısından olumlu bir duruma işaret etmekle birlikte demokratikleşme açısından sorunlu. Zira, hükümetle “uyumlu” olduğu kanaati kamuoyunda oluşan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, gerek Milliyetgerekse Habertürk gazetelerinde 5 ocak perşembe günü yayımlanan söyleşisinde, alanının dışına çıkarak Kürtçe eğitim gibi siyaseti ilgilendiren pek çok konuya da değiniyor.
TSK’yı, asli görevi olan yurt savunması sınırları içine çekecek yasal reformlar, siyaset kurumu tarafından yapılmadıkça “darbe dönemleri” bitti diyemeyiz.
Silahlı unsurlarınızı demokratik denetim altına almak devlet olmanın da bir gereğidir.
Bari askerî mahkemeleri kışla dışına çıkartın
Darbe Anayasası’na en kapsamlı değişiklikleri getiren paketin kabul edildiği 12 Eylül 2010 referandumu üzerinden 15 ay gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen uyum yasaları bir türlü çıkmadı. Dolayısıyla, önemli demokratik reformları içeren bu değişiklikler yürürlüğe giremedi. Bunlar arasında, İnternet andıcı davasından tutuklanan Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un, özel yetkili mahkeme tarafından mı, yoksa Yüce Divan’da mı yargılanması gerektiği yolundaki tartışmalara netlik kazandıracak bir değişiklik de bulunuyordu. Uyum yasası çıkmış olsaydı, Başbuğ’u üzerinden yapılan tartışmalara gerek kalmayabilecekti.
Tozlu raflarda, yasalaşmayı bekleyen bir diğer uyum tasarısı da, askerî mahkemeleri mümkün olduğunca tarafsız ve bağımsız hale getirecek olanı.
Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan ve AB kriterlerine uyum için öngörülen Ağustos 2009 tarihli Yargı Reformu Stratejisi Eylem Planı’nda yer alan, askerî mahkeme binalarının askerî yasak bölge dışına çıkartılması işlemi de henüz gerçekleşmiş değil. Oysaki bunun için yasaya gerek yok.
32 askerî mahkemenin neredeyse yüzde 90’ı halen askerî yasak bölge içinde yer alıyor.
Geçenlerde, Star gazetesine verdiği demecinde, Ümit Fırat’ın ima ettiği gibi, muhalefetten umudu kestiğimiz için demokratikleşme adımlarını AK Parti’den bekliyoruz. Reformları yapmayınca, niçin yapmıyor diye kaygılanıyoruz.
Yazarlar
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
25.06.2016
18.06.2016
11.06.2016
4.02.2016
28.05.2016
14.05.2016
7.02.2016
30.04.2016
24.04.2016