Mahmut ÖVÜR
Çözüm sürecini kim bitirdi, sorusunun doğru cevabını bulmak için tarih vererek, belgelerle sürecin seyrini anlatmak yetmiyor. Çünkü karşımızda bölgesel çelişkilerden beslenen, şiddete inanan ve onu da yalanla bezeyip sunan bir siyasi akıl var. Ayrıca AK Parti karşısında siyasetle başarıya ulaşamayacaklarını anlayan, bu yüzden de yalanları farklı sunmaya çalışan bir siyaset ve medya zemini var. Buna küresel güçlerin Türkiye karşıtı bölge hesapları, Gezi olayları ve Suriye'de değişen konjonktür de eklenince yalanlarla örülü algı operasyonları zirve yaptı.
Gerisi bahane... AK Parti karşıtı bütün bileşenlerin desteğiyle Kandil ve HDP, "Kürtlerin nefes aldığı bir tarih dilimi"ni bile heba etmeyi göze alarak, silahlı güçlerini çekmek istemedi, çekmedi de. Hiç ara vermeden yol kesti, araçları yaktı, adam kaçırdı, hatta 6-8 Ekim vandalizmine yol açarak 50'yi aşkın insanın ölümüne yol açtı ve bugün yaşanan çatışmacı noktaya gelinmesini sağladı.
Bunu yaparak Türkiye'ye zarar veriyorlar ama kendileri de kaybetmenin eşiğinde... İçeride yakalanan siyasi başarıyı, Suriye üzerinden ise ABD ve Batı'nın yeşil ışık yakmasıyla oluşan uluslararası meşruiyet zeminini kaybetmek üzereler. Çünkü Türkiye yeni hamlesiyle tezgâhı bozuyor.
Peki, bırakın 40 yıldır çatışmadan beslenen PKK'yı, son seçimde siyasetin önünün açılması için yüzde 13 oy alan HDP nasıl olur da böyle akıl dışı bir mantıkla barış zeminini yıkıp, çatışmayı teşvik eder? Ve bunu büyük oy aldığı Kürtlere ya da "emanet oy" aldığı "Beyaz Türklere" verdiği söze rağmen nasıl göze alır? Büyük ihtimalle güç zehirlenmesi veya "mecburiyet" denebilir. Bunu da yalanlarla kamufle ederek sürdürüyorlar.
Şimdi gelin, siyaseten rahat yalan zinciri oluşturmayı başaran bu zihniyetin nasıl çalıştığına bakalım. Bunun için sadece bir örnek yeter. Bırakın silahlı güçlerin çekilmesiyle ilgili hükümetin verdiği sözlerin yerine getirilmediğine ilişkin yalanları, karşımızda "baraj" yapımını "askeri" diyerek savaş gerekçesi yapan bir zihniyet var.
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Radikal'e verdiği son söyleşide baraj ve yollarla ilgili insanı dehşete düşüren şu cevabı veriyor: "Evet, başbakan bunu anlamıyor, anlatmak istiyorum. Yaptıkları sulama veya enerji için kullanılacak bir baraj değil. Askeri bir baraj. Gerillanın dağları ovaları kullanarak geçiş yapmasını engellemek için oraları suyla doldurmak için yapılan bir baraj. Dağın tepesine yapılan yollar... Duble yollar değil bunlar."
İnanılır gibi değil. Bunu "sivil" iddiasında olan bir siyasetçi söylüyor. Peki, siyaset tarihine "askeri baraj" yalanını sokan Demirtaş'ın derdi ne? "Gerilla rahat dolaşamıyor."
İyi de hani sen sivil siyasetçiydin? Peki, gerilla rahat dolaşıp ne yapacak? Yol kesecek, uykuda polisleri öldürecek veya yatırım yapan araçları yakacak. İşte çözüm sürecini bitiren, çatışmayı başlatan bu yalanlarla süslü zihniyet. KCK bildirisinden aynen alınmış gibi:
"Türkiye'de derin devlet denilen yapılar ve MGK bu barajların yapımını Kürdistan'ı insansızlaştırmak, tarihikültürel değerleri yok etmek ve gerillanın hareket alanının daraltılmasını sağlamak için yapılmasını istediği ve planladığı bir gerçektir."
Demirtaş ve KCK, "savaş" gerekçesi olarak öne sürdükleri bu yalanla çözüm sürecini sabote etmeyecek ama Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dolmabahçe Mutabakatı'nı yanlış buluyorum" deyince sabote etmiş olacak. El... İnsaf.
Anlayacağınız, bölgenin kalkınması için 5 milyar lira harcanarak yapılan ve 300 bin insana iş olanağı sağlayan bir baraj bile "savaş" gerekçesi yapılabiliyor. Siyasetin önünün açılması için oy veren Kürtlerin bu yalanları ve saçma gerçekleri bilmesi gerekiyor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019