Mahmut ÖVÜR
Çözüm süreci, Kürt meselesiyle ilgili son 100 yılın en anlamlı ve gerçekleşme umudu yüksek barış girişimiydi. Türkiye toplumunda heyecan yarattığı için de büyük destek gördü.
Tabii bundan müthiş rahatsız olanlar da vardı ve köstek olmak için akla hayale gelmeyen şeyler yapıldı. Ama hiçbiri sürecin bizzat muhatabı olan PKK -HDP hattı kadar sürece zarar vermedi.
Geçmişte de benzer durumlarda bu hareket hep aynı şeyi yaptı ve her defasında devleti suçlayarak işin içinden sıyrılmaya kalktı. Ama bu kez sıyrılamayacaklardı. Çünkü ne devlet eski devletti, ne de karşılarında 90'lardaki gibi güçsüz siyasi bir iktidar vardı.
Bu gerçeğin üstünü örtmek için son dönemde HDP adına veya solcu aydın sıfatıyla ne zaman birileri televizyona çıksa hep aynı yalanlar arka arkaya sıralanıyor; "Hükümet üzerine düşeni yapmadı, çözüm masasını Cumhurbaşkanı Erdoğan devirdi."
Çok yazdık ama bir kez de sözü o tarihi sürece tanıklık eden, AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara'ya bırakalım. Boynukara çözüm süreciyle ilgili iki kritik tarihin altını çiziyor:
"Birincisi; PKK terör örgütünün, 8 Mayıs 2013'te ülke sınırları dışına çıkması. Bu süreç, küresel güçlerle Esad'ın Suriye'de örgüte tanıdığı 'dar iktidar alanı' nedeniyle kesintiye uğradı. Buna rağmen süreç devam ettirildi. İkincisi; 28 Şubat 2015'te örgütün 'Türkiye cumhuriyeti devletine karşı silah kullanmaya son verme' çağrısından sonra yaşananlardı."
Birinci tarihe döneceğiz ama daha çok tartışılan ikinci tarihe, yani masanın devrilmesine gerekçe gösterilen 28 Şubat 2015'e dönelim. O gün Dolmabahçe'de PKK'nın silah bırakmasına ilişkin çağrı yapıldı. Açıklamadan 20 dakika sonra, ilk tepki veren HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın sözlerine bakın: "Hükümet yürüttüğü politikayla zerre kadar umut vermiyor, barışa yaklaşmıyor."
Aynı gün, KCK yöneticisi Mustafa Karasu önce "Hükümet eğer ciddi ise bizi Öcalan'la görüştürsün" diyor sonra da ekliyor: "PKK kongre yapıp silah bırakma kararı alacak biçimindeki yaklaşımlar demagojidir."
Yani daha o gün en yetkili ağızlar silah bırakma açıklamalarının demagoji olduğunu söylüyor. Boynukara, bunlarla yetinmiyor, birkaç gün sonra KCK yöneticilerinin nasıl çark ettiklerini tek tek sıralıyor:
5 Mart 2015, Cemil Bayık: "Önce çözüm, daha sonra silah bırakılacak."
11 Mart 2015, Cemil Bayık ve Bese Hozat: "PKK silah bırakacak açıklamaları, AK Parti'nin seçim propagandasıdır."
Bayık devam ediyor: "Biz istediğimiz zaman kongre yaparız, ama bu kararı önderlik bizzat gerillayla buluşmadan almayız."
Bahane aradıkları o kadar açık ki... Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuyla ilgili 22 Mart 2015'te Ukrayna dönüşü konuştu.
Şimdi başa, ilk tarihe yani Mayıs 2013'e dönelim. PKK'nın neden ülke dışına çıkmadığınıDemirtaş'ın Radikal'e verdiği söyleşiden öğrenelim.
Demirtaş, Kandil'de "kalekollar, askeri baraj ve duble yollar"ın nasıl "gerekçe" yapıldığını anlatıp ekliyor: "Bu tartışmalar Kandil'de 'Çekilme yavaşlamalı' tartışmalarını başlattı. Biz de bu durumu hükümete aynen ilettik. Tam bu döneme denk gelen bir Gezi direnişi süreci yaşandı. Ve hükümetin Gezi'deki gençlere verdiği tepki Kürt tarafındaki güvensizliği iyice artırdı."
Kandil'in ağzındaki bakla çıkmış Öcalan'ın Gezi uyarısı da işe yaramamıştı: "İşin doğrusu daha Öcalan o açıklamayı yapmadan Kandil çekilmeyle ilgili frene basmıştı. Ardından Öcalan, 'Elbette böyle bir durumda çekilme devam edemez' diyerek onların tutumunu pekiştirdi."
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019