Mahmut ÖVÜR
Başkanlık sisteminin getirilmesi veya mevcut sistemin değiştirilmesi meselesi siyasetin gündemine yeni girmiş değil, 1970'lerden beri gündemde ama vesayetçiler tartışılmasını bile istemedi.
Son 40 yıldır bunu kim istediyse de en sert tepkiyle karşılaştı.
Rahmetli Özal'ı önerdiğine önereceğine pişman ettiler. Siyasi partileriyle medyasıyla statükocu tüm yapılar Özal'ı "diktatör" ilan etti.
Bu noktada ilginç olan bu sistemden vesayetçi sol veya Kemalistlerin rahatsız olmaması. Hiçbiri -şikayet ediyor görünseler bile- sistemin değişmesini önermedi.
Ve daha önemlisi açık açık meydan okudular:
"İktidar olabilirsiniz ama muktedir olamazsınız" Halka güvenmedikleri için, tercihleri parçalanmış zayıf siyasi partiler ve güçsüz koalisyon hükümetleriydi. Bu Batı Blok'unun da işine geliyordu. Yakın siyasi tarihimizde bu açık gerçeği çok çarpıcı biçimde anlatan bir siyasi parti ve çok sayıda koalisyon örneği var.
Önce siyasi partiden başlayalım. Bu parti, bugün adını kimsenin hatırlamadığı 1967'de kurulan Güven Partisi'dir. Şu andaki ucube sistemi anlatacak en iyi örnek.
Kurucusu bugünlerde meydanlara çıkan hatta AB'de "hayır" kampanyası yürüten Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun üvey dedesi Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu'ydu.
Feyzioğlu, 1960'taki darbe anayasasının da hazırlayıcılarından. 1966 yılında İsmetPaşa'nın, "Ortanın Solu"nu seçmesiyle CHP'den ayrılıp Güven Partisi'ni kurdu.
Girdiği ilk seçimde yüzde 9'la başlayan, son seçimde ise yüzde 1'e kadar düşen bu parti, 1970'ten 1980'e kadar neredeyse kurulan bütün hükümetlerin ortağı oldu.
Şimdi kimse hatırlamıyor ama Turhan Feyzioğlu, Orhan Öztrak, Ferit Melen ve Coşkun Kırca gibi bu partinin önde gelenleri, sadece 12 Mart 1971 Muhtırası döneminde değil, 1973 sonrası hem Ecevit'in hem de Demirel'in kurduğu hükümetlerde yer aldı.
Hele CHP-MSP hükümetinin 1974 yılında bitmesinden sonra kurulan Sadi Irmakhükümeti var ki, tam bir ucube... Güven Partisi'nin 13 milletvekilinin öncülüğünde kurulan bu hükümet, sadece 13 oy aldı ve kurulamadı ama tam 3 ay bu ülkede iktidar oldu.
Bütün bu bilgiler genç yaşta vefat eden akademisyen Gürkan Bozkır'ın, Güven Partisi üzerine yaptığı çalışmada yer alıyor. O çalışmaya sık sık atıf yapan "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" kitabının yazarı Onur Erim, şöyle diyor:
"Güven Partisi CHP'den koparılan 8'lere kurduruldu. Bu yapı vesayet sisteminin bir kurgusuydu. Millete dayanmıyordu. Kendilerini ülke tapusunun sahipleri gibi görenler, koalisyona ortak etti, içinden Melen gibi Başbakan çıkardı. Şimdi 'hayır' ekibinde yer alan Metin Feyzioğlu, dedesinin rolüne baksa, olanı kavrasa 'evet' der. Kurulu düzenin değişim ve dönüşümünü istemeyenler Feyzioğlu gibi aktörlere ihtiyaç duydu hep. Artık bu dönem bitti. Seçkinci, oligarşik yapının (rahmetli Talat Halman'ın tabiriyle) 'güve'leri artık bugün bir hiçtir. Ve kavga bundandır." Aynı şey, 90'larda DYP'den 47 milletvekili istifa ettirilerek Yalım Erez'e de yaptırılmak istendi ama olmadı.
Bugün CHP veya eski vesayetçilerin evlatlarının neden bu ucube sistemin devam etmesini istedikleri çok açık. Halkın iktidar vermeyeceğini biliyorlar ve bunun için de küçük ama etkili ortak olma hayali kuruyorlar. 16 Nisan bu kirli hesabın bozulma tarihi olacak.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019