Mahmut ÖVÜR
Dün, günü Suriye meselesinin çözümü için yapılan Türkiye- Rusyaİran üçlü zirvesini diken üstünde izleyerek geçirdik. Acaba nasıl bir karar çıkacak? Daha önce örneği yaşandı mı bilmiyorum ama ilk kez küresel çapta bir zirveyi dünya canlı izledi.
Üç liderin hassas kelimeler seçerek yaptığı konuşmalar zaman zaman "ipler kopacak" hissi yaratsa da en azından "ateşkes sürecek" havası verilmesiyle sürecin devam edeceği anlaşıldı.
Ancak bu beklentiler tam karşılanmadı.
İdlib'de kanlı bir sürecin ve derin sorunların yaşanması biraz ötelendi ama netleşmedi. Netleşmedi çünkü Astana sürecinin de bir gereği olan bu konuda Rusya ve İran açık tavır koymadı. Rusya ve İran, zirvede Astana sürecinin gereğinden çok, Esad'ın hâkimiyetinin tescillenmesini önceledi. Hatta Ruhani, açık açık "teröristler" diyerek geniş anlamda tüm Suriye muhalefetinin silahları bırakması şartını ileri sürdü. İş böylece HTŞ gibi terör örgütlerini aşıp, Özgür Suriye Ordusu gibi makul muhalefeti de kapsadı.
Bu da işlerin biraz daha gerilimli geçeceği, mülteci dalgası ihtimalinin ortadan kalkmadığı anlamına gelir.
Bu durum da, Türkiye'nin sorunu yeniden dünyanın, özellikle de AB ülkelerinin gündemine taşıması mecburiyetini doğuruyor. Çünkü gelecekte yaşanacak sorunlar sadece Türkiye'yi değil AB'yi de yakından ilgilendirecek. Zirvede ilginç bir nokta da, Başkan Erdoğan'ın ısrarla üzerinde durduğu Fırat'ın doğusundaki ABD varlığıydı. Bu konuda Başkan Erdoğan açık ve net konuştu:
"Bizler İdlib'e odaklanırken, dünya gözünü buraya çevirmişken Fırat'ın doğusunda tehlikeli olaylar yaşanıyor. DEAŞ tehdidi ve tehlikesi kalmamış olmasına rağmen ABD'nin bir diğer terör örgütünü desteklemesindenrahatsızız. 3 bine yakın kargo uçağını bölgeye göndermesi, yardımdabulunmasıyla bu terör örgütünün ne denli güçlendiği ortadadır. Bu durum sadece bizim milli güvenliğimizi değil, Suriye'nin toprak bütünlüğünü de bozuyor. Ortak tavır almalıyız." Kısaca Tahran'daki zirvede İdlib meselesinenokta değil virgül konuldu. Bundan sonrası Türkiye'nin İdlib'deki çabasına, AB'yi devreye sokmasına ve BM bünyesinde başlayacak siyasi sürecin başlamasınabağlı. O sürece geniş Suriye muhalefeti katılmadığı takdirde ortaya yeni bir Suriyefotoğrafı çıkmaz gibi görünüyor.
Yerelde ittifakı hangi partililer istiyor
Gündem ağırlıkla Suriye nedeniyle dış siyaset ama iç siyaset de hayli hareketli.
Yerel seçimler yaklaştıkça kimlerin aday olacağı, hangi partilerin ittifak yapacağı konuşuluyor; kimin nereyi ve nasıl kazanacağı tartışılıyor. Peki halk ne düşünüyor?
Yerelde oyunu nasıl veriyor? Yerel seçim olduğu için kendi partisi dışındaki adaylara sıcak bakıyor mu?
Bu konuda Optimar Araştırma Şirketi'nin yaptığı ankette ilginç veriler var.
Onlardan ikisi şöyle: "Kendi partime oy veririm" diyenlerin oranı sadece AK Parti ve CHP'li seçmenlerde yüzde 50'nin üzerinde.
Bu da demektir ki yerelde de yarış iki parti arasında geçecek.
Şu soru da yerel seçimlerin nasıl şekilleneceğini gösteriyor. "Genel seçimlerdekiittifaklar yerelde de sürmeli mi?" En yüksek tercih AK Parti ve MHP'li seçmenlerde görülüyor. CHP ve İyi Parti'de oranlar yüzde 50'nin altında...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019