Mahmut ÖVÜR
CHP'nin 34'üncü kurultayı öncesi Ankara'da kulisleri izliyorum. Sanıyorum hafta içi ilk kez kurultay yapılıyor. Batı'da bilinen bir uygulama ama biz de alışılan bir durum değil. Dünya değişiyor ve alışık olmadığımız çok şey yaşamımıza giriyor.
Düne kadar "statükoya" dört elle sarıldığı için dünyayı ıskalayan CHP, şimdi kurultayını "demokrasi ve değişim" sloganıyla açıyor.
İçini ne kadar doldurur göreceğiz ama bu bile CHP açısından bir dönüm noktası.
Ankara kulislerini izlerken CHP çevresinde iki tür CHP'li siyasetçi profili dikkat çekiyor. Küskünleri, "AKP'lileşiyor" diyenleri bir yana koyarsak "içerideki ve dışarıdaki" CHP'lilerden söz etmek mümkün.
İçeridekiler daha çok "Pozisyonumuzu koruyabilecek miyiz?" kaygısı içinde. Bu yüzden büyük çoğunluğu diken üstünde... Dışarıdakiler de kuşkusuz bir pozisyon bulabilir miyiz derdinde ama asıl dertleri: "Partimiz gerçekten değişiyor mu?"
CHP Genel Merkezi bu iki CHP'li tipinin kuşatması altında. Ama işin doğrusu genel merkez koridorlarını arşınlasalar da ne olup bittiğini birkaç kişiden fazla bilen yok.
Bir CHP'li şöyle diyor: "Birkaç gündür buradayım kimsenin bir şey söylediği yok. Genel merkezde en rahat iki insan gördüm; biri kurultay koordinatörü Gürsel Erol, diğeri de İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın... Belki böyle rahat olan bir iki kişi daha var, o kadar. Diğerleri kendi pozisyonlarından bile emin değiller."
CHP'nin aksaçlıları
CHP geleneğinden gelen deneyimli bir siyasetçi ise şöyle diyor: "Ben kendi adıma umutluyum. Partide değişim sürecek görünüyor. Gördüğüm kadarıyla genel başkanımız kapalı kutu. Ağzından kerpetenle laf alınmıyor. Her şeyi kurultay salonunda göreceğiz."
Ankara kulislerini dolaşırken adı en çok konuşulan isimlerden biri de eski Devlet Bakanı Kemal Derviş... Geçen yıl yapılan seçimlerden önce de Derviş adı kulislerde dolaşmış, biz de CHP'ye döneceğini yazmıştık.
Bu dönemde de aynı şey yapıldı. Sanıyorum bunu en çok isteyen kişi Kemal Kılıçdaroğlu. Kılıçdaroğlu'nun bir süre önce telefonla Derviş'i aradığı ve Derviş'in teklifi kabul etmediği biliniyor.
Peki, neden ikide bir Derviş adı CHP'de gündeme geliyor. Bu sorunun cevabını ararken, "CHP'nin aksaçlıları"yla karşılaştım. Bir süredir CHP'nin ana politikalarında "aksaçlılar" olarak nitelenen Şükrü Elekdağ ve Faruk Loğoğlu gibi isimlerin etkisi olduğunu duydum. CHP iç siyasette olduğu gibi dış siyasette de dikkate alınmak istiyor.
Derviş, bu kez yeşil ışık yakmadı ama yaksaydı CHP'lileri rahatlatacaktı. Çünkü CHP'nin hiçbir kurultayı bu kadar az tartışılmamıştı. Bunda iç kavganın bitmesinin etkisi olabilir ama asıl etki AK Parti'nin son hamleleri... Son günlerde medyanın gündemine bakın. Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu'nun AK Parti'ye katılma olasılığı CHP kurultayını gölgede bıraktı.
CHP'lilere göre, Kürt meselesindeki girişim de Leyla Zana atağıyla aynı akıbete uğradı.
Bakalım CHP yönetimi bugün kurultay salonuna bu hesapları yaparak mı girecek yoksa kendi iç dünyasıyla mı yetinecek?
Kulisleri arşınlarken yeni isimlerin kimler olabileceğini sordum. Prof. Dr. Burhan Şenatalar, Ankara Barosu Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Prof. Dr. Ahmet Özer, Çetin Soysal ve eski müsteşarlardan Necdet Basa dışında yeni isim yok gibi. Sürpriz işadamının kim olacağı ise merak ediliyor. Son haber de, 8 kişilik bilim kurulu hariç 80 kişilik bir anahtar liste yapılacak ve MYK üyelerinin hepsi listeye alınacak.
Parti Meclisi'ne alınmanın bir ölçüsü de Durdu Özpolat gibi bölgesinde veya Muhammet Çakmak gibi genel kamuoyunda etkili olmak.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019