Markar ESAYAN
Dün, Ortadoğu'da yaşananın aslında Batı'nın içsavaşı olduğunu, bunu ihraç ettiğini, Batı uygarlığının savaş ve sınıf kökenli derin bir sarsıntıyı şiddetlice hissettiğini ifade etmiştim. Savaş ve sınıfsal sorunlar, insanın doğasının kötü yönlerinin (günahın) Batı'da laik tezahür edinmiş halidir. Batı kendi uygarlığını kurarken milyonlarca kölenin eti ve kanı ile çalışan bir makineyi işletti. Bugün, bunun sonuçları, hem Batı'daki geniş “öteki” kitleler, hem de Suriye, Irak, Asya ve Afrika'dan Avrupa'ya yığılan mülteciler üzerinden Batı sınırlarına dayanmış durumda.
Eğer Batı, hemen Arap Baharları öncesi, Erdoğan'ın “One minute” ikazını ciddiye alabilseydi, buna aslında Filistinlilerden çok kendi uygarlıklarının ihtiyacı olduğunu çok kısa sürede göreceklerdi. Ama bir uygarlık ahlaki ve düşünsel sınırlarına erişmişse, olması gereken olmadan yeni yolu bulmak mümkün olmuyor.
Kaldı ki, Batı da yekpare değil ve hareket edebilecek esneklik ve basitliği çok uzun süre önce yitirmiş durumda. Vicdan Eichmann vakasında olduğu gibi parçalanmış ve bürokratik hiyerarşi departmanlarına bölüştürülmüş, bu uygarlığın merkezinde yer alan faydacılık (faydalı olanın ahlaki de olduğu) geleneği sivil toplumu da ele geçirmiş, Protestan ahlakı ile fakirliğin ayıp, zayıfın da güçlünün yemi olduğu kanısı kollektif bilince yerleşmiş durumda.
Türkiye ise bu işlerin hep ortasındaydı ve yarın da öyle olacak. Erdoğan'ın “One minute” çıkışı, Batı'nın eksik tarafını ve ahlaki düşkünlüğünü ortaya koyduğu gibi, yeni dünya düzeni kurulurken bağımsız/sürprizli davranabileceğini de işaret ettiği için nefret yarattı. Şimdi, hem Batı'ya (onların kaybettiği) daha anlamlı amaçlarınız olduğunu fark ettiriyorsunuz, hem de bağımsız davranma ihtimalinizin arttığını gösteriyorsunuz. Üstelik tam da yeni dünya düzeni kurulma aşamasında bunu yapıyorsunuz.
Ve siz, Batı'nın kurucu ötekisi olan Osmanlı'nın devamı kilit bir ülkesiniz.
Dün yeni dünya düzeni kurulurken iki ana akımın karşı karşıya gelebileceğini ifade etmiştim. Bu tahmin kabaca “ulus devletler” ve “küresel sermaye” arasında geçecek mücadeleye işaret ediyor. Muhtemelen ulus devletler küreselleşme ve teknolojik devrim karşısında korunmak için büyük dinlerle ittifaklara gidecekler, mezheplerin hamiliğini paylaşacaklar. Öte yandan küresel sermaye, ulus devletler ve büyük dinler karşısında, tek dünya devleti ve tüm insanları kapsayacak tek bir dünya dinini “ihtiyaç ve gereklilik” olarak kamuoyuna dayatmaya çalışacak. Bunun gerekli olduğunu da mezhepleri savaştırarak ikna edecekler.
Yani, öyle veya böyle dinlerin geri döndüğü bir yüzyıl olacak bu.
Olayları öyle bir geliştirecekler ki, son ve nihai bir savaştan kurtulmak için dünya hükümetini kurmayı başaracak bir sistemi dayatacaklar. Geriye sosyalizm ile serbest piyasayı mezcedecek bir ekonomik sistem kurmak ve din kurumları ile laik üstyapıyı birleştirmek kalacak.
Bunun için de İslam'ın bir yandan şeytanlaştırılması, bir yandan da Gülenciler gibi yapılarla içini boşaltarak tek dünya düzenine uyumlandırılması gerekirken, üçüncü bir seçeneğin ortaya çıkması engellenecek. (Bu bizim bölgemizde Yeni Türkiye olabilir mi?)
Muhtemelen yeni Papa'nın Katolik/Batı Ortodoks yakınlaşma denemesi (Kürtaja, aile kavramının kutsallığı ve boşanmaya, eşcinselliğe vs. toleransla) dünya dinine giden yolda bir uyumlandırma adımına dönüşebilir. (Doktrinde esnemez tutumu ile Bendiktus'un şeytanlaştırılması ve geri çekilmek durumunda kalması garip değil miydi? Katolik Kilisesi'ni zor durumda bırakan taciz haberlerinin gündemden aniden düşmesini nasıl yorumlayabiliriz?)
Bunun karşılığında ise, İslam alemi ile Batı/Doğu Ortodoksları arasında bir ittifaklaşma olabilir. Burada kilit ülkeler Türkiye ile Rusya ulus devletleri olduğu için, yeni denge oluşana kadar bu iki ülke epey karışık olacak.
Bu nedenle Türkiye'nin ya bağımsız davranamayacak şekilde yeniden Batıcıların eline geçmesi, ya da içsavaşla bölünüp etkisizleştirilmesi gerekiyor. Üç senedir yaşadığımız kâbusun nedeni bu. O yüzden önümüze bölünme ya da darbe seçeneklerini, yani Suriye ve Mısır modellerini koymuş durumdalar. DAEŞ ve PKK'nın işlevi de bu. DAEŞ ile PKK arasında Türkiye'yi bu iki seçenekten birisine sürüklemek isteyecekler. DAEŞ kötü İslam'ı, PKK da Batı'nın laik piyadesini temsil etmekte.
Paniğe gerek yok. Üç yıldır çok ağır denemelere karşın Erdoğan'da sembolize edilen hareket çökertilebilmiş değil. Bu eski paradigmanın iktidar ve güç kaybını ima ettiği kadar, tarihin çarklarının bir kez daha dönmeye başladığını gösteriyor. Üst akıl yeteri kadar güçlü olabilseydi, biz ondan bahsedecek fırsatı bulamayacağımız gibi, son üç yıldaki girişimlere gerek kalmaz, paralel yapı kimsenin ruhu duymadan yeni formatı Türkiye'ye atardı.
Çünkü gerçek iktidar, üzerinde hiç konuşulmayandır.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019