Mehmet BARANSU
Çok değil bundan bir yıl kadar önceydi. Seçmene büyük umutlar vermiş, yeni anayasa hazırlayacağı vaadiyle oylarını yüzde 50’ye çıkarmıştı. Bir siyasi parti için her iki seçmenden birinin oyunu almak büyük başarıydı. Tayyip Erdoğan ve arkadaşları bunu başarmışlardı. Ancak parti anlaşılmaz bir şekilde seçimden iki ay sonra yalpalamaya başladı.
İlk büyük hatasını şike soruşturmasında yaptı. Önce soruşturmaya büyük destek verdi. Aziz Yıldırım’ın cezaevinden Başbakan’ı hedef alan açıklamaları, taraftarlar arasında dalgalanmalara neden oldu. Oy korkusu AK Parti’yi endişelendirmeye başladı. Geri adım attı.
Şikecileri aklamak için yol haritası belirlendi. Meclis’teki yasayı, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Nihat Özdemir’le görüşmesi takip etti. Özdemir, Aziz Yıldırım’la cezaevinde görüştü. İktidarı hedef alan açıklamalardan vazgeçildi. Söylem değişikliğine gidildi.
Operasyonun arkasında iktidarın değil, Cemaat’in olduğu propagandası yapıldı. Cemaat kulübü de ele geçirmeye çalışıyordu. Bu doğru olmayan bilgi kamuoyuna planlı bir şekilde her gün pompalandı. İktidar bu yeni durumdan memnundu. Hedeften çıkmış, Cemaat hedefe konmuştu. Artık ikinci yol haritası da hayata geçirilebilirdi. Şike aklanmalıydı. Yaşananları hepimiz hatırlıyoruz. Öyle de oldu.
Ancak kamuoyu durumdan hiç de hoşnut değildi. AK Parti seçmeni bir kırılma yaşamıştı. Bu durumun geçici olacağı, unutulacağı düşünüldü ama öyle olmadı. Taraftar bu durumu bir yere not etti.
AK Parti hata üstüne hata yapmaya başladı. Sayıştay Kanunu’nda yapılan değişiklik, belediyelerin yolsuzluklarının üstünün örtülmesi, Meclis’ten yasa geçirilmesi, Özel Yetkili Mahkemeler’le ilgili düzenlemeler, Uludere faciası, sorumluların iktidar eliyle ortaya çıkarılmak istenmediği algısının her geçen gün artması, MİT Yasası’nın bir gecede Meclis’ten geçirilmesi, düşürülen uçağımız, kamuoyuna yanlış bilgilerin aktarılması, terör ve son olarak Suriye... İktidar, seçmeni tarafından eleştirilmeye başlandı.
Suriye politikasındaki çıkmaz, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun BM’de dünya kamuoyuna “bize yardım edin” çığlığı atması, ABD’nin tampon bölge ve Suriye’ye müdahale tekliflerini reddetmesi iktidarı hiç olmadığı kadar tartışılır noktaya getirdi. Ortadoğu lideri olduğu iddia edilen Erdoğan, zayıflıyordu.
İktidar, hiç olmadığı kadar çaresiz bir fotoğraf veriyordu. BDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldıracakları yönündeki açıklamaları, kaybettiği milliyetçi oyları tekrar kazanmak için söylemini sertleştirmesi de hatanın devam ettiğini gösteriyordu.
İktidar ve çaresizliği eleştirilmeye başlanmıştı. Kendi seçmeni tarafından da güven sorunu yaşıyordu. Bu bir siyasi parti için en istenmeyen durumdu.
Hükümet medyayı eleştirerek, suçlayarak bu çıkmaz içinden kurtulacağını düşündü. Ancak unuttukları bir nokta vardı.
Asker de daha önce medyayı sert şekilde eleştiriyor, zapturapt altına almaya çalışıyordu. Medya askerden, postaldan yıllarca korktu. Emir eri gibi çalıştı. Eleştiri kelimesini unuttu. Ancak ilk kez(Nokta dergisini farklı bir yere koyuyorum) 2007 yılında bir gazete yayın hayatına başladı ve askeri, icraatlarını masaya yatırdı. Kral çıplak dedi.
Ne siyaset, ne toplum ne de medya bu duruma alışkındı. Karşımızda, eleştirilmez sapasağlam duran bir sur vardı. Taraf gazetesi yazdıklarıyla o sura her gün atış yaptı. Çok geçmeden surda delik açıldı. Gazete o delikten içeri girdi ve medyaya, topluma korkulacak bir durum olmadığını haykırdı. Kendileri de bu delikten içeri girebilirlerdi. Öyle de oldu. Medyayla birlikte toplum da aynı yolu seçti. İçerinin zannedildiği gibi çok da temiz olmadığını gördü. Korku duvarı aşılmıştı.
Bugün iktidar için de aynı durum sözkonusu. Dün gücü elinde bulunduran asker eleştirilmiyordu bugün iktidar. Taraf’ın şuan yaptığı da geçmişte yaşananlardan farklı değil. İktidar gazete ve çalışanlarını hedefe aldıkça daha sert bir karşılık alıyor. İktidarın surunda da delik açılmış durumda. Bugünün dünden farkı ise AK Parti seçmeni medyadan önce içeri girdi.
Bu iktidar için büyük bir tehlike. Bir yıl önce bu noktaya geleceği tahmin edilmeyen iktidar ve seçmen, iki yıl sonra çok farklı bir tablo önümüze koyabilir.
İktidar hatalarını bu süreçte görebilir mi bilemiyorum. Bundan emin de değilim. Sıkışmışlıktan kurtulması imkânsıza yakın gibi.
Ancak yine de bir yol varmış gibi geliyor bana.
Hem iktidar hem toplum bu sıkışılmışlıkta bir şok etkisi yaşayarak, bu durumdan kurtulabilir. Bu şok da yeni bir anayasa olabilir.
AK Parti, özgürlükçü yeni bir anayasa programı açıklayabilir. Tıpkı çılgın projede olduğu gibi. İçerik toplumu derinden sarsabilir. Şok, yeni bir umuda dönüşebilir. Bu siyasette yeni kırılmalara, heyecanlara neden olacaktır. İktidar kaybettiği güveni bu yolla tekrar elde edebilir. Kaybedilen seçmen tekrar kazanabilir.
Aksi hâlde bugün kendi seçmeninin kafasında soru işaretlerine neden olan iktidar, iki yıl içinde ciddi oranda oy kaybı yaşayacaktır. Oyumuz halen yüzde ellilerde diyorlarsa, bu da kendi bilecekleri iş. Bir yıl öncesine bakmalarını tavsiye ederim.
Fotoğraf “bizim mahalleden” çok farklı görünüyor. “Bizim mahalle” neresi mi? 2007’den beri AK Parti’ye oylarıyla destek veren yüzde ellilik mahalle. Komşu mahalle...
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.01.2016
5.02.2016
28.12.2015
15.12.2015
9.02.2015
30.11.2015
23.11.2015
16.11.2015
9.01.2015
26.10.2015