Mehmet DOĞAN
PARTİ DİSİPLİNİ
28.02.2013
1841
Türkiye’de siyasi partilerin en önemli karakteristiği, dünyanın bazı ülkelerinde de mevcut olan güçlü parti disiplinidir.
Parti disiplinin mutlaka olumsuz ve olumlu olmak üzere iki sonucu vardır. Olumlu sonucu, partilerin siyaset sahnesinde tek ve büyük aktörler olduğunu varsaydığımızda, kararların bütünlüğüdür. Her parti üyesi milletvekili, partinin aldığı karara uyum sağlar, istisnalar dışında tüm milletvekilleri ortak karar verirler. “Milletvekilleri partilerin temsilcileridir ve partilerinin fikir düzleminin dışına çıkmamalıdır” düşüncesi bu durumu açıklamakta kullanılır.
Diğer yandan güçlü parti disiplinin olumsuz yönlerinin altını çizmekte yarar görüyorum. Partinin kadrolarında görevini sürdüren milletvekillerinin düşüncelerinin homojen bir biçimde, yani aynı olduğu varsayılır. Yani bir partiyi mecliste 200 milletvekili temsil ediyorsa, 200 aynı düşünen insanın aynı yerde buluştuğu kabul görür. Peki, bu mümkün müdür? Herkes bir konu hakkında aynı fikirde olabilir mi? Ya da parti disiplininin izin vermediği düşünülerek, siyaset alanını zenginleştirecek fikirler engellenmeli midir?Milletvekillerinin halkını temsil etmesi adına, siyasi partiler Meclise ulaşmakta bir araç mıdır, yoksa partilerin Meclis’te söz sahibi olması için milletvekilleri birer etkisiz aktör müdür?
Bu noktada şu sonuca ulaşılabilir: Milletvekillerinin halkı temsil ettiği iddiası bir rüyadan ibarettir. Asıl olan partinin aldığı kararların yürütülmesi için gerekli sayıya ulaşmaktır. Bu sayının koltuk doldurmakla ifade edilmesinden dolayı, milletvekillerinin koltuk doldurma işlevi vardır denebilir. Partilerin politikaları Merkez Yürütme Kurullarında belirlenir, milletvekilleri buna uymakla yükümlüdür. Aksi taktirde yaptırımlar söz konusudur.
Bence bu ülkenin demokrasi idealine en çok zarar veren geleneklerden biri parti disiplininin katılığıdır. Düşüncelerin önündeki engel anlamına gelir. Milletvekillerinin, Meclisin alacağı kararlar noktasında fikir yarışına girmesi de benim hayalimdir. Onlarca yetişkinin parti yöneticilerinin iradelerine biat etmesi durumu demokrasi ayıbını sembolize etmektedir.
Hâlbuki TBMM’de halkına hizmet etmek göreviyle bulunan milletvekillerinin her biri, parti politikalarını eleştirebilmeli, aksi öneriler sunabilmelidir. Ancak bu noktada Parlamento’nun denetleme işlevini yerine getirmesi mümkündür. Siyasi iradenin sıkça kullandığı Güçlerin Ayrılığı Prensibi gereğince: Yasama Erki, Yürütme Erkini denetlemek görevini üstlenmiştir. Parti disiplini yazılı bir kural gereği uygulanan bir tutum değildir, bir milletvekili kesinlikle partisinin aksine bir irade gösterebilir. Geleneksel bir eylemdir. Parti disiplinin olmadığı, milletvekillerinin dik bir iradeyle düşüncelerini savunduğu bir ortamda, örneğin yolsuzlukların sorgulandığını görebiliriz. Ancak aksi olduğu için, kendi partisinden Bakan olmuş birini, her suçlamaya karşı kollayan, soruşturmaya dahi izin vermeyen halk temsilcileri kitlesiyle karşı karşıyayız.
Özetle, parti disiplini halkın iradesine değil, partinin yönetici kadrolarının otoriterleşmiş konumlarına hizmet etmektedir. Milletvekillerinin varlıklarının niteliğini sorgulatmaktadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.08.2014
22.07.2014
11.07.2014
5.06.2014
25.04.2014
24.04.2014
4.04.2014
1.04.2014
12.03.2014
7.03.2014