Mehmet Ocaktan
Modern zamanlarda Müslüman dünya Kur’an’ı ve İslam’ı anlama konusunda derin bir kriz yaşıyor. Bir kere Kur’an’ın evrensel mesajını bu çağın diliyle okuyamıyoruz, daha da vahim olanı ayetleri nüzul şartlarından ve bağlamından kopartarak Kur’an’ın çağlarüstü olma vasfına zarar veriyoruz. Eğer bugün Kur’an’dan çıkarak yaşanabilir bir dünya tasavvuru oluşturamıyorsak bir yerlerde bir yanlışlık var demektir.
Neredeyse bütün İslam toplumlarında ritüellere ve görselliğe indirgenen bir din anlayışı hakim. Bu yüzden de değişimin devasa boyutlara ulaştığı bir dünyada, insanlara din adına ulaştırabileceğimiz bir mesajımız yok. Mesela bir “felah/kurtuluş” çağrısı olan ezanla insanlığı nasıl inandırıcı bir kurtuluşa çağıracağımızı bilmiyoruz.
Evet ezan özü ve anlamı itibariyle bir kurtuluş çağrısı, ama bu çağrının Müslüman dünyada bir karşılığı yok. Herhalde dünyanın değişik coğrafyalarında yaşayan hiçbir birey, İslam toplumlarının mevcut görüntüsüne bakarak İslam’ın ve ezanın bir kurtuluş çağrısı olduğuna inanmayacaktır. Ne yazık ki kendi çocuklarımız bile inanmakta güçlük çekiyorlar. Ve daha da vahim olanı; günümüz İslam ülkelerinde yaşayan insanlar, ölüm pahasına içinde bulundukları dünyadan kaçmanın yollarını arıyorlar.
***
Düşünün ki, kendisine en şedit düşmanlığı göstermiş müşrikleri bile Kur’an’da “onu yurduna ulaştır” şeklinde ifade edildiği gibi salimen yurduna ulaştıran, kendisine defalarca ihanet eden münafıklara bile af dileyen ve herkesin ihtiyacını karşılayabilmek için yardımına koşan bir şefkat, merhamet ve rahmet peygamberimiz var ama günümüzün Müslümanları bu kuşatıcı sevgi peygamberine rağmen, kendilerinden olmayanlara karşı nefret diliyle konuşmayı tercih ediyorlar.
Özellikle Tevbe suresindeki “Onlar sizinle antlaşma yaptıktan sonra antlarını/ahitlerini bozar, dininiz/inancınız hakkında ileri geri konuşurlarsa, işte o zaman kafirler güruhunun ele başlarıyla savaşın. Evet onlarla savaşın ki bu sayede kötü davranışlarından vazgeçsinler” ayeti kendi bağlamı dışında farklı şekillerde yorumlandığı için, maalesef zamanla İslam kültüründe selefi gelenek güçlenmiş ve dinin evrensel mesajı gölgelenmiştir. Oysa Tevbe suresinin hemen tamamındaki Kur’ani söylemi, o günün şartlarında Müslümanların maruz kaldığı ekonomik ve siyasi kuşatılmışlık hali içinde değerlendirmek gerekiyor. Unutmayalım, müşriklere karşı Kur’an’daki bu sert söylem, bütün müşriklere karşı değil, yaptıkları anlaşmaları bozan ve doğrudan Müslümanları hedef haline getirenleri kapsamaktadır.
Eğer bugünkü dünyada Tevbe suresini bağlamından kopararak, Müslümanlar dışındaki herkesi “düşman” tanımı içine alarak yorumlarsak, İslam’ın evrensellik ilkesine zarar vermiş oluruz.
İslam tarihindeki tecrübelere bakarak söylemek gerekirse; Kur’an’ın evrensel mesajının doğru anlaşıldığı bütün dönemlerde Müslümanlar güçlü medeniyetler inşa etmişler, pozitif ve İslami bilimlerde, felsefede, sanatta, mimaride büyük eserler ortaya koymuşlardır. Ancak ne yazık ki, zaman içinde İslami düşüncedeki güncelleme zayıfladıkça taassup artmış ve dinle hayatın arasındaki mesafe açılmıştır.
***
Bu konuda ‘Yetkin Düşünce’ dergisinin son sayısında Esat Arslan’ın “Tarık b. Ziyad 21. Asırda Yaşasaydı Tevbe suresini nasıl okurdu” adlı ilginç bir makalesi var. Tarık b. Ziyad’ın İspanya’da kurduğu medeniyette bütün şehirlerde üniversitelerin ve kütüphanelerin kurulduğunu, pozitif ve dini bilimlerde, felsefede büyük bir inkişafın yaşandığını, Müslümanların, Hristiyanların, Yahudilerin tam bir hoşgörü içinde birlikte yaşadıklarının altını çizen Arslan şöyle bir tespitte bulunuyor: “Bugünün Müslümanlarıyla Endülüs’ü fetheden Tarık b. Ziyad ve askerlerinin arasında ciddi bir vizyon farkı var. Tarık b. Ziyad Avrupa’ya ışık tutmuş bir uygarlığı yaratırken Kur’an okuyordu. Ve ilkelerini Kur’an’dan türetiyordu. Biz de Kur’an okuyoruz. İlkelerimizi Kur’an’dan türetiyoruz. Fakat İsa’nın evrensel sevgi mesajından Engizisyon melanetini yaratmış Ortaçağ Hristiyanları gibi okuyoruz sanki Kur’an’ı.”
Galiba modern dünyada, Müslümanlar olarak bir şeyler söyleyebilmek için öncelikle Kur’an’ın mesajını ve Hz. Peygamberin sünnetini normatif düzenlemelere hapsetmeden, dinin özündeki ahlak ve hikmeti doğru anlamak gerekiyor.
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025