Mehmet Ocaktan
Epey bir süredir ısrarla ve inatla İslam dünyasının şu anda özellikle insan hakları alanında yaşadığı perişanlığın ve asla Müslümanlara yakışmayan insan hakları fukaralığının altını çizmeye çalışıyorum.
İşte tam da bu hali teyit eden hüzünlü bir örnek... Geçtiğimiz günlerde İstanbul Bağcılar İlçe Müftülüğünün, ailede yaşanan sorunlara dikkat çekmek için düzenlediği “Günümüz Ailesinde Problemler ve Çözüm Yolları” konulu konferansta konuşan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Kösebaşka bir söze gerek bırakmayacak kadar ibret verici şu ifadeleri kullanıyor: “Şimdi insan hakları diye bir şey getirdiler. Kadın hakları ve çocuk hakları, işçi hakları, hasta hakları diye... Batı dünyasından bize gelen seküler haklar çatışma kültürünün ürünüdür.”
***
Bir zihin fukaralığının ürünü olan bu ifadelere neresinden bakarsanız bakın, gerçekten Müslümanlar adına hüzün verici... Maalesef dindarlığı sadece belli ibadetlerin yapılması, sakal, sarık, cübbe gibi dar bir alana hapsettiğimiz için insan haklarının korunması, hakkın-hukukun gözetilmesi, kadın ve kız çocuklarının haklarının korunması, eşitlik, şeffaflık, liyakat gibi kavramlar dini değerlerimiz açısından bir anlam ifade etmez hale geldi.
Oysa ‘insan hakları’na İslam’ın temel kaynaklarında sürekli vurgu yapılmakta ve dinin temeli adeta Allah ve kul hakkının korunması üzerine bina edilmektedir. Unutmayalım ki, Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in ortaya koyduğu din sadece belli ibadetlerle sınırlı değildir. Dahası, insani ve ahlaki davranışlarla birlikte, insan ve tabiat ilişkisi de dinin alanı içindedir.
Ne yazık ki liyakatsizliğin ve kalite kaybının adeta zirve yaptığı günümüz İslam dünyasında, İslam’ın çağlarüstü bir din olduğu gerçeğini ve her çağın insanına söyleyecek bir sözü olduğunu anlatacak vasıfta bilim insanlarının bulunmaması dindarların en acı gerçeğidir.
Esasen insanlık tecrübesinin ortaya çıkardığı değişim ve gelişmeler dinin alternatifi olmak durumunda değildir. Hal böyle olunca, insanlık tarihinin akışı içindeki toplumsal değişimleri ilahi iradenin karşıtı gibi göstermek doğru da değildir. Gerek dini, gerekse geçmişte yaşanan sömürgeci zihniyet yüzünden Batı’ya karşı duyulan haklı öfkeyi bir noktaya kadar anlamak mümkün, ancak bu öfkenin insanlığın ortak değerleri olan ‘insan hakları’ ve ‘özgürlük’ gibi değerlere yönelmesi anlaşılabilir değildir, ayrıca hakkaniyetli de değildir.
***
İşte tam da bu zihinsel kirlenme yüzünden adının önünde ‘Prof.” unvanı bulunan sözde okumuş insanlar “Şimdi insan hakları diye bir şey getirdiler” gibi saçmalıklarla hepimizi utandıracak dindarlık fotoğrafı sunmakta bir beis görmüyorlar.
Bu dramatik manzara, aslında İslam dünyasındaki bilim, sanat ve teknoloji alanındaki geriliğin de en çarpıcı örneğini oluşturmaktadır. Maalesef eleştirel düşüncenin uğramadığı İslam ülkeleri bilimsel ve teknolojik alanda dünya ile yarışacak vasıfta bilim insanlarından mahrum bulunmaktadırlar.
Eğer özgür düşünceye ve liyakate dayalı eğitim kurumları oluşturabilseydik, modern çağın değerleri olan özgürlük, rasyonel düşünce, demokrasi, eşitlik, kadın ve çocuk hakları gibi değerlerin esasen İslam’ın öz değerleri olduğunu anlatabilecek bilim insanlarımız olurdu.
Artık şunu açık yüreklilikle ifade etmek gerekiyor, günümüz İslam toplumlarının dünyanın genel gidişatına, evrensel değerlere duyarsız kalarak ve de klasik kültür kodlarına hapsolarak modern zamanların insanına Kur’ani mesajı ulaştırmalarının imkan ve ihtimali yoktur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025