Mehmet Ocaktan
Şeriat normlarını esas alan İslami yönetim modelinin, günümüzde İran benzeri ülkelerdeki uygulamalarının politik proje olarak başarısızlığa uğraması da gösterdi ki 'İslam devleti' hayali imkansız bir projedir.
Örneklere bakarak söylemek gerekirse hiçbir Müslüman ülke “İslami devlet” modelini başaramadı. Zira kolonyalizm sonrasında benimsedikleri politik örgütlenme, otoriter ve baskıcı bir modelin ötesine geçemedi.
Maalesef günümüzün Müslüman ülkeleri, yaşadığımız çağın şartları içinde kendilerini nasıl uygun biçimde yönetebileceklerine dair İslam’ın temel evrensel metinlerinden pozitif örnekler çıkaramadıkları gibi modern tecrübeyi de yeterince içselleştirememişlerdir. Dolayısıyla bugünkü Müslüman dünyadaki hukuki ve politik uygulamalardan dikkate değer bir model ya da yol gösterici söylemsel alan bulma imkanı yoktur.
McGill Üniversitesinde İslam hukuku çalışmalarında önde gelen isimlerden birisi olan Prof. Wael B. Hallag, “İslami devlet”in hem bir imkansızlık barındırdığını, hem de çelişkili bir tamlama olduğuna dikkat çeker. Hallag’a göre erken dönemde, yani on iki yüzyıl boyunca İslam’ın ahlaki yasası olan şeriat, örfi hukuk ve yerel örfi pratiklerle başa çıkmış ve hem toplumu, hem de yönetimi düzenleyen en üst ahlaki ve yasal kuvvet olmuştu. Ancak XIX. Yüzyıldan itibaren şeriat tarafından düzenlenen sosyo-ekonomik ve politik sistem kolonyalist Avrupa’nın elinde yapısal olarak parçalandı. Dolayısıyla içi boşaltılan şeriat, artık kişinin hukuki durumunun modern devlet tarafından konumlandırılabilmesi için gerekli bazı hammaddelerin tedarikine indirgenmiştir. (1)
Belirtmek gerekiyor ki “İslami devlet” modeli tarihte hiçbir zaman var olmamıştır. Zira devlet modern bir kavramdır, bu açıdan bakıldığında modern devletle İslami yönetim, yada Müslümanların yönetimi arasında yapısal ve niteliksel farklılıklar vardır. Hallag’ın da ifade ettiği gibi günümüzde İslamcıların, modern devletin şeriat kurallarına tabi kılınabilir, dini bir çerçevede yönlendirilebilir ve hayata geçirilebilir olduğuna ilişkin kanaatleri bir yanılsamadan ibarettir.
Kuşkusuz bu değerlendirmelere bakarak modern liberal devletin önemsiz olduğu kanaati oluşmamalıdır. Yüzyıllara dayanan insanlık tecrübesi göstermiştir ki, insanlığın bulup geliştirdiği en ehven yönetim biçimi demokratik modeldir.
Modern devletin liberal ve rasyonel yorumuna yönelik sert eleştirilerde bulunan Hallag, hukukun üstünlüğüne ve otonomisine karşı siyasal olanın önceliğini ve özerkliğini savunan Alman düşünür Carl Schmitt’in tezlerinden hareket ederek kuvvetler ayrılığına karşı çıkmaktadır.
Oysa modern devletin esasını kuvvetler ayrılığı prensibi oluşturmaktadır. Şunu açıkça belirtmek gerekiyor ki modern zamanlarda ister Müslümanlar, isterse başka toplumlar kuracakları devletin temelini kuvvetler ayrılığı ve denge-denetleme esasına dayandırmak zorundadırlar.
Her ne kadar Hallag, “Hakimiyet Allah’ındır” yaklaşımından hareketle İslam siyaset düşüncesinin Tanrı’nın mutlak egemenliğine dayanması gerektiği tezini savunuyorsa da, bu tez Kur’an’ın yaklaşımıyla örtüşmemektedir. Evet mutlak güç Allah’ındır, bu konuda Müslümanlar arasında bir ihtilaf yoktur. Ancak Kur’an’da siyasi egemenliğin insana ait olduğu açıkça belirtilmektedir.
Aslında modern devlette “kuvvetler ayrılığı”nın zaaflar içerdiğini belirterek karşı çıkan Hallag, İslami yönetimin kuruluşunda esas olması gereken 9 kuralı sıralarken açıkça “kuvvetler ayrılığı”nı ve hukukun üstünlüğünü savunmaktadır. Hallag İslami yönetim için asgari şartları sıralarken ilk dört maddede aynen şöyle diyor: “1-Allah’ın kozmik ahlaki kanunlarının, ahlaki prensipler sistemi olarak, pratik yasal normlara dönüştürüldüğü bir ilahi egemenliğin kurulması; 2-yasamanın-pratik ‘yasal’ normların keşfedicisinin tamamen bağımsız olduğu, ülkenin bütün kanunlarının kaynaklarını hakiki anlamda temsil ettiği aktif bir kuvvetler ayrımı; 3-yasama ve yargı güçlerinin, olgu ve değerin, Olan ve Olması Gereken’in eksiksiz bir karışımı olan ahlaki bir kumaştan dokunması; 4-yürütme gücünün büyük ölçüde yasama iradesinin uygulaması ile sınırlandırılması ve bu irade ile orantılı olarak geçici ve küçük çaplı yönetsel düzenlemeler yapmasına izin verilmesi.” (2)
Galiba esas mesele “İslami devlet” modelinin özellikle kendisini “İslami” olarak niteleyen kesimler nezdinde olgunun hiçe sayılarak şer’i hükümlerin uygulanmasının hırsızın elinin kesilmesi, zina yapanın recmedilmesi, içki içenin dövülmesi vb. uygulamalara indirgenmesi olarak görülmesidir. Oysa yasalar ancak canlı ve devingen bir olgu içerisinde biçimlendiği oranda önem arz ederler. Dolayısıyla bugünün Müslümanlarına düşen geleneğin çağdaş verili durumla uyuşmayan yanlarını ayıklayarak, çağımıza uygun bir dille yeniden şekillendirmektir.
1-Prof. Dr. Wael B. Hallag, İmkansız Devlet, s.13
2-a.g.e, s.234
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025