Mehmet Ocaktan
AK Parti 2002’den bu yana son yerel seçimler hariç, yapılan bütün seçimlerden zaferle çıktı. Bir siyasi iktidar açısından bu çok uzun bir zaman… Doğal olarak bu durum toplumun önemli kesimlerinde iktidarın sağladığı avantajlardan da kaynaklanan ve terkedilmesi hiç de kolay olmayan alışkanlıklar oluşturdu.
Vazgeçilmeyi zorlaştıran sadece ekonomik alışkanlıklar değil elbette. Özellikle değişime kapalı olan kesimlerin dini ve kimliksel hassasiyetler noktasında bazı endişelerinin olabileceğini dikkate almak gerekiyor.
İktidarın ekonomik nimetlerinden fazlaca yararlananları bir tarafa bırakırsak, esas itibariyle muhafazakar kesimler AK Parti iktidarının halihazırdaki gidişatından, yaşanan ahlaki çürüme ve yozlaşmadan hiç de memnun değiller.
Ama unutmayalım, dindarlık hassasiyeti olan önemli bir kesim tam 19 yıldır bu iktidara oy veriyor. Evet dindar kesimler de AK Parti hikayesinin artık sonuna gelindiğini görüyor ama haklı olarak yeni dönemde nasıl bir iktidar denklemiyle yönetileceğini de görmek istiyor. Kabul etmek gerekiyor ki özellikle muhafazakar kesimler, hak ve özgürlükler anlamında geçmişte yaşanan mağduriyetlerin tekrarlanmasından endişe ediyor olabilirler. Kuşkusuz, muhalefet partileri açısından bakıldığında bu endişeyi doğrulayacak en küçük bir işaret bile bulunmamaktadır. Tam aksine mevcut iktidarın hak ve özgürlükler karnesi, yakın siyasi tarihimizdeki bütün iktidarlardan daha kötü durumdadır.
Eğer bu olumsuz tabloya rağmen, dindarlar bu kadar yolsuzluk, hukuksuzluk, rüşvet ve çete-mafya işleriyle birlikte anılır hale gelen bir iktidardan hala vazgeçmekte sıkıntı çekiyorsa burada Türkiye’nin sosyolojik gerçekliğinden kaynaklanan bir sorun var demektir. Bu endişeleri izale etmenin yolu; geçmişte hak ve özgürlükler bağlamında mağduriyetler yaşayan kesimlerin vicdanlarını rahatlatacak ve onlara güven verecek kuşatıcı bir siyaset dilidir.
Meseleye muhalefet partileri açasından baktığımızda, geçmişteki “tek parti” dönemine atıf yapılarak bir değerlendirme yapılacak olursa en dezavantajlı konumda olan parti CHP’dir. Ama böyle bir değerlendirme gerçekçi de, hakkaniyetli de olmaz. Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu’nun demokrat ve değişimci tavrı, bize bugün başka bir CHP’yi konuşma imkanı tanıyor. Mevcut siyasal yapı içinde bir karşılaştırma yapmak gerekirse, bugünkü AK Parti’nin 1940’lardaki “tek parti” döneminin CHP’sinin yerini aldığını, bugünkü CHP’nin ise daha değişimci bir irade ortaya koyduğunu söylemek mümkün.
Ama bütün bunlara rağmen, hala belli korkuları aşamamış mevcut muhafazakar alışkanlıkları da dikkate alarak AK Parti tabanındaki memnuniyetsizleri ikna edecek bir cumhurbaşkanı adayı tespit etme zorunluluğu ortadadır.
Öyle anlaşılıyor ki erken ya da zamanında yapılacak bir seçimde Cumhur İttifakı’nın parlamentoda çoğunluğu sağlaması mümkün görünmüyor. Araştırma şirketlerinin yaptığı bütün anketlerde iktidar bloğunun erişebildiği en iyimser rakam yüzde 45 civarında, bu rakam daha da aşağıya düşebilir. Yani toplamda muhalefet cephesi yüzde 55’lerde…
Ancak muhalefet açısından esas problem, cumhurbaşkanlığı ipini göğüsleyecek ismin tespit edilebilmesi… Aday olacak ismin öncelikle bütün muhalefet bileşenlerinden oy alabilecek bir kabiliyete sahip olması gerekiyor. Dahası ve de en önemlisi HDP bu cumhurbaşkanlığı formülünün neresinde olacak?
Nitekim HDP Eş Genelbaşkanı Pervin Buldan yaptığı açıklamada “Hiç kimse Kürtlerin, Kürt halkının oylarını çantada keklik olarak görmesin” diyerek hem Millet İttifakı’na, hem de Cumhur İttifakı’na önemli uyarılarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde Selahattin Demirtaş’ın “Bizi iki kötüden birini seçmek zorunda bırakmayın” mesajı da buna eklendiğinde HDP Millet İttifakı’na diyor ki: “Bize Kürt halkının oy veremeyeceği bir adayla gelmeyin…”
Şu anda Türkiye’de yaşanan yönetim krizinin toplumda yarattığı duygusal kırılma dikkate alındığında gelecek endişesi yaşanması kaçınılmaz. Doğal olarak insanlar böyle anlarda “Acaba bunlar giderse daha kötü bir durum ortaya çıkabilir mi” benzeri endişeler yaşayabilirler. Ama unutmayalım ki son dönemde demokrasimizin standardı büyük oranda düşmüş olmasına rağmen, eğer bu ülkede 1876’dan bu yana sandık kurulabiliyorsa, değişim umudu hep var demektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
31.12.2025
29.12.2025