Mehmet TIRAŞ
Gerçekten Cumhurbaşkanı Erdoğan çok tuhaf bir insan.
Anlamakta insan güçlük çekiyor.
Kamuoyunun önünde bu kadar tutarsız ve hırçın olan bir insan mutlaka evinde terör estiriyordur.
Son beş yıl içerisinde nerede ne yapacağını nasıl bir konuşma yapacağını ve nasıl hareket edeceğini kestiremiyorsunuz.
Bu sadece kişisel ilişkilerinde değil, siyasi ve sosyal konuşmalarına göz atmanız yeterli.
Hiçbir tutarlığı yok konuşmalarında ve hareketlerinde.
Bir insan bu kadar mı aydın vasfından uzak olur.
Hoşgörü, mizah yok gibi.
Muhalefete ve çoksesliliğe yabancı birisi.
Aslında Erdoğan ile geçmişte siyaset yapanların ailece yakın tanıyanların söylediklerini dinleyince yaptıkları yanıltmıyor ama sıfatına yakışmıyor; yoksa bu tutumu kişiliğini ve karakterini tamamlayan ve yanıltmayan bir gösterge.
Erdoğan yıllarca İttifak yaptığı hatta yediği içtiği ayrı gitmeyen kişi ve cemaatle ilgili olanları anlatmaya gerek var mı?Şimdi ne istediler de vermedik diyor,peşinden bunlar çete, terör örgütü, inlerine ineceğiz, hoca efendi oldu alim müsveddesi, paralel devletin lideri vatan haini gibi saydırıyor.
Çözüm sürecinden bahsediyor Dolmabahçe mutabakatını tanımıyor masayı devirdikten sonra,PKK bizi istismar etti iki yıl şehirlere silah yığınağı yaptı ve yollara bombalar döşedi diyebiliyor..Bunlar kimin iktidarında oldu?Sizin.Perki bu suçun ortağı siz değilmisiniz;bunlara göz yummanız terör örgütüne yataklık etme suçuna girmiyor mu?
Erdoğan siyasi muhaliflerinin ve medyadan kendine yöneltilen olması gereken medeni bir eleştiri karşısında küplere biniyor başlıyor saydırmaya, bunlar alçak,namussuz,şerefsiz,hain gibi kavgada söylenmeyecek sözlerle hakaret ediyor.
Muhalif olan tüm gazeteler ve yazarlar hakkında dava açıyor hem de terör örgütüne destek vermekten diye,bu yetmiyor hedef göstererek fiziki saldırı yaptırıyor tehdit ediyor.
Tetikçi bir milletvekili öncülüğünde gazeteler basılıyor cam çerçeve indiriliyor,yazarlar tehdit ediliyor bunları görmezden geliyor.
Kendine yöneltilen Erdoğan diktatör denmesine,ben diktatörümde sen nasıl yazı yazıyor gazete çıkartıyorsun diyor.
Erdoğan ya hukuk nedir bilmiyor ya da kendini her şeyin üstünde görüyor.Her şeyin üstünde görüyor.
Toplum olarak böylesini biz askeri darbe yapanlarda görmedik.
Bir bakıyorsunuz o kadar hümanist ki,her şeyin ölçüsü insana diyecek kadar duygu dolu konuşmalar yapıyor..
Bir bakıyorsunuz eli kanlı bir diktatöre rahmet okutacak kadar gaddarlaşıyor.
Bir bakıyorsunuz hiç tanımadığına kuzey Afrika ülkesinden birine hüngür hüngür ağlıyor; yalnız ağladığı ölen şahıs İslam dininden ve Sünni olacak yoksa gözünden yaş gelmiyor.
Kendi vatandaşının ölümüne oh çekercesine, polis tarafından öldürülen çocuğun annesini meydanlarda terörist annesi ilan edip yuhalatıyor.
Bir bakıyorsunuz önce insan diyor,bir bakıyorsunuz kendi vatandaşı olan silahlı çatışmada ölen PKK’lılar için biz ağlamayız diyecek kadar katılaşıp yüreği taş kesiliyor.
Kendisinin kim desteklerse onunla pazara kadar değil mezara kadar diyecek kadar dostluğu ömürleştirirken,aynı kişiyi,bir bakıyorsunuz affedilmez hain ilan ediyor.
Bir şehidin cenazesinde gözyaşı dökerken,kendisini eleştiren bir şehidin babasına karaktersiz şehit babası demeyi kendinde hak görüyor.
Vatan için ölmek ve şehit olmak her kişiye ve aileye nasip olmaz derken,oğlunun birine askerliğe elverişli değil diye rapor alıyor,diğer oğluna da bedelli askerlik yaptırıyor.
Nedense bu şehitliği Erdoğan ve yakın çevresi,şehitlikten nemalananlar aynı şahadeti kendilerine nasip olması için bir çaba sarf etmiyorlar.
Nasıl bir duygu Filistin’de Mısırda ölen biri için hüngür hüngür ağlarken,kendi ülkesinde Cizre’de vatandaşının 35 günlük bir bebeğin ölümüne sessiz kalıyor.Hatta ölen 21 insanın 10’u çocuk ama keskin nişancılar tarafından öldürülenlere terörist diyor.
Daha da ileri giderek son bir ay içerisinde kendi vatandaşı olan dağa çıkmış askerlerle çatışmada öldürülmüş bin tane PKK’lı öldürüldü diye övünüyor.
Suriye’den gelen iki milyon insanı misafir ediyoruz diye böbürleniyor ama misafirlerin yüzde doksanı dilenci olmuş durumda.. Şimdi de kampı ve ülkemizi terk etmek için bir kısmı insan kaçakçılarının eline düşmüş Ege denizinde ölüme yelken açarken;diğer bir kesim ise Edirne’de binlerce Suriyeli Türkiye’yi terk edip Avrupa’ya geçmek için kapıkuleye dayanmış durumda.
Bu manzarayı Erdoğan görmemezlikten geliyor.Çünkü Esad kadar sorumlu Erdoğan Suriyeli mültecilerin yaşadıklarından.
Demokrasi anlayışına ne demeli.!
Demokrasilerde medya özgürlüğü olmazsa olmazlardandır.Erdoğan hoşuna gitmeyen haber,yorum ve söz söyleyenler yukarıda da belirtimiz gibi, tehdit ediyor onların yanına bunu bırakmam bedelini öderler bu hainler ,alçaklar, şerefsizler gibi edep dışı saydırıyor,işten attırıyor davalar açtırıyor.
Bizde kötü söz sahibinin demekten başka edebi bir söz bulamıyoruz..
Artık Erdoğan için objektiflik yok,işe alınacak olanlarda liyakat arayışı İmam Hatip mezunu olmasının yeterli olduğunu öğreniyoruz. AKP’nin kurucularından olan gazeteci Ayşe Böhürder itiraf ediyor:”bizim için civisinde imam hatip mezunu olması yeterli geliyordu, işte o zaman kaybetmeye başladık diyor.”
Akp’yi kurarken 2001 yılında bir vatandaşım özgür değilse toplumun bütün kesimi özgür değil diyecek kadar bireyin özgürlüğünü savunup; bugün çoğunluk üstünden azınlık haklarını yok sayıp ,temel hak ve özgürlükleri hain ilan etmesine geldi Erdoğan.
Seçimle gelen seçimle gider,milletimizin iradesi her şeyin üstünde diyordu.
Erdoğan,sandık demokrasinin namusu sözünü dilinden düşürmezdi, kendisi seçildiği sürece geçerliymiş; 7 Haziran seçim sonuçlarından sonra bu sözün samimi olmadığını da öğrenmiş olduk.
HDP’lilere neden parti olarak seçime girmiyorsunuz diye her ortamda sıkıştıran Erdoğan,;HDP’liler 7 Haziran seçimlerinde barajı aşıp kendisini iktidardan düşürünce; çözüm sürecinde kendilerinin muhatabı olan HDP’yi terör örgütünün meclisteki uzantısı diye hedef göstermeye başladı.
Erdoğan için demokrasi diktatörlüğüne varmak için kullandığı bir argüman olduğu ortaya çıktı.
Erdoğan’a kabus olan 17/25 Aralık yolsuzluk operasyonuna karşı yargıya yaptığı darbe, iktidar gücünü tam elde edemedi.Tek yol,kendini denetlettirmeyen tek adama dayanan başkanlık sistemiyle rahatlayacağını düşünüyor.
Demokrasilerde huzur ve düzen evrensel hukukla sağlanır, göz yaşıyla ve hedef göstermekle değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
1.12.2025