Mehveş EVİN
Herşeyin bittiği nokta bu. Diyeceksiniz ki peş peşe çıkarılan KHK’lerle, OHAL denilen gayrı hukuki yönetimle, şaibeli referandum dayatmasıyla, zaten ‘o nokta’ya gelinmemiş miydi?
Adım adım yeni rejim inşa edilirken akademiden basına, hukuktan sivil haklara, her alanda korkunç bir baskı, çölleşme, korku hali yaratılır ve Meclis iğdiş edilirken zaten ‘bitmemiş’ miydi?
Evet, küçük küçük ölüyorduk. Kabul edilemez keyfi içerik ve biçimle ilan edilen sıkıyönetim fermanlarının altında ülke her geçen gün daha da nefessiz kalıyordu.Ohal
Ancak bu seferki bir idam fermanı. Üstelik bu ferman, sadece muhalif kesimin değil, herkesin, Türkiye Cumhuriyeti’nin boynuna asıldı. Sanırım ‘sağ’ından ‘solu’na, artık geriye her ne kaldıysa Türkiye siyasetine, herkes bu konuda hemfikir. (Sağ derken Bahçeli MHP’sini kastetmiyoruz, onların yolu çoktan belli oldu).
Evet, son KHK’ler özelinde çıkarılan ‘darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması hareket eden sivillere cezasızlık’ bir idam fermanı.... Kendinden olmayana taciz, linç, saldırı ve hatta cinayeti meşru kılan bir anlayışın son hamlesi.
AKLINA ESEN ‘TERÖRLE İŞBİRLİĞİ’ DİYE ÖLDÜRSÜN MÜ?
Aklı, vicdanı, yüreği olanlar boşuna ‘bu bir iç savaş ilanı’ diye haykırmıyor. Her aklına esenin şiddete başvurmasını meşrulaştıran, hatta teşvik eden bir kararname bu.
Tepkiler üzerine iktidar partisi ‘Sadece 15-16 Temmuz için geçerli’ açıklamaları yapsa da yeni KHK’de böyle bir ibare yok. Kaldı ki ‘sadece 15-16 Temmuz’ dense ne fark edecek? ‘Tamam, oldu o zaman’ mı diyeceğiz?
Gayrımeşru bir takım yapılanmaların, hücrelerin tam korunmasına devlet güvencesi vermek, sadece kalan son muhalefet kırınıtılarına, ya da Gezi gibi bir sokak isyanını kanla bastırmaya yol vermek anlamına gelmiyor...
Kadın cinayetinden çocuk işkencesine, yağmalamadan gündelik sokak şiddetine, en adi, en aşağılık suçların korunmasına olanak sağlıyor. Bir başk deyişle kuralsızlığın, şiddetin kural haline geldiği bir düzenin harcı dökülüyor.
Mesela kadını boşanmak istediği için öldürüp, sonra ‘darbe kalkışmasına yardım ediyordu’ diyen katile nasıl ceza vereceksin?
Küçücük çocuklara yapılan istismar, işkenceyi ‘rıza’yla değil ‘terör faaliyetleri’ bahanesiyle yapanları da mı baştacı edeceksin? Diyelim ki 15 Temmuz’dan sonra konuşulduğu gibi, bir takım gruplar düşman bellediklerinin, o da gerekmez, canlarının çektiğinin ‘karılarına, mallarına’ el koymaya kalkıştı. Ne yapacaksın?
Hukuk devletinin olmadığı yerde, herşey mübah...
BİTEVİYE MUHALEFET POZİSYONUNDAN AYRILMAYA CESARET LAZIM
Mızıltı halindeki çıkışların hiçbir faydası yok. Aksine, ar damarını çatlatarak şahlanmış zevat açısından eğlence malzemesi. Anamuhalefet partisinin AYM’ye, AİHM’e gitmesi önemli, ama tek başına hiçbir anlam/sonuç verecek hamleler değil.
Fatih Yaşlı’nın yazdığı gibi, olağanüstü muhalefet etmenin zamanı. Bana kalırsa geldi de geçiyor. Olağanüstü muhalefet derken, siyasetiçi yapılabilecek hamlelerden, çalışmalardan bahsediyoruz. İktidarın karşısında zayıf salvolarla biteviye muhalefet pozisyonundan ayrılmaya cesaret etmekten...
Provokasyona gelmeden, getirilmeden, soğukkanlılıkla strateji belirlemek hem zeka, hem de takım işi. CHP, maalesef her ikisinden de yoksun. Bu son şans -ki kaç şans harcandı, say say bitmiyor- ve yüzeysel açıklamalar yapmanın çok daha ötesinde bir sese, güce, enerjiye ihtiyaç var.
Düşünsenize; iç savaşa yol veren bir düzen dahi doğru düzgün tartışılamıyor, tepki verilemiyor. Medya siyasi broşürlere dönmüş, utanç vesikaları.
KHK’lerin ‘diğer’ içerikleri; yani binlerce insanın daha işsiz kalmasını, Yargıtay ve Danıştay’ın üye sayısının artırılmasını (bir artırarak, bir azaltarak kevgire döndü yüksek yargı makamları) yahut tektip giysi denilen gayrı insani, hukuki uygulamayı nasıl konuşalım? Ya da Milli Savunma’nın Saray’a bağlanmasını, zeytincilik yasası tepkilerle geçirilmediği halde Gemlik’in bir hamleyle ‘taşınması’nın öngörülmesini... Ne yapacağız? Nasıl konuşacağız?
‘İç savaş’ı çocuk oyuncağı zannedip bıçaklarını bileyleyenler şimdilik engellenirse, derin bir nefes mi alacağız? Meclis’in hiçe sayılmasını, 15 Temmuz’daki bombalardan beter eden politikaların yürütülmesine eyvallah mı diyeceğiz?
Anamuhalefet iki kınama, üç başvuru yaparak etkin bir siyaset yapabilecek mi? Hükümetin politikalarına ‘istemem yan cebime’ yapan patronlar olduğu sürece, bugün iki, yarın 65 yeni KHK çıksa, ne değişecek?
Düşman hukukuyla ülke yönetene karşı, ‘savaşta canımızı kurtarsak kardır’ mantığıyla hareket edildiği sürece ‘kazanma’nın yolu var mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.10.2025
21.10.2025
18.10.2025
9.09.2025
2.04.2025
24.03.2025
28.02.2025
20.02.2024
4.02.2024
6.11.2023