Melih ALTINOK
Dün, Hükümet kadar cemaat çevrelerini de yakında tanıyan Fehmi Koru Star’daki köşesinde Cemaat’in partileşme ihtimali üzerine şunları yazdı:
"Erdoğan bir süreden beri ‘30 Mart sonrasında taşlar yerinden oynayacak, bir parti ortaya çıkacak’ öngörüsünü kamuoyuyla paylaşıyor... 30 Mart’tan sonra mı olur, yoksa cumhurbaşkanı seçimi öncesi mi, bilemem; ancak Başbakan Erdoğan’ın öngörüsünün gerçekleşmesi için fazla beklemek gerekeceğini sanmıyorum.”
Başbakan Erdoğan da grup toplantısında, “birilerinin” kapı kapı dolaşarak seçmenlere “AK Parti’ye oy vermemeleri çağrısı” yaptığını söyledi.
Erdoğan seçmenlerinden, kapılarına gelen bu kişilere “Gidin partinizi kurun öyle gelin” demelerini istedi.
Aslında bu görüşü bir süredir Mehmet Barlas gibi “dışarıdan” yazarlar da dile getiriyor. Ama kavgayı daha itidalli şekilde ele alan muhafazakâr camiadan isimlerin de “açıkça” tartışmaya girmeleri, dönülmez akşamın ufkunda olduğumuzun göstergesi olsa gerek.
Zira bu saatten sonra durduğu nokta ve buradaki edimleri nedeniyle amorf bir görünüm arz eden Cemaatin meşruiyetinin “sürdürülebilirliği” kalmadı. Reform mecburiyeti kapılarına dayandı.
Cemaat artık ya siyasete siyaset dışı odaklarla “bu denli açıktan” müdahale etmekten vazgeçecek ya da şeffaf bir şekilde yasal ve meşru siyaset arenasına inecek.
Kolektif hafızalara kazınan son dönemlerdeki bunca “anının” ardından hiçbir şey olmamış gibi devam etmek, yani ilk alternatif artık pek mümkün görünmüyor.
Bu durumda ikinci olasılık, Cemaat için hiç de kolay olmasa da, kendisini dayatıyor.
Peki o iş nasıl olacak?
Eğer Cemaat bir siyasi parti kurmaya daha önce soyunabilseydi işi kuşkusuz ki kısmen daha kolay olurdu.
Zira muhafazakâr camiada kendilerine yönelik ciddi “şerhler” olsa da bu denli açık bir tehdit algısı oluşturmuyorlardı.
Liberaller ya da demokrat solcular da bu yapıyı, Ergenekon ve Balyoz gibi vesayet girişimleriyle cesurca kavgaya tutuşan bir sivil oluşum olarak değerlendiriyorlardı. Hatta medya yapılanmalarının prestijli yayınları, seküler yaşam tarzına hoşgörülü tutumları vs. gibi nedenlerle “örnek” olarak bile görülüyorlardı. Bu açıdan Kemalist paradigmanın çevrede tuttuğu muhafazakârların özgürleşmesi için ideal bir fiili müttefiklerdi.
Ne var ki 7 Şubat MİT operasyonunun ardından 17 Aralık-25 Aralık derken, “bambaşka” bir yüzleri göründü.
Mavi Marmara katliamı’ndaki tepkilerini tamamlayan son gelişmeler, diğer dış bağlantılarına dair ciddi sorular, beddualar vs. ile muhafazakâr camianın kahir ekseriyetinin “bastırılmış tepkilerini” ayağa kaldırdılar.
Sekülerler arasında ise, tıpkı askerî bürokrasi gibi, siyasetin meşru alanına kasteden sivil bürokratik bir yapı oldukları algısını oluşturdular. Ülkedeki ekonomik istikrara kasteden "kör gözüm parmağına" operasyonlarıyla, Suriye konusundaki acıklı tavır değişiklikleriyle, 'Çözüm Süreci’nin sekteye uğratılmasına yönelik kurdukları hayli ilginç ittifaklarla da ipler hepten koptu...
Şimdi, böylesine referansların üzerine kurulacak bir siyasi parti başarılı olabilir mi? Kendilerine, “siyasette başarılı olmanız halinde yapacaklarınızın garantisi, yaptıklarınızdır” denilmez mi?
Son gelişmelerin gösterdiği üzere, 11 yıllık iktidarında devlet kadrolarında neredeyse “varolamayan” AK Parti’ye bile “devleti ele geçirdiler” deniliyor. Bu durumda Türkiyeli seçmen, yargı’dan tutun da güvenlik bürokrasisine kadar örgütlendiği kanaati yaygın olan bir yapının partisi karşısında sinir krizi geçirmez mi?
CHP seçmenini bile, “iktidardakiler sandıkta belki gider ama sandıkla gelmeyen asla” dedirtip AK Parti’ye karşı yumuşatan, onu laikliğin teminatı saydıran bir yapının partisi, kimden oy alır?
Tabanınızın konsolide etmeyi başardığınız kısmı, “aboneleriniz” yeterli mi?
Yoksa şu an sırtınızı tapışlayan ak saçlı loser liberaller ve "Kartaca yıkılmalı" diyerek “RT cihadınıza” omuz veren ulusolcular “ne güne duruyor” mu diyorsunuz?
Aman! Şairin dediği gibi, kuşlar bu yalanı her bahar söyler.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019