Metin Münir
Amerikalı bir kadın yazar, gençliğinde tek başına Avrupa’yı gezmeye çıktı.
Galiba üniversiteyi yeni bitirmişti veya ara vermişti, emin değilim, çünkü okuduğum söyleşiyi kaybettim ve kadının adını da hatırlamıyorum, ama ünlü birisi.
Gezi hakkındaki düşüncelerini ise biliyorum, çünkü söyleşinin o bölümünü kopyaladım.
Bir yıl tek başına dolaşmış, geriye yazar olmaya karar vererek dönmüştü. Keyifli bir seyahat olmamıştı ama. Zor olmuştu. Açıkça söylemiyor, ama muhtemelen çok az parası olduğu için iyi yerlerde kalamamış, ucuz, kötü yemekler yemişti. Belki bu yüzden, belki başka nedenlerle, kendini “çok yalnız” hissetmişti.
Yıllar sonra o günleri “Sanki tecritteydim,” diye anımsayacaktı. “Bazen, artık bu tür bir başınalık yaşayan insan kaldı mı, diye merak ederim. Bazen eğer o bir başınalığı yaşamamış olsaydım yazar olmak istediğimi keşfedebilir miydim, onu da merak ederim. Bu günlerde, herhalde keşfedemezdim, diye düşünürüm. Durmadan Instagram’da sohbet etmekten o kararı almayabilir miydim? Evet, almayabilirdim.”
Bir başınalık, insanın doğal hâli değildir, ama uyanıkken sürekli başkalarıyla birlikte olmak da insanı delirtir.
Başka insanlar, cennet veya cehennem olabilirler ve benim tecrübeme göre cennetten çok cehennemdirler; insana mutluluktan çok acı verirler.
Özellikle biraz ortalamanın üstündeyseniz, sıra dışıysanız, romantik, eksantrik veya otistik iseniz veya (başka bir şeye gerek yok) cahil ve aptallardan değilseniz.
Kıskanırlar, çelme atarlar, ikiyüzlülük yaparlar, pusu kurarlar, kuyunuzu kazarlar, yüze gülüp arkadan bıçaklarlar, hatta çıkarları söz konusuysa ve o çıkarlar büyükse canınıza bile kast edebilirler.
İnsan insanın kurdudur.
Hayatım insanlardan kaçmakla ve kaçılacak insanlarla karşılaşmakla geçti. Büyük oranda.
Belki de okumayı, yazmayı, tenha yerlerde yürümeyi ve yüzmeyi bu kadar sevmemin nedeni budur: Tek başına yapılan işler oldukları için. Film izlemeyi de çok severim, ama bir ikinci kişiyle değil.
Ama bunlardan da önemli başka bir şey var: İnsan sadece bir başına iken hürdür (insanın herhangi bir halde hür olması mümkünse) . Orijinal düşünceler aklına yalnızken gelir. İçinden gelen ve her zaman doğruyu söyleyen sesi daha iyi duyar. Hiçbir önemli buluş, kolektif yapılmadı.
Peki ya bunlara ne demeli:
Yalnız kalanı kurt yer.
Yalnız taş, duvar olmaz.
Yalnız öküz, çifte koşulmaz.
Yalnızlık, Allah'a mahsustur.
Bunların hepsi, yalnızlıktan ödleri kopanların mazeretidir.
Yalnız kalanı kurt yemez, çünkü kurt kalmadı. Yalnız taş istemediği için duvar olmaz; ayrıca duvar olmadan önce bütün taşlar yalnız idi. Yalnız öküz çifte koşulmazsa kaybeden öküz değil, çifttir. “Yalnızlık Allah’a mahsustur,” lafını yalnız kalmaktan korkanlar Allah’ı kendi argümanlarının yanına çekmek için icat ettiler. (“Renkler ve zevkler münakaşa edilmez,” lafını renksizler ve zevksizlerin icat etmesi gibi.)
Allah bir şey biliyor ki tek ve yalnızdır.
*
Amerikalı kadın yazar gençliğinde Avrupa’yı gezmeye yalnız çıkmasaydı, büyük bir olasılıkla, geriye kararsız dönecek, ben de bu yazıyı yazmıyor olacaktım.
Başkaları, genellikle, bize istediklerimizi yaptırmak değil, yaptırmamak için vardır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2021
1.02.2021
24.01.2021
18.06.2020
4.06.2020
29.02.2020
27.02.2020
25.02.2020
13.02.2020
30.01.2020