Mithat SANCAR
Kobanê’yi anlatabilmek için muıhtelif tarifler yapıldı, yapılıyor. “Direnişin simgesi”, Kobanê’ye en çok yakışandır şüphesiz. IŞİD’in saldırılarından ve kuşatmasından bu yana Kobanê, aynı zamanda bir “insanlık imtihanı”na dönüştü.
“İmtihan” deyince, aklıma ilk gelen şey, Sait Faik’in muhteşem öyküsü “Sinağrit Baba”dır. Her türlü imtihanın bildiğim en çelebi merciidir Sinağrit Baba. Sait Faik, öykünün son satırında “insanlık imtihanı” tabirini de kullanır. Merak eden, bu kısa öykünün tamamını okur, ben çarpıcı bulduğum yerleri aktarayım:
“Sinağrit baba oltalardan birini kokladı. Bu balıkçı Hristo’dur; kusurlu adam. Gözü açtır onun. İçinden pazarlıklıdır. Evet, o fıkaradır ama kibirli değildir. Sinağrit baba fıkaralıkta gururu sever, öteki oltaya geçti. Kokladı. Bu balıkçı Hasan’dır. Geç. Cart curt etmesine bakma! Korkaktır. Sinağrit baba cesur insanlardan hoşlanır. Bir başka oltaya baş vurdu. Balıkçı Yakup iyidir, hoştur, sevimlidir, edepsizdir, külhanidir. Ama kıskançtır. Kıskançları sevmez Sinağrit baba. Geç. Şu olta, hasisin tuttuğu olta. Sinağrit baba cömertten hoşlanır… Nikoli’nin oltasının yemini kuyruğiyle sarsmakta olan Sinağrit baba, Nikoli’nin bir kusurunu arıyordu. Onda kusur mu yoktu. Evvela sarhoştu. Sonra ahlaksızdı, kendini düşünürdü ama, cesurdu, cömertti, hiç kıskanç değildi. Fıkara idi. Kibirli idi de. Sinağrit baba kibirli fıkarayı severdi ama, Nikoli’nin kibrini beğenmiyordu. İnsan oğlunda o başka bir şey, gurura benziyen şey, yerinde bir gurur, o da değil, insan oğlunun insanlığından, ta saçının dibinden oltasını tutuşundan beliren, istiyerek olmıyan, ama pek istemiyerek de gelmiyen bir gurur isterdi…”
Bu imtihanı, Kobanê açısından bir sürü insana, gruba, tutuma çeşitli biçimlerde uyarlamak mümkün. Daha en baştan bu imtihandan çakanların sayısı hiç az değil. Lakin başta bocalamalarına rağmen, şu birkaç haftalık zaman içerisinde, imtihanın tam orta yerinde, Sinağrit Baba’nın gözlerine bakarak kendileriyle yüzleşenlerin ve böylece kendilerine gelenlerin sayısı da giderek arttı. Bu kesime öncelikle Kürdistan’ın değişik parçalarında, özellikle Rojava’da ve Güney Kürdistan’da yaşayan Kürtler ve onların siyasi temsilcileri dahildir.
Kobanê kuşatmasının ilk zamanlarında meseleye uzaktan bakmayı tercih edenler vardı. Enerjisini daha ziyade örgütsel sataşma ve polemiğe harcayanlar oldu. Bütün bunlar, gelmekte olanın, Kürtlerin ve bölgenin geleceği için nasıl büyük bir felaket olduğunun farkına varılmasını biraz geciktirdi. Kürtler, “karlar altında uykuya dalma hali”ne benzetebileceğimiz bu sersemletici uyuşukluktan, Duhok Anlaşması’yla sıyrıldılar. Rojava’daki Kürt partileri arasında çeşitli konularda “ortaklık” öngören bu anlaşma, çok kritik bir eşikte “birlik” yolunda atılmış hayati bir adımdır. Anlaşmanın ortaya çıkmasını sağlayan toplantının çağrısını Mesut Barzani’nin yapmış olması, “birlik” çabasının ciddiyeti için önemli bir göstergedir.
Duhok Anlaşması’ndan kısa bir süre sonra, Peşmergenin Kobanê’ye geçmesi konusunda da mutabakat sağlandı. Bu gelişme, Kobanê’ye yönelik IŞİD kuşatmasını yıkmaya ve saldırıları püskürtmeye büyük katkı sağlayacaktır. IŞİD’in Kobanê’de yenilmesi, bölgenin yeniden şekillenmesi savaşında kartların yeniden karılmasına da yol açacaktır. Kürtlerin tam bu noktada birleşerek öncülük yapması, Sinağrit Baba’nın zor imtihanlarından birini başarıyla geçmeleri demektir ve bunun çok yönlü sonuçları olacaktır.
Peşmergelerin Türkiye sınırları içinden geçerek Kobanê’ye gitmesi, bir başka “insanlık imtihanı”na daha tanıklık etmemize vesile oldu. Türkiye basının bir bölümü, Peşmergeler hakkında sistematik bir biçimde “alaycı”, yer yer “aşağılayıcı” haberler yapıyor. “Korkup kaçan peşmergeler”, “lahmacun ısmarlayan peşmergeler”, “lokantada hesap ödemeden giden peşmergeler” bu haberlerin birkaç tanesi yalnızca.
Hiçbir habercilik ölçütüne uymayan, zaten hepsi de yalanlanan bu tür haberler, hem de manşetlerden niye yayınlanır ki? Daha doğrusu, nasıl bir ruh halinin yansımasıdır bu?
Kökleri çok derinlerde yatan, yüzeye vurmak için fırsat bekleyen Kürt nefretinin son derece tanıdık banal bir ifadesi deyip geçebiliriz. Ama sanki burada başka bir duygu da işin içine karışmış gibi. Bu haberleri yapan, yapılmasını teşvik eden, alkışlayan çevreleri bir panik ve haset sarmış sanki. Kürtlerin birleşerek bölgenin kaderinde belirleyici bir aktör olmasından duyulan derin huzursuzluğun yarattığı bir öfke ve telaş…
Ciddiye almaya değer mi? Evet, bir ölçüde ve özellikle şu açıdan: Kürtler, birleşme yolunda attıkları her adımla, iyi bir yola girdiklerinden daha da emin olmalılar…
Sinağrit Baba’nın, akıllarınca Peşmergeleri itibarsızlaştırmaya, dolayısıyla Kürtleri aşağılamaya çalışan bu çevrelere “insanlık imtihanı” açısından ne diyeceği de bellidir: Zavallılar, sefiller…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2015
22.03.2015
12.02.2015
5.02.2015
27.01.2015
20.01.2015
13.01.2015
6.01.2015
29.12.2014
23.12.2014