Mithat SANCAR
“Hafızasız yaşam, yaşam değildir” der sinemanın büyük ustası Luis Bunuel. Bunu da basit bir şekilde açıklar: “Hafızanın yaşamlarımızı yapan şey olduğunu fark etmek için, parça parça da olsa hafızamızı yitirmeye başlamamız gerekir.”
Hafızanın bu işlevi, sadece bireyler için değil, toplumlar için de geçerlidir. Geçmişteki ve kültürel geleneklerdeki ortak referanslar, bir toplumun varoluşu bakımından büyük öneme sahiptir. Geçmiş, bireysel ve kolektif kimliğin oluşumunda belirleyici rol oynayan kaynaklardandır. Ancak geçmişteki ortak deneyimler ve değerler, bireye ve topluma kendiliğinden bir kimlik bahşetmez. Bunların kimliği kuran unsurlar haline gelmeleri, öğrenme ve özdeşleşme pratikleri sayesinde olur. Hatırlama ve hatırlatma, bu pratiklerin bir ürünü ya da sonucu olarak ortaya çıkar. Bu açıdan, hatırlama kurucu bir siyasal eylem niteliği taşır. Bu eylem, bugüne dair davranış tercihlerini ve geleceğe dönük hedefleri belirleyen başlıca hareket noktalarından biridir.
Newroz, hafızanın siyasal eylemle canlandırılmasına ve kimliğin bu eylem aracılığıyla yeniden inşasına çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Bugün Newroz, Kürdlerin kendilerine dayatılan kimliksiz ve kişiliksiz varoluşa karşı direnişlerinin bütün unsurlarını birleştiren tartışmasız bir semboldür.
Newroz bu anlama çok boyutlu siyasal pratiklerle kavuşmuştur. Türkiye’de bu mücadelenin hayati dönemeçlerinden biri, 12 Eylül’de sınırsız vahşet laboratuvarı olarak kullanılan Diyarbakır Cezaevi’ndeki isyandır. Kürdleri aşağılayarak yok etmeyi amaçlayan zulüm aygıtına Mazlum Doğan’ın 1982 Newroz’unda kendini yakarak başkaldırması, Newroz’un Demirci Kawa efsanesindeki ruhla yeniden buluşmasının yolunu açtı. Böylece Newroz, direnerek dirilme geleneğini sürekli canlı tutmaya yönelik siyasi pratikler mekanı haline geldi. Devletin her türlü engelleme ve sindirme girişimine rağmen, Kürdler Newroz’u bu ruhla yaşadılar ve yaşattılar.
Son birkaç yıldır Newroz, direnme geleneğinin ötesine geçen anlamıyla da öne çıkmaya başladı. Bunun özlü ifadesi, “yeni başlangıç ve yeniden inşa”dır. Bu anlam, esasen Newroz’un özünde yatıyor, hatta bizatihi kelimenin kendisinden çıkıyor.
2013 Newroz’u, bu açıdan bir dönüm noktasıdır. Öcalan’ın o tarihte Diyarbakır’da okunan mektubu, geçmişin kaynaklarından da yararlanarak bugünü yeniden anlamlandırma ve geleceği inşa etme konusunda çok önemli mesajlar içeriyordu. Öcalan’ın mektubunun tümü belli bir mantık üzerine kurulmuştu. Bunu, isyandan inşaya geçiş olarak özetlemek mümkün. Öcalan, bu inşayı demokratik kurtuluş ve özgür yaşam olarak tanımlamış ve bu hedefe yürümenin asli yolu olarak da demokratik siyaseti işaret etmişti.
2014 Newroz’unda bu mesajını biraz daha açan ve pekiştiren Öcalan, 2015 Newroz’unda da muhtemelen bu yolun ayrıntıları ve somut akışı hakkında değerlendirmeler yapacak, yeni yollar açacaktır. Seçimlerin bu yıla denk gelmesi, tarihsel bir çakışma duygusu yaratıyor.
Bu yıl Newroz, tüm Kürdler açısından yeni başlangıç ve yeniden inşa imkanlarının iyice belirginleştiği şartlarda kutlanıyor. IŞİD saldırıları, Güney Kürdistan’ı son on yıldaki kazanımlarını daha yüksek bir seviyeye taşıma ve daha sağlam güvencelere bağlama ihtiyacıyla karşı karşıya bıraktı. Rojava, direnerek varolma mücadelesinde Kobane zaferiyle birlikte rüştünü ispatladı. Rojava’nın önünde duran görev de, demokratik özerk inşayı derinleştirmek ve daha kalıcı güvenceler yaratmaktır.
Ortadoğu’daki şartlar, Kürdlere özgür yaşam konusunda önemli fırsatlar sunuyor, ama aynı zamanda önemli sorumluluklar da yüklüyor. Bu sorumlulukların başında, “birlik” arayışlarını olgunlaştırmak geliyor. Daha açık söylemek gerekirse, tarihin büyük randevusunun hakkını vermek için, Kürdlerin kendi aralarında ortak karar ve hareket mekanizmalarını geliştirmeleri gerekiyor. (BasHaber Gazetesi)
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2015
22.03.2015
12.02.2015
5.02.2015
27.01.2015
20.01.2015
13.01.2015
6.01.2015
29.12.2014
23.12.2014