Mümtazer TÜRKÖNE
“Ne görüyorsun?” sorusuna, verilecek farklı cevaplar var. Görevim, gözlediğim farklı aktörler ve dinamikler arasında sebep-sonuç ilişkileri kurup, geleceği mümkün olduğu kadar aydınlatmak.
Çok yoğun kavgaların yaşandığı bir ortamda zor bir iş. Tahmin ile temenni; gerçek ile istekler birbirine karışıyor. Söyledikleriniz, mutlaka birilerini rahatsız ediyor. Nefret ve sevginin oluşturduğu zıt kutuplar arasındaki gerilim söylenecek her lafı çarpıtıyor.
2013’ün son yazısını yazarken, bir icmal veya muhasebe yapmak gerekiyor; ama kaçmaktan kovalamaya fırsat olmuyor. Ağır ve yoğun gündemler altında 2013 nefes kesen bir hızda ve bir o kadar da uzun bir yıl olarak geçti. 2014, başlayan süreçlerin sona ermesi için yeteri kadar fırsat verecek. Kavgalar ve sorunlar devam edecek. Galiba 2015, tam olarak bambaşka bir çağın kendi köşe taşları arasında dengelerini oluşturmuş bir şekilde rayına oturduğu bir yıl olacak. Bu yüzden 2014’e bir yenilenme yılı olarak bakabiliriz. Birçok şeyin sonu ve birçok şeyin başlangıcı. Geçmişin alışkanlıkları kolay terk edilmiyor. Geleceğin endişelerine ise bu alışkanlıklar arasında cevap bulunamıyor. Zaman akıp geçiyor ve bugün üstlendiğimiz roller yavaş yavaş yeni nesillere geçiyor. Geçicilik duygusu biz faniler için; yoksa hikâye aksamadan kaldığı yerden devam ediyor. Genel gözlemim siyaset kurumunun itibar ve irtifa kaybettiği istikametinde. Son on yıl, siyasetin ürettiği çözüm nispetinde parlak bir dönemi oldu. Bugün siyaset ağır meşruiyet sorunları ile karşı karşıya. Gezi eylemleri ve 17 Aralık soruşturması, siyasetin alanını daralttı. 2013’ü Başbakan’ın polise “çete”, savcısına-yargıcına “ajan” dediği keskin polemikler altında tamamlıyoruz. Devlet-vatandaş ilişkilerine dair keskin bir kriz devam ediyor. Hepimiz “kime güveneceğiz?” sorusunu soracağız. Elinde o kadar güç ve yetki ile Başbakan’ın bile kendisini güvende hissetmediği bir devlet düzeni karşısında, biz kendimizden nasıl emin olabiliriz? 2014’te en çok bu sorunun cevabı ile etrafımızda olup bitenleri anlamaya çalışacağız. Herkesin tedirgin ve endişeli olması, işte bu yüzden normal. İktidar’dan yana duranların kimi elindeki iktidar kaybolduğu için, kimi de bu iktidarın sağladığı güven ve huzur sona ereceği için endişeli. Uzun süreli bir istikrarın sona ereceği korkusu, hiç yabana atılacak bir korku değil. Çok nadir yakalanan ve bu kadar uzun süren bir istikrar, bir rüyanın sona ermesi gibi kaybolacaksa? Bir kere belirsizliğin kendisi korkutucu. Ama endişe edenlerin siyasete bakarak çözemeyeceği, üstesinden gelemeyeceği esaslı bir sorun var. Yargının ağır işleyen çarkları bir kere çalışmaya başladı; hükmünü verene kadar durdurmanın imkânı yok. O zaman?
2014 yılında demokrasinin asıl büyüleyici gücü ile tanışma fırsatımız olacak. Demokrasi, işler yolunda giderken değil, kriz çıktığı zaman bulduğu çözümlerle gücünü gösterir. Her rejimde bir iktidar mutlaka bulunur; demokrasi bize fazladan iktidarın nasıl denetleneceği ve değişeceği konusunda araçlar sunar. Hem demokrasinin hukukî denetim mekanizmalarının işleteceği fırsatlar, hem de sandığın boy göstereceği seçimler bu yıl karşımızda duruyor. Demokrasi var olduğu sürece her krizin bir çözümü, her hatanın telafisi mümkün. Sandığa ve yargının hükmüne bakacağız. Belki en iyisini değil ama mevcutlar içinde en az kötü olanı seçerek yolumuza devam edeceğiz. “Biz kime güveneceğiz?” sorusunun ise tek doğru cevabı var: Kendimize güveneceğiz. Türkiye demokrasi yolunda koca denizleri aştı. Okyanusu geçip derede boğulacak değiliz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025