Mümtazer TÜRKÖNE
“Şöyle derdi” diye söze başlayıp ahkâm kesmek, Muhsin Başkan’ın aziz hatırasını istismar etmektir. Başbakan başta olmak üzere herkes haddini-hududunu bilmeli.
Hiçbir zaman siyasî istismar konusu yapılamayacak semboller, dokunulmayacak kutsallar vardır. Muhsin Başkan, koca bir camianın yüreğinde soğuttuğu, toprağa gömdüğü temiz-tertemiz hatıralarıdır. Eza-cefa içinde gençliğini tüketen bir neslin sembolüdür. Vardıkları en yüksek nokta “vur kâfir, vur da şehit olayım” diyebilmek olanlar; yiğitlikle, sabırla, feragatle, sözünün eri olmakla, bu vatanı hesapsız-kitapsız sevmekle ölçülen bu sembolün yanına yaklaşamaz. Gençliğinin on yılını cezaevlerinde sabır imtihanlarında geçirenlere sorabilirsiniz bu sembolün anlamını.
Başbakan, BBP yöneticilerini ihanetle suçladığına göre “yaşasaydı bana oy verirdi” demeye getiriyor. BBP ise bir siyasî parti olarak cumhurbaşkanlığı seçimi hakkında bir tutum belirliyor. Genel Başkan Mustafa Destici, seçimlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy vereceklerini, gerekçelerini tek tek sıralayarak açıklıyor. Karar hükmî şahsiyeti olan bağımsız, üstelik temsil kabiliyeti olan bir siyasî partinin kararı. Hiç kimse, yaşasaydı ne düşüneceğini bildikleri halde Muhsin Başkan’ı referans göstermiyor; madde madde gerekçe sıralıyorlar ve kararın sebebini açıklıyorlar. Referans gösteren tek kişi var: Başbakan Erdoğan. BBP’nin kararını “Muhsin Yazıcıoğlu’nun mirasına ihanet”, “Onun hatırasını ayaklar altına alma”, “kemiklerini sızlatma”, “karnı genişlik”, “ilkesizlik” ve “zavallılık” olarak karalıyor. Mübalağasız bu ibarelerin hepsini peş peşe sıralıyor. Bırakın “Muhsin Yazıcıoğlu ne derdi?” sorusunu, Başbakan, Muhsin Başkan adına BBP yöneticilerine (halefine) ve dava arkadaşlarına ağır hakaretler ediyor. Asap bozucu, mide bulandırıcı bir saygısızlık ve hadsizlik yok mu bu sözlerde? Daha ötesi de var. Erdoğan, Sivaslıların Muhsin Başkan’ın hatırasına sahip çıkmasını “duygu sömürüsü” olarak aşağılıyor, sevenlerini de küçümsüyor. Bu hadsizliğe bir ayar çekmek farz-ı kifâye oldu.
“Muhsin Yazıcıoğlu yaşasaydı, cumhurbaşkanlığı seçiminde kimi desteklerdi?” sorusunu tereddüt etmeden cevaplayacak birkaç kişiden biri benim. Dava arkadaşlığımızın tam 40 yıla varan uzun bir geçmişi var. 70’lerde kavga günlerinde o Ülkü Ocakları genel başkanı iken, Teşkilat’ın yayın organı olan Genç Arkadaş dergisini bana emanet etmişti. MHP’den ayrılıp “Yeni Oluşum Hareketi”ni başlattığı ve BBP’yi kurduğu zaman yanındayım. Partinin ideolojik omurgasına ve siyasî rotasına katkılarda bulundum. Aklıma-fikrime değer verir, ince politik meseleleri uzun uzun konuşurduk. Erdoğan’ın kişiliği ve icraatları hakkında neler düşündüğünü, ne tür mukayeseler yaptığını ayrıntıları ile biliyorum. Yine de, “Başkan yaşasaydı şöyle karar verirdi...” demeyi, densizlik ve hatırasına saygısızlık addediyorum.
Muhsin Başkan, temiz-tertemiz bir Anadolu delikanlısı, bir gönül adamıydı. Yüreğine de, bileğine de kuvvetliydi. Kumaşı da, eczası da, zekâsı da, liderlik yetenekleri de başkalarından yüzlerce fersah ileride olmasına rağmen, haysiyetinden ve dürüstlüğünden taviz vermediği için tilkilerin sofrasında yeri olmadı. Para-pul işlerine tenezzül etmedi. Karizmasını, toplumdaki karşılığını pazarlık masasına sürüp, çıkar peşine düşmedi. Dosdoğru yaşadı ve geride pürüzsüz, lekesiz bir mânevî miras bıraktı.
Başbakan olsaydı, devlet rantı üzerinden iktidar hesapları yapar mıydı? Devletin parası ile kendisine ve partisine ikbal satın alır mıydı? Muhsin Başkan’ı bir kupon arsanın peşine düşüp, hesabını yapan biri olarak tahayyül edebilir misiniz? O kadar gadre, haksızlığa uğramış biri olarak, yargının hükümet zoruyla iflas etmesi ihtimali karşısında nasıl bir tutum takınırdı? Aynı kıbleye yöneldiği insanlara, partisine destek vermedikleri için imha savaşı açar mıydı, olmadık hakaretlerde bulunur muydu? Sorularımızın cevaplarını bize yaşarken ve inançlarını-değerlerini yaşatırken verdi. Nasıl olsa hepimiz bir gün, hesap gününe kadar yerin altında, geride bıraktıklarımız nispetinde yaşamaya devam edeceğiz. Acaba kaç kişi birileri için “yaşasaydı ne derdi?” diye sorma ihtiyacı hissedecek?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025