Mümtazer TÜRKÖNE
Eğitim yılının başında özel okullarda estirilen terörü, ancak PKK'nın sürdürdüğü “Devrimci Halk Savaşı” kavramı ile açıklayabilirsiniz. Yöntem aynı, içerik aynı.
Doğrudan toplumu yıldırmayı, baskı altında tutmayı hedef alan bir terör dalgası estiriyorsunuz ve hukuk dışında psikolojik bir üstünlük sağlamaya çalışıyorsunuz. Buradan elde ettiğiniz taktik üstünlüğü, bu sefer asıl amacınız olan iktidar hesaplarınız için kullanıyorsunuz. Adam sandığa gömülmüş, hâlâ okullarla dershanelerle uğraştığına göre demek her şeyi yapacak! Şu günlerde Türkiye'nin yüzakı olan otuz civarında okula yapılan baskınlar ile PKK'nın Silopi'de, Cizre'de hendek kazıp güvenlik birimlerine ateş açarak sürdürdüğü halk savaşı arasında hiçbir fark yok. İkisi de can damarlarımızı hedef alıyor ve hesap başka yerlerde yürütülüyor.
“Devrimci Halk Savaşı” Marksist-Leninist hareketlerin iktidar stratejisine dair kanlı bir teori. Bu teori aynı zamanda terörün meşrulaştırılması çabası olduğu için, bu hareketlerin ideolojik bagajında çok önemli bir yer işgal ediyor. Sovyet Devrimi'ne Mao'nun Çin Devrimi sonrası yazılarıyla ilave ettiği “kırdan kente gerilla savaşı” taktiğinin aşama aşama formüllere bağlanmasına dayanıyor. Önce kırda güçlenmek, sonra devlet güçleri ile denge sağlamak ve nihayetinde kentlerde genel bir saldırı başlatmak olarak özetleniyor. Bu teori bugün sönmüş durumda; PKK dışında. “Terör nasıl örgütlenecek ve uygulanacak?” sorusu, bugün birbirinden bağımsız Marksist grupların varlık sebebini oluşturuyor. Ama sadece görünüşte.
Bugün Güneydoğu'da kent merkezlerinde PKK'nın ilan ettiği “halk savaşı”nın ve “özerklik” açıklamalarının başka bir amaca hizmet etmesi gibi. “Halk savaşı” bugün Güneydoğu'da bazı illerde görüldüğü üzere gerçekte “halka karşı yürütülen savaş” anlamına geliyor. Gelen şehid cenazeleri Türkiye'nin batısında bizleri derin bir öfkeye ve üzüntüye boğuyor; daha fenası orada yaşayan halkın tepkisini gösterecek hali bile olmuyor. PKK'nın “Devrimci Halk Savaşı” halkın sırtında, halkın canını yakarak sürüyor. Hendeklerle ulaşımı kesilmiş, haberleşmesi olmayan bir kentte kim zor durumdadır? Devletin güvenlik birimlerine yöneltilecek tek suçlama, halkın can güvenliğini sağlayamamak olabilir. Kime karşı? Böyle tüketici bir baskıyı PKK ne kadar sürdürebilir?
Artık ortaya çıkartılan sandık PKK'yı daha fazla zorluyor. Güneydoğu'da arkasına saklandığı bölge halkını sırtına dayadığı silahla güvenlik güçlerinin karşısına dizen PKK, Batı semalarında barış güvercini olarak uçmaya çalışıyor. Normal şartlar altında yürümesi imkânsız olan bu strateji, Saray'ın kanun ve hukuk tanımaz iktidara tutunma çabaları yüzünden maalesef karşılık buluyor. Erdoğan'ın halka karşı yürüttüğü savaş ile PKK'nın silahlı-bombalı saldırıları arasına sıkışıp kalanlar ne yapabilir? HDP'ye oy verenleri eleştirenlerin giderek büyüyen “Erdoğan fobisi”ne karşı çare bulmaları lâzım. Denklem çok kötü. Erdoğan'ın kanunsuzluklarını durdurmak için HDP'yi barajın üstünde tutmaya mahkûm olanlar, Güneydoğu'da süren saldırıların yarattığı öfkeyi Erdoğan karşıtlığı ile dengelemeye mecbur bırakılıyor. Toplumu böyle bir açmaza sürüklemek kimin hatası?
7 Haziran'da bugüne siyasetin zirvesinde süren tuluat, tek başına Erdoğan'ın eseri olduğu için, bu açmaz büyüyor. Makul bir sürede hükümet kurulsaydı PKK cesaret bulur ve terör bu kadar azar, ekonomi yere kapaklanır mıydı? Bugün mahkûm olduğumuz istikrarsızlık ve kaos sadece ve sadece Erdoğan'ın eseri değil mi? Okullara yapılan baskınlar Milli Eğitim Bakanı ve bürokratlarını aşan bir tasarruf olduğuna göre, demek ki Saray'ın Halk Savaşı bütün hızıyla sürüyor.
PKK ile uzlaşamazsınız, görünen o ki Saray ile uzlaşmak da imkânsız. Kırk satır mı, kırk katır mı? Davutoğlu, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli bize sandıkta ikisi dışında bir çare bulmak zorundalar.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- İmamoğlu’nun meşruiyet ölçüsü, Suriye ve İran’daki çatışmaları ve bizim geleceğimizi açıklayabilir mi?
16.01.2026 - Suriye: Hem çok yakın, hem çok uzak
13.01.2026 - Siyasetin cinselliği
9.01.2026 - Bölücüler ve Ülkücüler
31.12.2025 - Çözüm Süreci milletin hakemliğinde yürür mü?
30.12.2025 - Sürecin sahipleri, kiracıları
28.12.2025 - Sürecin saplanacağı bataklık
24.12.2025 - Siyasetin cinselliği
23.12.2025 - 299
21.12.2025 - Levent Gültekin vs yargı
21.12.2025
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Fayik demir
bu adam igr... ve yazilarida onun kadar igr... .. ben ne pkk li nede BDP,liyim ama adamin Akp ye yaranmak icin bu yaziyi yazdigi cocuklar bile anlar... Osman baydemirin o konusmasini bende dinledim adam aglamakli sadace onlar neden ölmüyor diyen akp lilere cevap verdi... bu is benim ölmemle olacaksa türk kurd gencleri ölmesin diye beni oldurun dedi...... unutmadan bir sey daha sorayim gercekten bu miroglu kurd mudur benim bildigim kadariyla bu adam kurd degil Mixelmi yani Araptir..
memet
Miroglu siz gercekten isminizi hak ediyorsunuz soyadiniz kurtce ve turkce karisimindan olusmus.Mir demek(yilan)dir kurtcede Mir ve oglu yani yilanin oglusunuz yilanin nasil kivrak oldugunuda iyi bilirsiniz hem kurdum diyeceksiniz hemde vicdansizlik yapacaksiniz hemde erdogana yaranmak icin BDP ye dil uzatacaksiniz cekin su zehirli dilinizi sizin yeriniz Kemal Burkayin yanidir yani hainlerin partisine.
serdar
Tek kelimeyle iğrenç bir kişilik seninkisi bay Miroğlu. Sağa-sola çatarak, çamur atarak yükselmeye çalışıyorsun. Bu konuda M.Metinere ne kadar da benziyorsun...
baris seven
Gerçek manada bir mide bulandırıcılıktır bu yazı. ONUR nedir bilirmisin ey Ankaraya göbek bağlamış sözde Kürt aydını? Kürdün çocuğu dilinde okuyamayacak, eteğini öptüğün Erdoğanın içeri attığı tutuklusu dilinde bir çift söz söylemeyecek ondan sonra yaşam kutsaldırın arkasına sığınıp hakaretler yağdıracaksın. kürtçe bir atasöz çok yakışır size: Xweli ser!