Mümtazer TÜRKÖNE
Ertuğrul Özkök'e soruşturma açılması, aynı iddia ile Ekrem Dumanlı'nın ifadeye çağrılması iş mi şimdi?
Özkök'ün yazdıklarının, Dumanlı'nın söylediklerinin karesini alıp onla çarpın, elde ettiğiniz sonucu Birleşmiş Milletler'e kayıtlı ülkelerin -kabile diktatörlükleri dahil- hepsinin başkanlarına, krallarına, başbakanlarına uyarlayın, inanın tek bir yaprak bile yerinden kıpırdamaz. Tersine tilki diktatörler tanınmış-itibarlı gazetecilerin eleştirilerini iktidar hakkının ve meşruiyetinin delili olarak pazarlar. Yazılanlarda, söylenenlerde ne var Allah aşkına? Biri Ortadoğu bataklığında tükenen insanlığı sorguluyor, diğeri 12 Eylül diktası üzerinden demokrasi çağrısı yapıyor. 300 kişi hakkında aynı suçtan soruşturma açıldığı, on civarında kişinin tutuklu olduğu doğru ise durum tam bir felaket. “Cumhurbaşkanına hakaret edenlerin ülkesi” imajı çok fena değil mi? Ne oluyoruz?
Ah Cumhurbaşkanı ah! Sen de, savcıların da yanlış biliyor. Ceza Kanunu'nun 299. maddesi, orada oturan kişiyi bütün tartışmaların ve eleştirilerin üzerinde layüsel kılmak için değil, hatta kişiyi bile aşıp makamın yani cumhurbaşkanlığının mehabetini, şevketini korumak için. Sadece cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığını korumak için kanuna yerleştirilen bu maddenin sağladığı ağır koruma zırhını, ifade ve basın özgürlüğünü ezmek için bir buldozer gibi kullanırsanız bu makam itibarını kaybetmeye başlar. 299'u özgürlükler üzerinde giyotin gibi kullanan savcılar, tam da bu maddenin varlık sebebine aykırı davranıyorlar ve cumhurbaşkanlığının saygınlığını araçsallaştırıp tüketiyorlar. Bir yazı çıkar çıkmaz, bir söz söylenir söylenmez apar-topar soruşturma açmak ne demek? Kullandığınız alet kazma-kürek değil hukuk. Okuduğunu, dinlediğini doğru anlamanın bile bir usulü, erkânı vardır. Bilirkişilere müracaat edersiniz, sağlam mütalaalar alırsınız ve soruşturmaya başlamadan önce bin düşünür bir adım atarsınız. İcra-yı rezalet türü bir suçtan değil, yokluğu geri kalan bütün özgürlükleri anlamsız kılan ifade ve basın özgürlüğünden bahsediyoruz.
Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığına en çok dikkat ve özen göstermesi gereken kişi o makamda oturan kişi olmalıdır. Devletin başı, devlet adamı gibi davranmalı. Nasıl muhafız kıtası jilet gibi kıyafetlerle, çakı gibi bir duruşla karşısına dikiliyorsa, onun ayakkabısında da bir toz zerresi bile bulunmamalı. Attığı her adımda, söylediği her sözde işgal ettiği makamın büyüklüğünü dünya âleme göstermeli. Hiçbir ülkenin temsilcisi ona saygıda kusur etmemeli.
Anayasa'ya göre cumhurbaşkanı “devletin başı” sıfatıyla “Türk milletinin birliğini” temsil ediyor. O sadece kendisine oy verenlerin değil, usulüne uygun seçildiğine göre herkesin cumhurbaşkanı gibi davranmalı ve tek bir kişi bile kendisini “herkes”in dışında hissetmemeli. Göreve başlarken yaptığı “üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getireceğim” yeminine bağlı kalmalı ki, şevketi-mehabeti arşa çıksın. Anamuhalefet partisi liderinin dinî inançlarını eleştirerek, onun mezhebine bağlı insanları “Türk milletinin birliği” dışına savurmamalı. Toplumu bölmemeli, eline tesbih ve kalemden başka inanç sembolü almayan insanları “terörist” olarak ilan etmemeli, onları “haşhaşî” diye aşağılamamalı. Banka batırmaya çalışmamalı, onun cumhurbaşkanlığı altında bahane üretip itibarlı şirketlere baskınlar düzenlenmemeli. Anayasanın tanıdığı seçim hükümeti kurma yetkisinden diğer partilerin içini karıştırma kumpasları çıkmamalı. Halkı temsil eden partilerin liderleri yetkilerini kullanmak için senin sarayının yollarını öğrenmek zorunda olmamalı.
Ah Cumhurbaşkanı ah! “Hukukun üstünlüğüne bağlı kalacağına” yemin ettin. “Yönetim sistemi değişti” diyemezsin, fiilî durumdan hukuk üretemezsin. Ben sana böyle bir yetki vermedim. Biz senin teban değiliz, bizi sana ve seni bize bağlayan, seni değerli ve anlamlı kılan işte senin de üzerinde yer alan bu hukuktur. Senden üstün hukuk var ve sen “hukukun üstünlüğüne” tabi olduğun için biz sana saygı gösteriyoruz. Sana “sen” diye hitap ediyorum; çünkü senin bana yegane üstünlüğün benden aldığın yetkiden ibaret. Cumhurbaşkanı olarak kimseyi, ama hiç kimseyi küçük göremezsin. Seleflerinde tek bir örneği bile görülmemişken neden bu “hakaret” suçunda patlama var? Aynaya bakıp bir özeleştiri yapsan, inan makamın itibarı bir anda yükselir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025