Mümtazer TÜRKÖNE
90'lara damgasını vuran, Fukuyama'nın “tarihin sonu” tezi, artık çöpe atıldı.
Bu tez, iki kutuplu dünyanın dağılması ve ideolojik savaşın bir tarafın galibiyetiyle sona ermesi üzerine inşa edilmişti. Galip gelen liberal kapitalizm yani serbest piyasa ekonomisi idi. Sosyalizm veya merkezî planlamaya dayalı devletçilik yenilmiş ve silinip gitmişti. Bundan sonra liberal kapitalizmin tartışılmaz egemenliği altında rakipsiz bir tarihsel dönem başlıyordu. Dünya tarihi birbirini tekrarlayan kalıplar halinde artık kapalı bir daire içinde akıp gidecekti.
Bugün Soğuk Savaş'ın yeniden başladığı tezi sıklıkla dile getiriliyor. Soğuk Savaş, kimsenin kullanmaya yanaşmadığı nükleer silahların oluşturduğu dehşet dengesi yüzünden, uluslararası rekabetin daha çok psikolojik gerilimle ve bölgesel çatışmalarla sürmesini ifade ediyor. Amerika ile Rusya, hayatî çıkarları söz konusu olduğu zaman bile birbiriyle savaşmıyor, bunun yerine -bugün rast geldiği şekilde- Suriye iki gücün birbirini alt etmeye çalıştığı bir rekabet sahasına dönüşüyor. Doğu Akdeniz'in ısınmasının, silah yığınağının sebebi işte bu rekabet. Kim galip gelecek? Neticeyi muhtemelen Çin'in tavrı belirleyecek. Şayet Çin, açıktan Rusya'nın yanında Amerika'ya meydan okursa gerilim tırmanacak. Aksi durumda ABD'nin ekonomik hegemonyası Çin'i de Rusya'nın yanında pes ettirmiş olacak. Suriye üzerinde yepyeni bir dünya kuruluyor. Statükoya itiraz eden Rusya meydan okuyuşunu sürdürüyor. ABD, Avrupa ile uyum içinde Rusya'yı potansiyel müttefikleri ile birlikte Suriye iç savaşında toprağa gömmeye çalışıyor.
ABD, II. Dünya Savaşı sürerken 1944 yılında Bretton Woods ile kendi parası yani Amerikan Doları üzerine dünya çapında ekonomik bir hegemonya kurmuştu. Bugün bu hegemonya Çin'in ve Rusya'nın nüfusunu da askerî gücünü de kontrol altında tutmaya yetiyor. ABD hâlâ, dünyanın geri kalanına denk askerî harcama yapıyor, ordu besliyor; ama asıl caydırıcı gücününü ekonomik hegemonyası ile sürdürüyor.
Türkiye'nin kaderi bu güç rekabetinin seyrine bağlı. Çözülmesi gereken problem Türkiye'nin Suriye ve bölge politikasının dayandığı dengelerin çok üzerinde seyrediyor. Erdoğan'ın otokrasi arayışı yüzünden yaklaştığı Putin ile arası bir tek Rus uçağının düşürülmesi ile açılıyor. Şanghay Örgütü hayalleri hemen çöküyor.
Türkiye 200 yıllık Batı'ya yakın olma politikasına, inanılmaz bir refleksle hızla geri dönüyor. Biz geçmişte Rusya ile tek başımıza başedemeyeceğimizi anladıktan sonra Batı'nın kurduğu dengelere yaslanmaya başladık. 1853-56 Kırım Savaşı bu güzergâhta kalıcı izler bırakan en önemli dönüm noktasıdır. Bütün ihtilafların temelinde de bugün olduğu gibi Rusya'nın sıcak denizlere inme politikasının tezahürü olan Orta Doğu sorunları vardır. Aradan geçen zamanda Rusya dev adımlarla ilerlerken biz hep güç kaybettik. NATO ittifakına Rus tehdidi yüzünden dahil olduk. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Rusya'nın toparlanmaya başlaması, eski çatışmaları ve stratejik hesapları yeniden gündeme getiriyor. Tarih kaldığı yerden yeniden başlıyor.
Rusya-Türkiye ihtilafı, her iki tarafa da çok şey kaybettirerek kaçınılmaz bir şekilde ilerleyecek. Kârlı çıkan Batı ittifakı olacak. Yeni bir Soğuk Savaş dönemi başlarken, bu sefer sahnede ideolojiler belirleyici aktör olarak yer alamayacak. Batı ittifakı attığı her adımda Türkiye'yi sıkıştırmak için tarihî kozu, insan hakları ve demokrasiyi kullanacak. Tarih yeniden başladığına göre, son iki asırda demirle örs arasında dövüle dövüle, çok ağır bedeller ödeyerek öğrendiklerimizi hatırlamalıyız. Demokrasi, insan hakları ve hukuk sorunları sadece devlet ile vatandaş arasındaki ilişkileri değil güvenliğimizi de yakından ilgilendiriyor. Demokrasi ve hukuk olmadan Türkiye'nin güvenliğini ve bağımsızlığını sağlamak artık mümkün görünmüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025