Mümtazer TÜRKÖNE
Sağından solundan çekiştirilen, çoluk çocuğa oyuncak edilen kafese tıkılmış arslan misali, MHP’nin içinden geçtiği kaosu özetleyecek en anlamlı vecize Devlet Bahçeli’nin ‘MHP Devlet’in yanındadır.” sözü oldu. Vecizenin derinliği devlet dediğimiz yedi başlı ejderhanın farklı yüzlerinde saklı. “Hangi Devlet?” diye sormanız lâzım. Bahçeli’nin referansı, şu özellikle 2013’nün 17/25 Aralık’ından sonra ürkek bir şekilde seslendirilen ve giderek cüretkâr ve şımarık vurgulara konu olan ‘devlet biziz’ sözünün sahipleri olmalı. Ortada başka bir devlet görünmüyor. Devleti devlet yapan hukuk, kurallar, gelenekler ve kurumlar yerle bir olalı çok zaman geçti. Köylüsünden, işçisinden, banka patronundan, büyük müteahhitinden, bürokratına ve politikacısına kadar ‘devlet’ dendiği zaman herkes tereddüt etmeden Saray’ı gösterdiğine göre, Bahçeli’nin hiç görmediğimiz bir devleti şapkanın içinden çıkartması mümkün değil.
Her türlü demokratik muhalefetin ‘devlete karşı gelmek’ olarak peşinen mahkûm edildiği, en hafifinden ‘paralel’ diye yaftalanıp paketlendiği bir ülkede, devleti devlet yapan egemenlik haklarının tamamını kullanan tek otorite mercii, yani Saray dışında devlet var mı? Devlet’in ilk mektep kitaplarındaki tanımını, beşerî, coğrafî ve siyasî unsurlarını hatırlayıp, bunlar içinde ayırt edici vasfı olan siyasî unsurun, yani egemenliğin ve bu unsurun içinde mümdemiç yürütme, yasama ve yargı erklerinin doğrudan kim tarafından kullanıldığına bakmanız yeterli. Cevabın pratik sağlamasını yapabilmek için şu soruyu sorun: MHP normal bir kongreyi neden toplayamıyor? Bahçeli’nin hangi devletin yanında yer tuttuğu bu sorunun cevabında var. “MHP devletin yanındadır.” sözü, terörle mücadeleye destek bağlamında söyleniyor. Ancak en çürük olduğu ve kendini tam olarak ele verdiği yer de burası. Güneydoğu’da süren savaş ve altı ayda 600 rakamına yaklaşan şehitler mevcut iktidarın, ‘Dolmabahçe Mutabakatı’nda kendini ele veren hatalarının eseri. Daha kötüsü, terörle mücadele hâlâ dün PKK’nın taktik yığınak yapmasına göz yuman güvenlik bürokrasisi ve siyasî kadrolar eliyle yürütülüyor. Devleti devlet yapan bütün kurumlar ve refleksler devre dışı. Devlet hâlâ ehil olmayanların elinde.
2011 seçimlerinden sonra Türkiye “hakim tek parti” modeline geçti. “Hakim tek parti”, demokratik rekabetin olduğu, ama eşit şartlarda yarışan partiler arasında her seçimi aynı partinin kazandığı modeldir. 2015 seçimlerinde demokratik sınırlarla birlikte hakim parti sistemi de aşıldı ve “hegemonik tek parti modeli”ne geçildi. “Hegemonik tek parti modeli”, seçimlere birden fazla partinin katıldığı, iktidardaki parti dışında diğer partilere seçim yoluyla iktidara gelme fırsatının verilmediği parti düzeninin adı. İktidar meşruiyetini sürdürmek için çok partili seçimlere izin veriyor, ancak adil ve eşit şartlarda yapılmasını engelleyerek diğer partilerin seçim kazanması peşinen önleniyor. Araçlar çok: Tek taraflı medya, kamu kaynakları tekeli, seçim hileleri ve tıpkı bugün MHP örneğinde gördüğümüz gibi diğer partilerin devletin egemenlik araçları kullanılarak zayıf bir bünyeye mahkûm edilmesi.
MHP’de olup bitenler, Türkiye’de ‘hegemonik tek parti modeli’nin saf, berrak tezahürlerinden biri. Bütün detaylar ve bugün MHP’de lider adaylarının karşılaştığı zorluklar, iddialı bir rakip görmek istemeyen Saray operasyonlarının eseri. Hegemonya, kendini garantiye almak için orta vadeli tehditleri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Bugüne kadar ‘Devlet’in, bir siyasî partinin iç işlerine bu kadar karıştığı, daha ötesi iktidar tarafının kampanya yürüttüğü, hukukun tiyatroya döndüğü, ilçe mahkemelerinin verdiği kararlarla işin suyunun çıkartıldığı entrikalar hiç bu kadar zirve yapmış mıydı?
Peki hegemonya araçları işliyor mu? Saray’dan göründüğü ve Bahçeli’nin MHP’yi paketleyip koyduğu kadarıyla işliyor. MHP kafesin içindeki arslan gibi, iktidarın eğlence konusu. Peki ya halk?
Halk rahatsız olmasa MHP bu kadar çalkantı yaşar mı? Sonuca karar verecek olan da halk değil mi? Devletin yanında duracak MHP’ye değil, devleti adam edecek bir partiye ihtiyacı varsa, -Bahçeli ne derse desin- mutlaka bir yolunu bulur, dediğini yapar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.01.2026
13.01.2026
9.01.2026
31.12.2025
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
21.12.2025