Mustafa Karaalioğlu
Çözüm Süreci/Terörsüz Türkiye’nin tam olarak hangi aşamasında bulunduğumuza dair tahminde bulunmak zorlaşıyor. Baştan beri tahmin zorluğu vardı ama sürece dair en isteksiz görünen Cumhurbaşkanı Erdoğan bile kervanın yürümesine engel olmadı. Güçlü mesajlar vermemekle birlikte çözümün yanında saf tutmaktan geri durmadı. MHP Lideri Bahçeli’nin şiddetli diyebileceğimiz arzusu vardı ve hala devam ediyor. Ancak, mekanizmayı çalıştırma yetkisi iktidarda olduğu için tek başına bu arzu sürecin temposunu belirleyemiyor.
Yine de Öcalan’ın çağrısıyla PKK’nın kendini lağvettiğini ilan etmesi ve silah bırakmayı hızlandırması çözüm yolunda büyük adımlardı. Süreci, “Bu saatten sonra geri dönmek olmaz” noktasına taşıdı. Devamında, Meclis Komisyonu’nun çalışmaları ve artık sıranın af ya da infaz düzenlemesiyle tutuklu PKK’lıların ve DEM’li siyasetçilerin serbest bırakılması/hayata karışması aşamasına varması da aynı kanaati uyandırdı. Geri dönüşsüz noktadayız…
Malum, bu gelişmeler rağmen Ankara’nın baştan beri bir kaygısı vardı. Suriye’de SDG’nin gücü ve statüsü… Bu kaygıyı da ABD ve Suriye hükümeti gidermiş bulunuyor. ABD, örgüte alenen dirsek gösterdi, Suriye Ordusu askeri harekat başlattı; SDG büyük güç ve toprak kaybetti. Sorun hala çözülmüş değil ama SDG sadece birkaç gün içinde Şam yönetiminin önerdiği statüyü kabule yaklaştı.
Bu stres testine rağmen DEM ve İmralı süreçten kopuş mesajı vermedi. Aynı olumlu pozisyonu koruyorlar. İktidar sözcülerinin açıklamaları ve güvenlik bürokrasinden kamuoyuna yansıyan arka plan bilgilerine göre SDG’nin geriletilmesinden sonra Ankara’nın da süreç konusunda farklı bir yaklaşımı yok. Aksine, istekli oldukları ve hatta işlerin yolunda olduğu mesajı veriyorlar.
Açılım süreci…. Çözüm süreci… Terörsüz Türkiye. Üçüncü çözüm denemesini yaşıyoruz.
Müzakereler, kanuni düzenlemeler, politik ve jeopolitik adımlar şüphesiz çok önemlidir. Uzun yolun kilometre taşları ancak böyle döşenir. Ne var ki bu yeterli değildir. Gerçek bir çözümden bahsetmek; yani o uzun yolun hep açık kalması ancak, duygusal aşamanın tamamlanmasıyla mümkündür. Çözüm mutlak anlamda Kürtler kendilerini iyi, eşit, güvende ve bir başka izaha gerek kalmaksızın kardeş hissettiklerine tamamlanmış olacaktır.
DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın bu konuda endişeleri var görünüyor. Şu sözler Bakırhan’a ait:
"Günlerdir sınır bölgelerindeyim. Kürtlerin gözlerinde hayatımda hiç olmadığı kadar derin kırılmalara şahit oldum. Bunun en basit ama en derin nedeni şu: Bir halka alenen haksızlık yapılması, haysiyetlerini çiğneyecek sözler ve eylemler yapılması siyasetin ötesinde bir meseledir. O ince eşiği siyasete kurban eden hoyratlık, tarih boyunca ters tepti. Bu doğru okunmalıdır. İktidarın bu ikili politikalarını Kürtler sadece siyasette değil, hayatlarının her anında görüyor, yaşıyor. Ekranlarda katliam çağrılarına varan rahatlık, halka ve temsilcilerine hakaret, garip zafer naraları, had bildirenler ve parmak sallayanlar… “Kadim Kürt kardeşim” dediklerinizin yaşadığı duygu kırılmasını görmeyenlere sesleniyorum: Bu bir sitem değil; bir halkın vicdanında büyüyen tarihî kırılmadır. Kırılma derinlerde ve görmezden gelindikçe sessizce ve öfkeyle büyüyor. Şimdi bu duygu kırılmasını giderecek olan devlettir, medyadır, siyaset kurumudur.”
Kırılmanın Suriye’de son günlerde yaşananlarla ilgisi olduğu açıktır.
İnsanlar öyle hissediyorsa onlara “Ortada bir mesele yok. Siz niye böyle düşünüyorsunuz ki” demek işe yaramaz. Haklı haksız tartışması yerine son yaşananların yarattığı duygusal reaksiyonu gidermek, insanlara gerekçeleri anlatmak ve meselenin bir galibiyet mağlubiyet konusu olmadığını hissettirmek lazımdır. Bakırhan’ın dediği gibi devlet yani iktidar, siyaset yani AK Parti ve CHP ile medya bu problemle yüzleşmek ve acilen üstesinden gelmek zorundadır. En başta da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ana Muhalefet Partisi/CHP Lideri Özel’in yapıcı hamlelerine ihtiyaç vardır. Acilen adım atılmaması da süreci yaralayacaktır.
Yazarlar
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm yolunda duygusal kırılmalar… 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİİsmet Özel: Bir dava adamının aktif nihilizmi 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan‘Terörsüz Türkiye’nin yolunu kesen bilmediğimiz birileri mi var? 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞ“Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır”, öyle mi? 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezKayıt dışı ekonominin büyüklüğü 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞTÜRK USÜLÜ “SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ…” 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYalnız kalabalıklar, dijitalleştikçe daralan güven çemberi, kaleye dönüşen aile: Toplum, kopan bağla 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALDış politikada yeni motto: Yurtta barış, dünyada barış, Suriye’de savaş… 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklide CHP in, Cumhur İttifakı out 26.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025
20.12.2025
13.12.2025
8.12.2025