Mustafa Karaalioğlu
Dünyanın geleceğine dair tahminler, temenniler ve beklentilerin kıyasıya yarış halinde olduğu bir analiz fırtınası dönemindeyiz.
Doğal, çünkü Kovid-19’un halihazırda ürettiği tahribat ve endişe benzersiz bir tabloya yol açtı. Milyarlarca insan evlerinde sağlığını korumak için savaş veriyor. Böyle bir durumda geleceğe dair hesap yapmanın zorluğunun yanında karamsarlık içermemesi imkansızdır.
Belirsizlik ve karamsarlığını birinci nedeni, virüsün ilerlemeye devam etmesi ve özellikle dünya ekonomisinin lokomotifi olan ABD’yi köşeye sıkıştırmış olmasıdır. Bazı ülkeler pik noktasını yakalamış olsa da genel olarak dünyada hala bu seviyeye veya platoya ulaşılabilmiş değildir. Ülkelerin tek tek başarısı bu açıdan dünyanın geleceğini garanti etmiyor çünkü ticaret ve dolaşım açısından da dünya tek bir devlettir. Almanya, Avusturya, Güney Kore ya da Singapur’un başarısı önemli olsa da küresel riski azaltmıyor, virüsün bütün dünyada zihinlere ektiği kaygı ve korkuyu eksiltmiyor. Eskiye dönüş dediğimiz şey herkesin eskisi gibi birbiriyle ticaret yapması ve seyahate devam edebilmesi olduğu için ve birkaç ülkenin virüsü kontrol altına alması bunu garanti etmiyor. Kovid-19’a karşı önleyici veya tedavi edici bir ilaç keşfedilmediği müddetçe kaygı bitmeyecek.
Tahmine ve analize gerek yok; tabii ki dünyada birçok şey değişecek. İnsanlık ortak bir travma yaşıyor ve bu bireysel davranışları etkileyecek. Sosyal mesafe uzun yıllar kalıcı bir refleks haline gelecek. Turizm, eğlence sektörleri zayıflayacak, yeme-içme alışkanlıkları restoranlardan uzaklaşacak. Ortak sosyalleşme mekanları cazibesini yitirecek; mesela alışveriş merkezleri müşteri kaybedecek. Dahası, iki aydır tecrübe edilen ve bazı meslekler için mümkün olduğu anlaşılan evden çalışma usulünün toplam istihdam içindeki payı artacak. Uzaktan alışverişin payının artacağı gibi…
Dünya ekonomisinin bu yıl iyimser/kötümser tahminlerle yüzde 3 ya da 5 küçüleceği hesabı da gerçekçi görünüyor. Dolayısıyla küresel bir işsizlik patlaması kaçınılmaz olacak.
Bütün bu tahmin ve hesaplara rağmen yine de “Kovid”den sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sloganı geçerli görünmüyor.
2020 ne kadar tatsız ve verimsiz geçecek olsa da kapitalizmin bencilliği ve kendini yeniden yaratma gücü yine galip gelecek… Yeni yollar ve yöntemler hızla devreye girecek. Virüs belasının suçlusu kapitalizmin hırsı ve bencilliği ya da insanı ihmal edişi olabilir ama çıkış yine oradan bulunacak. “Ekonomi” virüse karşı kısa süre içinde üstünlük kurmayı başaracak. Daralan sektörlerin yanında genişleyen sektörler toplam ticaret hacminin korunmasını ve hatta artmasını sağlayacak. Dünyanın evlere ve içine kapanması uzun sürmeyecek, zenginlik kaybı en fazla iki mevsimi geçmeyecek. Normale dönüşün ölçüsü küresel ticaret hacmi ise “her şey yine eskisi gibi olacak.” İnsanlığın hayat kalitesi alışkanlığı ve daha azına razı olmama özelliğiyle, küresel sermayenin iştah ve akış becerisi başka bir senaryoya izin vermeyecek.
Olup biteceklerden bize; yani Türkiye’ye düşen ise ne yazık ki bu kadar iyimserliğe izin vermiyor. Dünyada ekonomi bir şekilde canlanacağı için mesele yok, diyebilmek kolay olmayacak.
Zaten virüs öncesi krizde olduğumuz için ve salgına ters ayakta yakalandığımız için geri dönüş; yani ekonomide canlanma ve işsizliği önlemek bizim için daha zor olacaktır. İki ay öncesine kadar iyi bir ekonomi için ihmal ettiğimiz ne varsa, onarılmadığı ve düzeltilmediği takdirde yeni dönemde sorun olmaya devam edecektir.
Bütün şartlarımız aynen dururken, “Dünya düzeni yıkılıyor, bize fırsat doğuyor” demek temenni bile değil hayaldir. Fırsat hazır olana, gücü ve bilhassa vizyonu olana doğar, bunu unutmayalım. Unutmayalım da dünyanın işi yoluna girdiği zaman hala ters ayakta bekleyip, “Virüs aslında bize karşı bir komploydu” diye hayıflanmayalım.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025