Mustafa PAÇAL
ABD merkezli küresel ekonomik krizin, her ülkenin ekonomik şartları dâhilinde sonuçları yaşandı, yaşanıyor.
Diğer yandan da devam eden küresel ekonomik krizin, dünyada çalışanlar için de sosyal faturası oldukça ağır bir şekilde yaşandı ve yaşanıyor.
Krizde, ILO kayıtlarına göre 200 milyondan fazla çalışan işini kaybetmek zorunda kaldı.
İşini kaybedenlerin yetmiş beş milyonu, yirmi beş yaş altı gençlerden oluşuyor. 2014 yılında bu işsiz gençlere yarım milyon gencin daha katılacağı yine aynı tahminler arasında yer alıyor.
Sosyologlar bu kuşağı “kayıp kuşak” olarak tanımlıyorlar.
Kriz sonrası işini kaybedenler arasında ikinci sırayı kadınlar alıyor. Normal dönemde zaten yüksek sosyal risk grubunda yer alan kadınlar, kriz dönemlerinde sosyo-ekonomik olarak, diğer gruplara göre daha fazla zarara uğruyorlar.
Kriz ve süresince artan kadın işsizliğinin oranı, dünyada mevcut işsizlik oranlarının neredeyse yarısını oluşturuyor.
Kuralsız çalışma, kriz dönemlerinde özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde inanılmaz artışlar gösteriyor. Yine ILO tahminlerine göre 2013 yılında dünyada çalışan yaklaşık üç milyar işçinin, 1.65 milyarı düzenli ücret alabiliyor.
Krizin etkilediği diğer bir önemli sosyo-ekonomik alan da yoksulluk alanı, kriz dönemleri bu alanda, iki yönlü etki ortaya çıkarıyor.
Birincisi çalışanların kriz nedeniyle işini kaybetmesi sonucu yoksullaşması, ikincisi ise işini kaybetmediği hâlde yoksullaşması olarak görülüyor.
Birinci nedenle yoksullaşma, ikinci nedene göre daha anlaşılır bir durum olduğundan, biz konuya ikinci neden üzerinden, yani çalışan yoksullar üzerinden bakmaya çalışacağız.
ILO, dünyada çalıştığı hâlde yoksul olanların dokuz yüz milyon kişiden fazla olduğunu tahmin ediyor.
Çalışan yoksulluk gurubu içine daha çok, göçmen işçiler, mevsimlik işçiler ve ücretsiz aile işçileri giriyor.
Türkiye’ye baktığımızda, TUİK’in “göreli yoksulluk” ölçümüne göre on bir milyonun üzerinde insanımız yoksul gözüküyor. Bu oran toplam nüfusun yaklaşık yüzde yedisine tekabül ediyor.
Ancak Prof. Dr. Seyfettin Gürsel’in koordine ettiği Betam, (Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi) yoksulluk ölçümünü Temel Maddi Yoksulluk tanımı üzerinden, üç ayrı kritere göre yapıyor.
Bu kriterleri, iki günde bir beyaz veya kırmızı et yemek, yaşadığın evin ısıtılmasını sağlamak ve eskiyen giysilerinin yenisi ile değiştirilmesi oluşturuyor.
Bu ölçülere göre 2006 yılında nüfusun yüzde 29’u yoksul durumdayken, 2010 bu oran yüzde 21’e düşmüş gözüküyor. Bu orana göre genel bir iyileşme gözüküyor olsa bile, bu oran TUİK’in yoksulluk oranın üzerinde duruyor. Yani Betam’ın yoksulluk ölçümüne göre nüfusun yaklaşık on altı milyonu yoksulluk sınırında yaşıyor demektir.
ABD’de eylem yapan fast-food mağazalarında çalışan işçilerin sorunu da tam bu konuyla ilişkili, tv’de mikrofon uzatılan işçiler “aldığımız ücretler, artan fiyatlar karşısında yetersiz kaldığı için, ücret zammı ve sendikalaşma istiyoruz” diyor.
ABD’li fast-food işçileri gibi, dünyada tüm çalışanlar için sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık, çalışırken yoksullaşmayı önlemenin şimdilik tek çıkar yolu gözüküyor.
Velev ki ABD’de çalışan işçi de olsanız durum böyle...
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025