Mustafa PAÇAL
Yıl 1 Mayıs 1978, yer Taksim Meydanı, genç bir fabrika işçisi olarak ben de kutlamalara katılıyorum. Hava tam bir bahar havası, güneş parlak ve sıcak, insanlar rengârenkti.
Yalnız herkeste bir heyecan ve aynı zamanda bir korku da vardı.
Çünkü bir yıl önce yine bu meydanda yapılan 1 Mayıs kutlamalarında 37 işçi çıkan olaylarda hayatını kaybetmişti.
Bir yandan bunun korkusu varken diğer yandan ise bu katliamdan hesap sorulmasını isteyen öfke de var meydanda.
Sloganlardaki coşku ve ateş bunu gösteriyordu.
Buna rağmen 1Mayıs 1978, bir önceki yıla göre olaylar bakımından oldukça sakin ve coşkulu bir kutlama olmuştu.
Ancak o gün bilmemize olanak olmayan bir şey vardı.
Meğer bu 1 Mayıs, Taksim Meydanı için otuz iki yıl sürecek olan yasaklamanın son kutlaması olacakmış ki, bunu sonradan anladık.
1976 yılında DİSK’in başvurusu ile 1 Mayıs kutlamalarına açılan Taksim Meydanı üç yıl aradan sonra tam 32 yıl kutlamalara kapatıldı.
1979 yılında İstanbul başta olmak üzere yurdun çeşitli büyük illerinde Ankara, İzmir gibi illerde sıkıyönetim ilan edildi.
Ve sonra bunun arkasından hâlâ varlığını sürdürmekte olan 12 Eylül askerî darbesi ve onun baskıcı anti-demokratik siyasi rejimi geldi.
Taksim üzerindeki yasak uzun yıllar devam ettikten sonra 2009 yılında onca verilen mücadelelerin de sonucu Meclis’te AKP gurubunun verdiği ve diğer muhalefet partilerinin de desteği ile kabul edildi.
12 Eylül askerî darbesinin faşist generalleri, 1 Mayıs’ı tatil günü olarak yasalardan çıkarmalarının üzerinden tam 29 yıl geçtikten sonra 1 Mayıs, önceki yasada adı “bahar bayramı” iken yasalara bu sefer “emek ve dayanışma günü” olarak daha anlamına uygun bir isimle girmiş oldu.
Bu gelişmeden sonra toplumsal tarihimiz için önemli bir adım daha atıldı.
Taksim Meydanı üzerinde sürmekte olan yasak 2009 yılında kısmen, 2010 yılında tamamen kaldırıldı.
Ancak bu özgürlük havası fazla sürmedi ve 2013 ve 2014 yılların da Taksim Meydanı önce alan çalışmaları nedeniyle ve sonra siyasi nedenlerle tamamen 1 Mayıs kutlamalarına kapatıldı.
Bu yıl yine 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması tartışması başladı.
DİSK, KESK kutlamaları yine Taksim’de yapmak istiyor.
Ancak Valilik yine benzer gerekçelerle yasağın devam edeceğini söylüyor.
Oysaki bu yasak, gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve AİHM kararlarına ve de gerekse de Anayasa’nın 90. maddesine rağmen anti-demokratik bir şekilde ısrarla sürdürülüyor.
Yani 2009 yılında 1 Mayıs üzerindeki yasakları kaldıran AKP hükümeti bugün tam tersi, kabul edilemez bir siyasi pozisyona kendini itmiş durumda bulunuyor.
Şimdi bu 1 Mayıs seçimlerin öncesinde olacağından üzerinde iktidar ve muhalefet tarafından daha bir ince siyasi hesap yapılacak gibi duruyor.
Bunu engellemenin yolu emek örgütlerinin elinde, ancak onların da siyasi duruma göre aldıkları pozisyonlar belli: Türk-İş, Hak-İş, Memur-Sen hükümet yanlısı, DİSK CHP ve “sol”, KESK HDP yanlısı bir durumda bulunuyorlar.
Mesleki kuruluşlar da aynen kimi siyasi partilerin manyetik alanında kendilerini konumlandırmış bulunuyorlar.
Hâlbuki emek örgütleri sadece 1 Mayıs için, emekçiler için, yaşadıkları her türden sorunları dile getirmek için birlikte ve dayanışma içinde biraraya gelebilmenin sorumluluğunu yerine getirseler hükümetin ne 1 Mayıs, ne Taksim yasağı söker.
Ancak bu istenmiyor.
Adı sendika ve meslek kuruluşu veya STK olanlar kendi siyasi pozisyonlarına göre 1 Mayıs’ı kullanarak kontrolündeki siyasi partilerin çıkarlarına uygun davranmayı tercih ediyorlar.
Bu tercihte bulunanlar sonradan bunun karşılığını tabii ki alıyor.
Kimisi milletvekili oluyor. Kimisi de bürokraside kendine yer buluyor.
Olan 1 Mayıs’a ve onun anlamına göre kutlanmasına oluyor.
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025