Mustafa PAÇAL
Koalisyon hükümeti kurulması için yapılacak görüşmelerin arifesinde oyun kurucu siyasi aktörler pozisyonlarını belirliyorlar.
Daha çok seçim sonuçlarının siyasi okuması üzerinden belirlenen değerlendirmelere bakıldığında seçim atmosferinde yaşanan siyasi kutuplaşma koalisyon hükümeti görüşmelerine pek yansımayacak gibi gözükmektedir.
CHP yapmış olduğu açıklama ile olası bir koalisyon hükümeti oluşumuna belirlemiş olduğu ilkeler çerçevesinde bakacağını söyledi. Bence soruna ilkesel bakarak doğru bir siyasi yöntem belirledi.
HDP de AKP dışındaki hükümet senaryolarına sıcak bakan tavrını belirlemiş durumda bulunuyor.
MHP, koalisyon hükümeti tartışmalarına başından beri, kendi dışındaki siyasi partilerin kendi aralarındaki bir iş olarak değerlendirmeler yaparak “topa” girmeyeceğini söyleye gelse de, son yaptıkları parti toplantılarında AKP ile daha “ince” bir siyasi temas yürütüyorlar havası verdiler.
MHP’nin koalisyon hükümeti için tercihlerini on üç yıllık AKP hükümetlerinin yapmadıkları üzerine kurmasını kendi siyasi geleceği açısından da riskli görmeli ve bir anlamda 1973 seçimleri sonrası olduğu gibi CHP’nin MSP ile kurduğu koalisyon hükümetine benzer şekilde HDP ile birlikte hükümet olmayı denemelidir.
Bu tercihe toplumsal barış için de ihtiyacı var.
Bir önceki seçimlerin sonrasında Meclis’te Devlet Bahçeli ile Ahmet Türk’ün tokalaşmasının kamuoyunda yarattığı sempati unutulmamalıdır.
Diğer yandan bütün bu gelişmeler, AKP dâhil tüm siyasi partilerin 7 Haziran seçimleri sonuçlarının bir koalisyon hükümeti kurulacağına tekabül edeceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.
On üç yıllık tek parti iktidarının yarattığı alışkanlık olsa gerek, bu seçim sonuçlarının da “önceki oranda oy alamasa da AKP yine hükümeti kuracak kadar oy alır” ön kabulünün muhalefet partilerinde bile hâkim görüş olduğu anlaşılıyor.
Oysaki siyasetin çok sonuçlu ve ihtimalli bir iş olduğu unutulmuş gözüküyor.
İşte şimdi apar topar toplantılar ve koalisyon hükümeti için ortaya sürülen şartlar ve ilkeler bu durumun sonuçları olarak kendini gösteriyor.
Böyle de olsa koalisyon hükümetini kimler kuracak ve nasıl bir hükümet programı temelinde kuracak sorusu gündemdeki sıcak yerini koruyor ve şimdilik korumaya devam edecek.
Benim beklentim seçmen beklentisiyle örtüşüyor.
Yani üçlü koalisyon CHP + MHP + HDP’den oluşan bir koalisyon hükümetinin kurulmasını istiyorum.
AKP ana muhalefet partisi olsun. Olsun da ilk kez muhalefet olmanın ne tür bir şey olduğunu anlasın.
Bence oluşacak bu siyasi tablo demokrasi kültürünün gelişmesine ayrıca katkı sağlar.
Bu arada hemen belirtmek isterim.
MHP’nin içinde olacağı tüm hükümet seçeneklerinin en başında Kürt sorununun çözümü veya çözüm sürecinin akıbetinin ne olacağı yer alacaktır.
Benim önerim MHP’ye, çözüm süreci için sorunun bir hükümet sorunu olduğu kadar Meclis’in de sorunu olduğunu belirtmek ve Meclis düzeyinde çözüm sürecinin yürütülmesi çerçevesinde bir öneri ile gitmek daha doğru olur diye düşünenlerdenim.
Son olarak CHP + MHP + HDP koalisyon hükümeti öncelikle;
Yeni demokratik sivil bir anayasa için çalışmaları yeniden başlatmalıdır. AB ile durmuş olan müzakerelere hız vermelidir. Dış politika ve bölge siyasetinde normalleşmeyi sağlamakla birlikte bölgedeki IŞİD gibi terör örgütlerine karşı uluslararası camia ile birlikte hareket edilmelidir. Çözüm süreci Meclis zemininde yürütülmeli kalıcı barış sağlanmalıdır. 17-25 Aralık yolsuzlukları yargılanmasının önü ucu kime giderse gitsin açılmalıdır. Dört bakan Yüce Divan’a sevk edilmelidir. Sayıştay raporları orijinal hâliyle Meclis’e getirilmeli, gereği yapılmalıdır. Gezi olayları davasında ortaya çıkan mağduriyetler giderilmelidir. Ekonomide yapısal reformlar yapılmalı üretim ve istihdam temelli yeni bir sosyo-ekonomik program hayata geçirilmelidir.
Bakalım süreç neleri getirecek…
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
12.01.2026
3.01.2026
28.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025