Nihat TAŞTAN
Altı asırlık çınarın besin kaynağı Şamanist gelenekten gelen ve
Osmanlı’da aktif olarak uygulanan kardeş katli ve onların kanlarıydı.
Türk tarihindeki Şamanist anlayışta devleti yönetme yetkisi Tanrı tarafından bir aileye verilmiştir.
Bu yetkiye “kut” adı verilirdi. “Kut” yetkisi olduğuna inanılan ailelerin tüm erkek bireyleri töreye göre tahta geçme hakkına sahipti. İşte bu hak kardeşler arasında taht kavgalarının yaşanmasına sebep oluyordu. Birçok büyük Türk devletini yıpratan ve yıkan sebeplerden bir tanesi kardeşlerin taht kavgalarıydı. Osmanlı bu uygulamaları yaparken İslami bir kimliğe büründürdü fakat gerekçesi Allah’ın kitabı değildi.Sadece tarihteki Emevi sultanlarının uygulamaları kendi gerekçelerini meşrulaştırmak için emsal teşkil ediyordu.
Zalim Emevi sultanı Yezid, Ömer b.Sa’d eliyle Kerbela çölünde peygamberin ehlibeytini hunharca katlettikten sonra pişkince ‘Onları biz öldürmedik, kaderleri öyleymiş’ diyerek birde onlarca hadis uydurarak saltanatını meşrulaştırdı.
Hadis:“Kerbelâ, yeryüzünün en temiz ve en saygın bölgesidir ve hiç şüphesiz orası cennet mekanlarındandır.[1]
Hadis: “Oğlum (Hüseyin) Kerbelâ denilen bir yerde defnedilecek. O yer ki İslam’ın kubbesidir. O yer ki Allah Nuh ile birlikte olan mu’minleri orada tufandan kurtardı.”[2]
Kuran: (De ki, ben kendi kendime Allah'ın dilediğinden başka ne bir menfaat elde etmeye, ne de bir zararı önlemeye malik değilim. Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı. Ben iman edecek bir kavme müjde veren ve uyaran bir peygamberden başka biri değilim.)‘Araf:188.ayet’. Bu çelişkiyi görmezden gelen ulemaya ne demeli? (bu vahşice işlenen cinayeti yas ilan edilmesi gerekirken ne yazık ki aşure pişirerek bayram havası verilmiştir.) gerekçesi yine uydurma güya insanlık tarihinde on tane önemli olayın muharrem ayı içinde ve aynı gün Gerçekleşmesi. işin garip tarafı bu gün Hz Hüseyin ve yarenlerinin yasını tutan şia’nın da bu kadercilik anlayışına kapılarak buna benzer hadislere inanması toplumdaki yanlış kadercilik anlayışının gündeme getirmektedir.
Özellikle Emevi döneminden başlayarak, daha sonra Abbasiler döneminde sonuca ulaşan saltanat dini, uydurma hareketinin ürettiği İslam’dır. Bu İslam, kökenini sırf Kuran’dan alan, Kuran’ı yeterli gören bir İslam değildir. Bu İslam Emeviler’in ve Abbasiler’in reforma uğrattığı İslam’dır. 4 Halife döneminde hadis nakillerinden dolayı azarlanan Ebu Hureyre ve Kab gibiler bir anda baş tacı oldular.
Osmanlı Nizam-ı alem diye devleti. kutsamak ve saltanatını meşrulaştırmak için elbette ki dini kullanacaktı. O da bu hadis olmalıydı “(Kostantiniye (İstanbul) muhakkak fethedilecektir Onu fetheden emir ne güzel emir; onu fetheden ordu ne güzel ordudur )” Buhârî (öl 870) et-Târih’ul Kebîr
İşte böyle uydurma hadisleri dayanak göstererek aşağıdaki yasayı dalkavuk ulemalarıyla beraber uygulamaya koymuşlardır.
Kardeş katlinde rekor: 3. Mehmet’te 19 kardeş. 1 oğul katlini Gerçekleştirmiş
Kısaca örnek verirsek Osmanlıda Kardeş katli konusunu
Üç Döneme ayırabiliriz:
1- Fatih’e kadarki “Güçlü olan kazanır” dönemi;(Kaanlarda olduğu gibi)
2- Fatih’in getirdiği kurallı dönem; “Ve her kimse evladımdan saltanat müyesser ola, karındaşların nizam-ı alem üçün katletmek münasiptir. Ekser ulema dahi taviz etmişir. Anınla amil olalar.’İkinci Mehmed (Fatih Sultan Mehmed)’in vasiyeti.
3- I. Ahmed’le başlayan en büyük erkek hanedan üyesinin tahta geçme uygulaması ki, bu uygulama, Osmanlı hanedanında “Hanedan Reisliği” şeklinde devam ediyordu. (bu padişah Avustralya savaşında başarısız olunca doğuda celali isyanını bahane ederek otuz bin kişiyi kılıçtan geçirerek kuyulara gömdürmüş)
Bu dramatik ve gayri İslami uygulamalara göz attığımızda Osman gazinin 3. kuşak torunu ikinci Mehmet’in (fatih)in kanunlaşan vasiyetinde görüyoruz:
Bu belge, devlet felsefesindeki büyük değişimi de ele vermesi açısından önem taşımaktadır.
Tarih 1922- 16 kasım Koca çınar bünyesinde barındırdığı devşirmeler ve vs. etkisi ile Mehmet vahdetinin yurt dışına çıkmasıyla resmen yıkıldı.
bu arada Ankara hükümeti. tam bir diktatör ya kurarak Mustafa kemal. kendine rakip veya muhalif olacak bir çok silah arkadaşını etki ve ytkilerini elerinden alarak 23 nisan 1920 ed açılan B.M.M ni 29 ekim 1923 de Türkiye cumhuriyeti olarak ilan eder. Bu coğrafyada yaşayan bütün halkları Türkleştirme politikasına başlar Ve Ayrışma kamplaşma kaçınılmaz hale gelince halklara daha önce verilen vaadiler güdeme gelmesi elbette ki doğaldır. ve başbakan İnönü nün talihsiz açıklamaları
Bitlisli Kürümoğlu Ailesi’nden ve Kürt kökenli olduğu ileri sürülen Başbakan İsmet Paşa, bir demecinde, “Milliyet yegâne vasıta-i iltisakımızdır (milliyetçilik tek birleştiricimizdir). Vazifemiz, Türk vatanı içinde bulunanları behemehâl Türk yapmaktır. Türklere ve Türkçülüğe muhalefet edecek anasırı kesip atacağız.” (Vakit gaz. 27 Nisan 1925) diyor, Aynı İnönü’nü, 1930 yılında Sivas demiryolunun açılışında, “Sadece Türk milleti bu ülkede etnik ya da ırkî birtakım haklar isteyebilir. Başka hiç bir kişinin buna hakkı yoktur” (Milliyet gaz.) Mustafa kemal ve İnönü nün buna benzer çok sayıda beyanatları var. Böyle bir Devlet geleneğinden gelen yeniçeri zihniyetine sahip elindeki güçle homojenleşen Kemalist rejimin tek ırk, (türk) tek din, (ama kendi hegomanyası altında) tek mezhep, (idarecileri zalim de olsa itaat farzdır. Zihniyetiyle) ve tek tip insan modeli oluşturmaya çalışması beraberinde Anadolu halklarına karşı toplu kıyımlar ve katliamları getirmiştir.
1877 den 1921 e kadar Bütün işkalere karşı malarıyla canlarıyla karşı koyan kahramanlar onure edilmesi gerekirken hayin, şaki, isyancı ve yobaz ilan edilerek saf dışı bırakılmak yetmemiş sudan bahanelerle toplu katliamlar yapılmıştır...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.10.2012
24.08.2012
22.03.2012
27.02.2012
9.02.2012
19.01.2012
23.12.2011
5.12.2011
17.11.2011
26.10.2011