Nihat TAŞTAN
Bir önceki yazımda sömürüden bahsetmiştim.
Bazı okuyucu arkadaşlardan “_ aslı bozulmuş ilahi dinleri ve sultanların hegemonyası altındaki dejenere olmuş mistik bir din anlayışını ölçü alarak_asıl, dinlerin daha çok sömürdüğünü” dile getiren eleştiriler gelmişti.
Bu arkadaşların vahye bakış açıları objektif olmadığından ve olaylara bakışları derinlemesine değil yüzeysel ve sübjektif olduğundan; vahye dayalı ilahi dinleri incelemeden, hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan, tarihsel sürece ve sosyolojik sebeplere bakılmaksızın önyargıyla
İlahi dinlere ve özellikle de İslam’a düşman kesildiklerini görmekteyiz
Sömürgecilere çanak tutan ve dini kullanarak,
İnsanları sömüren her takkeli kapitalisti.Dindar sanmayalım.
Böyle sosyal adaletsizliğe izin veren İlahi bir Din olabilir mi?
Onlar Kabe’nin maketini şaşaalı villalarına koyar ,alttan ısıtmalı akordeon ve ortopedik seccadelerde namaz kılar,zekata gelince elleri titrer,huşu içinde kıldıkları namazla rablerine şükrederler….
Musa’yı severler ama firavun gibi yaşarlar.Düne kadar eleştirdikleri yöneticilerin makamlarına kendileri oturunca nemrutun zulmünü aratırlar duruma gelirler.
(istisnalar kaideyi bozmaz)
Allah’ın ayetlerini inkar edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.(Al-i İmran 21.)
Andolsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştır, akletmez misiniz?(Yasin 62.)
Bazı arkadaşlar Kur’an’dan (işçiyiz haklıyız ,sendika hakkımız, söke söke alırız) vs. gibi sloganik söylem ve deyimler ararlar oysa Allah c.c hiç akletmez misiniz derken. eylem, söylem ve sloganlarımızı konjuktörel sürece göre Hududullah’tan sapmadan geliştirmemiz gerekliliğini vurgulamakta ve zulme karşı koymayı mazlumun yanında olmayı emretmektedir.
Eğer bu gün din adına sömürgecilik varsa bilin ki; o din İlahi Din değildir.
Ve bu din argüman ve ritüelleri ile İlahi din olarak bilinse de bilin ki o din İlahi adaletten yoksun, Vahiy’in asıl maksadından uzaklaştırılmış, haktan hukuktan, eşitlikten, sosyal yaşamdan yoksun ve mülkiyet paylaşımını esas almayan çıkarcı bir dindir.
Ve beşeri ideolojilerle dirsek teması devam ediyor ise,
Üstat Ali Şeraiti’nin dediği gibi” Bu Din Benim Dinim Değil”dir.
Zaten sınıfsal üstünlük gözeten, İlahi bir emir olmaz.
Adı; Musevilik, İsevilik veya İslam da olsa.
İnsanlar arasında eşit bir şekilde sosyal adaleti sağlamayı emretmiyorsa; Krallra, tiranlara, tefecilere, sınıfa, soya,_ suya, sabuna dokunmuyorsa_ bu din sorgulanmalı.
Eğer her hangi bir dini sorgulamadan araştırmadan akıl süzgecinden geçirmeden içselleştirip ona göre hayatına tatbik etmiyorsa insan, gerçek manada iman etmiş olamaz.
Çünkü bu din insana babasından miras kalan tarla gibi değildir.Tarlada dikili meyve varsa meyve, ot varsa ot kalır mirasçısına. Dolayısıyla din tarlaya benzemez.
Din: Allah tarafından peygamberler aracılığı ile insanlığa ulaştırılan ilahi kanun ve vazgeçilmez bir yaşam tarzıdır. İnsanlara yaradılış gayesini ve var oluşun hikmetlerini bildirir. Ve bu emirlere göre yeryüzünde Adaleti sağlar.
Din: İnsanlara, Hak ile batılı, iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı. Karunlara Haman olmayı değil. Musa’ya Harun olmayı emreder.
Bu çağlar üstü evrensel hak, özgürlük ve eşitliklerin olduğu yaşanabilir kutsal dini, sömügeciliğe alet edenler utansın ve utanacaklar da!
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.10.2012
24.08.2012
22.03.2012
27.02.2012
9.02.2012
19.01.2012
23.12.2011
5.12.2011
17.11.2011
26.10.2011